Cengiz Çandar PKK'lı mı? - Bekir Öztürk
Bu ülkenin bilim adamları, askerleri, siyasi parti siderleri, sendikacıları, sivil toplum kuruluşu yöneticileri soyut iddialar ve yalan beyanlarla 17 ay F Tipi Cezaevlerinde iddianame beklerken, hangi suçlara karıştıkları, hangi şehitlerin katilleri olduğu belli olmayan eli kanlı teröristler tutuksuz olarak iddianame beklediler. Ergenekon İddianamelerini yazılarına ilham kaynağı olarak gören Çandar, KCK İddianamesinde yer alan Celal Ağabeyi ve Ahmet Ağabeyi arasındaki konuşmaların yayımlanmasından duyduğu rahatsızlığı şu şekilde ifade ediyor... renovation vejle site renovaabilify abilify alkohol abilifydiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
|
İnanmayacaksınız ama bir günümü. Cengiz Çandar gibi birinin yanlı, sığ ve bir biriyle çelişen yazılarını okumak ve not tutmakla geçirdim. Elbette benim gibi bir “Ergenekoncu” da birden bire Cengiz Çandar aşkı depreşmez. PKK Sempatisiyle yakından tanıdığınız Çandar bugün Diyarbakır’da yargılanacak olan teröristlerin yargılanmasının ne kadar yanlış olduğu yönünde bir yazı yazdı. “Devlet, hükümet ve PKK'nın kör takipçilerine” başlıklı yazısında Çandar sadece yargılamanın gereğini ya da içeriğini eleştirmekle kalmıyor. PKK adına savaş ilan ediyor. Gelin Hükümet ve Başbakan’a uyarılarında bulunduğu bu hezeyanları birlikte okuyalım. Ama paragraf paragraf ve kendi eski yazılarından karşıt görüşler ekleyerek. Yazının bütünlüğü bozulmadan okuna bilmesi bakımından kaynakları makalenin en sonunda değil, ilgili alıntının bittiği noktada vereceğiz.
- Dikkat terör yada terörist sıfatı hiç kullanmıyor - ”Bundan daha komik bir suç isnadı olabilir mi? Söz konusu kişiler zaten ‘PKK üyesi’ olarak ve PKK’nın İmralı’daki liderinin çağrısı üzerine Habur’dan giriş yapmamışlar mıydı? Geliş gerekçeleri, ‘Açılım süreci’ne ivme kazandırmak olarak açıklanmamış mıydı? Geldikleri ve Habur sınır kapısından girdikleri anda ‘Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak ya da ‘teslim olmak’ amacıyla gelmediklerini açık açık söylememişler miydi? Sıradan bir boşanma Davasında bile UYAP Sisteminden Hâkim ve Savcı seçildiği bir düzende ayarlanmış savcıların gönderildiği o gün orada kurulan seyyar AKP Mahkemesinin “gelenleri salıvermek üzere” yaptıkları “yargılama” ya itiraz etmemekle ilk yanlış düğmeyi iliklemişti Cengiz Çandar. O nedenle sonraki düğmelerin hepsi yanlış oldu. Devam ediyor Cengiz Çandar;
8 ay değil, 8 sene önceki bir faraza üzerine Türk Silahlı Kuvvetlerinin neredeyse tam kadro adliye koridorlarına taşındığı günler Cengiz Çandar aya mı çıkmıştı diye sorası geliyor insanın.
Yargılanma Yüksek Tecrübesi olan biri olarak ben cevap vereyim kendisine; Ben ve 1. Ergenekon Mağdurları hâkim karşısına çıkmak için 17 ay hem de F Tipi Cezaevinde neyi beklediysem onu tabi ki. Yani iddianameyi.
Evet doğru, Yıllarını terörle mücadele ederek geçiren her kademeden TSK Mensupları tipik Nato Askeri gibi davranıp, ABD ve AB’nin kucağında semiren PKK Terör Örgütü ile mücadele etmemiş olsalardı, hayatları boyunca mahkeme görmeye bilirlerdi. Çandar çok iyi biliyor olmalı ki, bu kişilerin seyyar AKP Mahkemelerinde önce salıverilmek üzere yargılanıp serbest bırakılması, sonra ise yargılanmalarının altında, hükümet ile terör örgütü arasında yapılan anlaşmanın Türk Milletinden gelen büyük tepkiden sonra Hükümet tarafından tek taraflı olarak iptal edilmesinin bir sonucudur. Nitekim bu çelişkili durum başta Başbakan ve hükümet üyelerinin “Çok güzel şeyler oluyor” dan, “Habur da yapılanlar kabul edilemez” çizgisine getirmiştir. Karşılamadan hemen sonra “Çok güzel şeyler oluyor” diyen Hükümet, aslında oraya gelen insanları ayarlı savcılar eliyle serbest bırakmakla “çok güzel” bir şey yaptığını düşünüyordu. Hatta belki de halende öyle düşünüyorlardır. Ancak halkta gelen tepki sizin çizginizde olan Hükümet ve Başbakanı geri adım atmaya itmiş, devlet töreni ile yapılan karşılamadan birkaç gün sonra bir savcı çıkıp “Onlar yargılanacak, gıyaplarında iddianame hazırlanacak” diyerek Hükümetin anlaşmadan caydığını işaret etmişti. İşte algılamakta zorlandığınız, beklide taktığınız at gözlüğü nedeniyle görüş alanınız dışında kalan en büyük çelişki burada. Bu ülkenin bilim adamları, askerleri, siyasi parti siderleri, sendikacıları, sivil toplum kuruluşu yöneticileri soyut iddialar ve yalan beyanlarla 17 ay F Tipi Cezaevlerinde iddianame beklerken, hangi suçlara karıştıkları, hangi şehitlerin katilleri olduğu belli olmayan eli kanlı teröristler tutuksuz olarak iddianame beklediler. Ergenekon İddianamelerini yazılarına ilham kaynağı olarak gören Çandar, KCK İddianamesinde yer alan Celal Ağabeyi ve Ahmet Ağabeyi arasındaki konuşmaların yayımlanmasından duyduğu rahatsızlığı şu şekilde ifade ediyor.
Bu hassasiyetin sahibi Çandar 15 KASIM 2009 tarihli “Telekulak” “Ergenekon'a karşı” veya “Denizler durulmaz dalgalanmadan” Başlıklı yazısında;
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12950442&yazarid=215&tarih=2009-11-15 Dinleme konusundaki görüşlerini bu kadar net ifade eden Çandar bakın hassasiyetini nasıl dile getiriyor. – KCK İddianamesinden bahisle -
‘Ortam dinlemesi’ yoluyla elde edilerek iddianameye alınan bilgiler. Bunların arasında dönemin MİT Müsteşarı Emre Taner’in yani devletin çok üst düzey bir yetkilisinin bazı PKK yetkilileriyle yaptığı görüşmeler de var. Mit Erzincan Müdürü ve personelinin bir haber kaynağı ile ilgili konuşmaları bırakın haber yapılmasını, bir davaya konu oldu ve adını zikrettiği Mit Müsteşarının eleştirdiği şekilde, biri Mit Müdürü olmak üzere 3 Mit Personelinin hukuksuzca tutuklanmasına neden olmuştur. Çandar bu konuyu bilmiyor olabilir mi? Peki, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili, İstanbul, Ankara Cumhuriyet Başsavcılarının, Ergenekon Davası Mahkeme Başkanının, Yargıtay Üyelerinin “Ortam Dinlemesi” yoluyla elde edilen görüşmelerine ne buyurur “sayın” Çandar?
Saldıray Berk’i gizli ve sahtekar tanıkların vaadlerle alınmış ifadeleri dayanak sayılarak mahkemeye çıkarılmaya çalışıldığında Cengiz Çandar başka bir gezegende miydi? Peki Ergenekon İddianamesinde yayınlanan MİT’in Ergenekon Şemasında patronu Aydın Doğan ile birlikte, kaç tane Genelkurmay Başkanı var. Nice "saygın" insan var, şemanın aleni hale gelmesine engel teşkil eden. Ve bu nedenle kimlerin yargılanması gerekiyor. Çandar bunları biliyor mu?
Sadece PKK değil, DHKP-C, İbda-C ve gelmiş geçmiş tüm terör örgütlerinin anası ( Ya da çatısı ) olarak takdim edilen bir “Örgüt” ile Türk Silahlı Kuvvetlerini eşitlemek ne anlama geliyorsa bu da o anlama geliyor. Bu arada bir bilgi vereyim. Hayatı boyunca kendisini Türk Milliyetçisi olarak tanımlayan şahsım İddianamede DHKP-C üyesi olarak görünüyorum. İşte tüm PKK davalarına katıldığı halde yolu Silivri Çadır Tiyatrosundan geçmeyen Çandar ve benzeri familyanın iman ettiği Zekeriya Öz iddianamesi böyle bir uyduruk harf yığını. Onlar Silivri’ye gelemezler. Zira yazdıkları yazılardan utanırlar. Uykularından uyanabilirler. Varsın gelmesinler zaten. Onların olduğu her ortam kirlenir. Peki, PKK ile irtibatlandırılan Barzani ve Talabani’ nin gerçekte PKK ile ne kadar derin bir hukukları olduğunu Cengiz Çandar bilmez mi? Kaldı ki bunların iddianamelere yazılması şart değil. At gözlüğü takmamış on yaşındaki çocuğa bile sorsanız bunları size söyler.
Bakın bu yargılamayı “Savaş İlanı” olarak gören Çandar “İç Savaş” olarak gördüğü “Ergenekon Davası” hakkında neler söylüyor. 16 TEMMUZ 2008 tarihli “Ergenekon ya da ‘iç savaş’ ta tarafsızlık..” Başlıklı yazısı;
Kaypaylık yada ipine göre oynamak bu olsa gerek!! http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=9445256&yazarid=215&tarih=2008-07-16 Peki bu görüşlerin sahibi Cengiz Çandar konu Türk Silahlı Kuvvetleri olunca nasıl “Bağımsız Sivil Yargı” dan taraf oluyor, gelin kendi yazılarından inceleyelim. 30 Ekim 2009 tarihli “Askerler için ‘hesap verme’ zamanı...” başlıklı yazısından alıntılar.
PKK’lıların yargılanmaması için PKK adına aba altından sopa gösteren ve Hükümeti uyaran Cengiz Çandar, Başbakan’ın askerleri nasıl yargıya teslim etmesi gerektiğini de tarif ediyor.
Çandar ibretlik yazısını şu şekilde bitiriyor.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12815499&yazarid=215&tarih=2009-10-30 Çandar “Darbecilik ve cuntacılığa inen balyoz…” Başlıklı 27 ŞUBAT 2010 tarihli yazısında;
Böyle bir özlem olsa olsa bir PKK’lıda olur herhalde değil mi? http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13949402&yazarid=215&tarih=2010-02-27 “PKK kim, kaç tane PKK var?” Başlıklı 31 Mayıs 2009 tarihli yazısında Çandar PKK’yı şu şekilde tanımlıyor.
Ne kadar masumane değil mi? Çeşitli isyanlarla kendisini ifade eden bir örgütlenmeymiş. Biz boşu boşuna adamların karşısına silahla dikilmişiz. Oysa bir KÜRT KULLANMA KLAVUZU yeterliymiş. Peki PKK’yı bu şekilde legalize eden Çandar “Ergenekon” u nasıl tanımlıyor dersiniz. İşte Çandar’ın “Ergenekon” tanımı;
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11763688&yazarid=215&tarih=2009-05-31 Küstah Çandar “TSK’ya el atın” diyor. Çandar “İlker Başbuğ'un ‘savunma’sına dair” başlıklı 27 HAZİRAN 2009 tarihli yazısında;
Çandar’ın bu ifadesine göre “TSK’ya el atan” çıktı mı bilmiyorum. Ama anlamına gelen bu yazısı Türk Milleti adına karar veren Türk Yargısı tarafından “PKK dan elinizi çekin”“PKK’ya el atın” şeklinde algılanabilir. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11953994&yazarid=215&tarih=2009-06-27 “Ergenekon 2: Cin Şişeden Çıktı” başlıklı 21 TEMMUZ 2009 tarihli yazısında Çandar;
Diyor. Bu görüşlerin sahibi yazımıza konu olan yazısıyla “PKK Hariç” diyor, yani PKK’ya dokunulmazlık istiyor. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12116143&yazarid=215&tarih=2009-07-21 Çandar’ın hedefinde bu kez HSYK var. "HSYK'dan üzüntü ve kaygı duymak". Başlıklı 19 TEMMUZ 2009 tarihli yazısında;
Bir fotoğraf ve yasal bir toplantıya katılmayı bile “Ergenekon Sanığı” olmak için yeterli gören Çandar, PKK Terör Örgütü Üyesi olduğunu açıkca ifade ettiği kişilerin yargılanmasını “Skandal” olarak değerlendiriyor. Diyarbakırda yargılanacak olan PKK Teröristlerine Mahkeme ne ceza verir, bu cezayı isteyen savcılar ve o kararı veren hakimlere Çandar neler söyler bilinmez ama kendisini bir tarafı gibi hissettiği “Ergenekon Davası” nın savcıları için aynı makalede şu satırlara yer veriyor.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12101600&yazarid=215&tarih=2009-07-19 Bölücü ve vatan haini terör örgütünün varlığına hiç itiraz etmeyen, hatta onları yok etmeye çalışan TSK’yı hedef tahtasına oturtan Çandar, 5 temmuz 2007 günü; “Hukuk devletinde ‘vatansever çeteler’ olmaz.” Başlığını atıyor yazısına. Söz konusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin ve Atatürkçü – Vatanseverlerin yargılanması olunca adalet ve hukuk duyguları depreşen Çandar’ın PKK’lıların yargılanmaması konusunda neler yazdığını bir kez daha hatırlattıktan sonra iki yüzlülüğü daha iyi anlayabilirsiniz..
Milyonlarca İnsanın katıldığı mitingleri bile terör faaliyeti olarak gören Çandar’ın bu iki yüzlüğü karşısında şapkamız olmadığı için saçlarımızı kazıtıyoruz. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6834628&yazarid=215&tarih=2007-07-05 "Ergenekon, Orhan Pamuk, TÜSİAD, vs"... başlıklı 25 OCAK 2008 tarihli yazısında Çandar, her yere her türlü silahı saklama ve bu silahlarla her türlü eylemi yapma yeteneğine sahip bir örgüt olarak gördüğü kişiler için
Yalanını satırlarına taşıyordu. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=8097910&yazarid=215&tarih=2008-01-25 PKK ve bölücü her türlü ayrımcılığa kapılarını sonuna kadar açan ve onları demokratik haklarını arayan kişiler olarak gören Çandar, “Tayyip Erdoğan'ın Ergenekon'la da 'uzlaşma'sını istiyor musunuz” başlıklı 5 AĞUSTOS 2008 tarihli yazısında bakın neler söylüyor.
PKK’lı Teröristlerin yargılanmaması için amuda kalkan Çandar’ın bunları yazdığına inanmak zor değil mi? http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=9588046&yazarid=215&tarih=2008-08-05 "Erbil'de Ergenekon'u farketmek"... Başlıklı 18 ŞUBAT 2009 tarihli yazısında Çandar;
Kürtlere ilişkin herşeyde “Ergenekon”un bulunduğu kesin. Bu mantıkla Çandar’ın yargılanmasını “Skandal” olarak değerlendirdiği PKK Teröristlerini “Ergenekoncu” ların yargılattığını, hatta yargıladığını söyleyebiliriz !! http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11026881&yazarid=215&tarih=2009-02-18 Kemik Peşinde koşanlar kafilesine meğer Çandar da dahil olmuş, “Ergenekon, Silopi kazıları, Balbay günlükleri” Başlıklı yazısından birkaç satır;
( Bu kazılardan çıkan birkaç küçük kemik parçasının hayvanlara ait olduğunu hatırlatalım ) http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11252395&yazarid=215&tarih=2009-03-20 Bütün bu kendi yazıları ışığında soruyoruz. Birileriyle çekilmiş bir fotoğrafı bir “Örgüt” e üye olmanın yegane delili olarak gören, kendiside PKK Kamplarında Teröristlerle samimi pozlar veren Çandar PKK’lı mı? Bir davadan yargılanan insanların yakınlarını Televizyona çıkarmayı Psikolojik Savaş olarak gören, Onları haklı oldukları noktada destekleyen Siyasetçileri “Terörist Avukatı” olarak değerlendiren Çandar, Onbinlerce Vatan evladının şehit olmasına neden olan kanlı örgütün avukatlığını neden yapıyor.
Çandar’ın bu yaptığı bu gün başlayacak olan dava için “Adil Yargılamayı etkileme” suçu değilse nedir?
|
||||||||||||||||||||||||||||||