Senden
iyi müttefik mi olur…
Yıllardır Türkiye’yi karıştırıyorsun.
PKK’yi alttan üstten destekliyorsun; topraklarında ASALA yıllarca
eğitildi.
TSK’nin komutanlarıyla, başbakanlarla iyi dosttun; dinlediler seni....
(Açık İstihbarat:
Hukuksal açıdan sorunlu görünen cümlenin devamı kesilmiştir.)
İşkenceyi senden öğrendiler; özgürlük isteyenleri ezmeyi de…
Kullandın Türkiye’nin sözde Müslümanlarını; bıçaklar çektirttin kendi
yurttaşlarına…
Yıllardır şantaj çekiyorsun; Türklerin ataları, çoluk çocuk demeden,
bilerek, isteyerek kıydılar kendilerinden olmayanlara, diyorsun.
Türkiye’nin yöneticileri, generalleri sana koşup, ne olur bizi kanlı
katil olarak ilan etme diye sızlanıyorlardı.
Cumhurbaşkanları rica mektupları yazıyorlardı.
Bakanlar, başbakanlar katilliği kabul edercesine alttan alarak, göze
girmeye çalışıyorlardı.
Senin küçük federe devletlerinde “soykırım”
kararları çıktıkça susuyorlar; Erivan şantajları
karşısında eğilip bükülüyorlardı.
Sen ve yayılmacı uşakların “Türkler kanlı katildir” dedikçe Türkiye’nin
başındaki asker-sivil yönetimler “Tarihçilere
bırakalım” diyorlardı.
Böyle enayilik görmemiştin sen de elbet; hiç varlık-yokluk davaları,
tarihçilere bırakılır mıymış?
Ulusal davalar,
akılla, güçle savunulmak ister!
Oysa sen Federal Amerika, küçük Ermenistan’ı
kendine ileri karakol yapmakta kararlıydın.
Türkiye Dışişleri bakanları sırıtarak imzaladılar teslimiyet
kâğıtlarını; yanlarındaki Ermeniler diplomat soğukluğuyla dikilirken!
Bakanlar, Ermenilerle yakında anlaşacağız diye diye madalya aldılar.
Yüz milyonlarca doları saydılar Amerikan
göz boyama şirketlerine, atalarına kanlı katil denmesin diye.
Cumhurbaşkanları sırt sıvazlattılar; başbakanlar kapılarda bekleştiler…
İyi yaptın Amerika’nın federal devleti…
Bu Türklerin başka türlü aklı başına gelmezdi.
Hiç insan kendisine “Kanlı
katilsin; hesabını vereceksin” diyene yalvar yakar olur mu?
Oldular işte Türkiye’yi on yıllardır Türkiye’yi yönetenler.
İyi yaptın; çünkü Türkiye’nin yönetenleri yıllardır kanı kurutan
terörizmi sırf sen istedin diye sınırlarından üniformalarıyla soktu
içeri ve bağımsızlık,
egemenlik diyenleri tıktılar içeri…
Hak ettiler doğrusu senin yaptıklarını!
Hak ettiler Federal Amerika…
Türklerin yazarları-çizerleri bile senin kararına sevinmişlerdir.
Bakma sen şimdi afur tafur etmelerine; onurunu yerde süründürenler her
türlü karalanmayı hak ederler…
Anadolu’daki Türk devletinin sona ermesini isteyenler de çok bu
Türkiye’de…
Tıpkı senin yüzlerce yıldır ve özellikle son 90 yıldır istediğin gibi!
Ancak Federal Amerika, sen yine de beni dinle:
Bu Türklerin yöneticilerine bakıp da aldanma; çünkü bu Türklerin içinde
hep köleliğe isyan yaşar ve o isyan onuru yerlerde sürünmeden canlanmaz!
Canlanırsa da yedi düvele ters giydirir külahını!
Söyle şu öne sürdüğün azınlık milliyetçilerine; Türkleri zayıf görüp
boğmaya kalkanlar hep zararlı çıkmışlardır işin sonunda. Yoksa
Ermeniler, Rumlar hala Anadolu’da kardeş kardeş yaşıyor olurlardı.
Türkler saldırmayı
beceremezler; ama savunmaya karar verirlerse onları yerinden
kıpırdatamazsın!
Bu sözler bana
değil; Nablus’ta Türklerle savaşan İngiliz subayına aittir.
Bak Federal Amerika!
Ortadoğu’da büyük küçük projelerin hepten tehlikededir; çünkü Türklerin
böyle durumlarda yepyeni bir ordu kurmakta üstlerine yoktur!
Onları yandaşların arasında bulamazsın; tanıyamazsın; çünkü onlar
sessizdirler, sabırlıdırlar!
Yine de teşekkürler Federal Amerika; sen olmasan uyanacağımız yoktu…
70 yıldır emperyalizmin kanlı ellerini göstermek için öldük,
işkencelerden geçtik, on binlerce sayfa yazdık; anlatamadık.
Sen böyle yaptıkça
uyanacak Türkler ve ulus olduklarını anımsayacaklar; ölümü göze almayı
da!