Siyaset20 Mayıs 2010 00:00

Psikolojik İstihbarat Gözüyle Kılıçdaroğlu - Açık İstihbarat Özel

"Ergenekon" sürecinin savaş odasında yeralıp da Şıh Şamil'i bu tarz kutlayabilecek onlarca "adam/kadın" var ama Kemal Kılıçdaroğlu bunlardan biri değil. Kameralar önünde "Ergenekon" sürecini eleştirip, ondan sonra bu sürecin en misyoner kalemlerinden birini arayıp, "çok önemli işler yapıyorsunuz" diye tebrik etmek hangi mantığa, hangi ahlaka sığar. new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponsdiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardrenovation vejle site renova

Psikolojik İstihbarat Gözüyle Kılıçdaroğlu

Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

20.05.2010


Her vakanüvist gibi , Şıh Şamil Tayyar'ın dili tehditkardır. Onu besleyen padişah ve adamlarına güvenerek , vakanüvistliğini yaptığı "Ergenekon" sürecinde üstlendiği dezenformasyon, yalan ve iftira misyonu sırasında bu dili iyice keskinleştirdiğini de not etmek gerekir.

Kılıçdaroğlu ile ilgili yazdığı yazıda, "şunu yapmazsan şöyle olur" tarzı ifadelerle ahkam kestiği paragrafın sonunu bakın nasıl bitiriyor :

"kısaca Baykal gibi olursa, siyasi ömrü dili kadar uzun olmaz. Baykal’a reva gördükleri sonu bile mumla arar"

Yazıları ve kitapları ile "Ergenekon" sürecinin sahiplerinin dezenformasyon kampanyalarına kovalar dolusu su taşıyan ve bunun karşılığında zenginleşen Şıh Şamil, Kılıçdaroğlu'nun dilini kendi diline doluyor ve bir de üstü kapalı tehdi ediyor.

Daha önce de "benim ailem geniş, üstüme gelmeyin kan çıkar" mealinde laflarını bildiğimiz için Şıh Şamil'in bu tehditkar üslubu yadırganacak veya ciddiye alınacak bir üslup değil. Yetersiz zeka ve karakterlere aşırı yükleme yapıldığında tezahür eden bir karakter özelliği olarak not edip geçmek lazım.

Şıh Şamil'in yazısında bizi asıl şaşırtan şu kısım :

"Kılıçdaroğlu Gandi Kemal mi olacak, Ergenekon’un avukatı mı? Operasyon Ergenekon kitabımdan dolayı 20 ay hapis cezası aldığımda beni arayıp “Şamil Bey çok önemli işler yapıyorsunuz” diyen adam mı olacak, Ergenekoncuların başı sıkıştığında aradığı Şahin Mengü’yü kılavuz mu edinecek?"

Eğer Şamil'in yazdıkları doğru ise ;  "Ergenekon" sürecinde sayfalar dolusu dezenformasyon yapan, insanların özel hayatlarını deşifre eden ve bundan dolayı da ceza yiyip bir de bunu "demokrasi kahramanlığı" olarak pazarlayan bir zatı Kılıçdaroğlu'nun arayıp,

"çok önemli işler yapıyorsunuz"

dediğini anlıyoruz.

"Ergenekon" sürecinin savaş odasında yeralıp da Şıh Şamil'i bu tarz kutlayabilecek onlarca "adam/kadın" var ama Kemal Kılıçdaroğlu bunlardan biri değil. Olmamalı.

Kameralar önünde "Ergenekon" sürecini eleştirip, ondan bu sürecin en misyoner kalemlerinden birini arayıp, "çok önemli işler yapıyorsunuz" diye tebrik etmek hangi mantığa, hangi ahlaka sığar.

Şıh Şamil'in her zamanki gibi kamuoyunu yanıltıp, Kemal Kılıçdaroğlu'nun başka bir maksatla söylediği sözleri kendi hanesine yazmaya çalıştığını varsaymak isteriz.

Lakin bu vesile ile , Kılıçdaroğlu'nun uzun ince bir yola çıkmadan baştan uyarmak da şart oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nda , psikolojik istihbarat yapanların çok rahat tespit edebilecekleri bir özellik görüyoruz ve CHP gibi bir partinin liderlik koltuğunu ve başbakanlığı hedefleyen birinin acilen bu psikolojik zaafını kapatması gerekiyor.

Karizma"'nın ölçütlerinden biri; bir kişiye kendini beğendirmeye çalışanların sayısı ve ağırlığının, o kişinin  kendini beğendirmeye çalıştıklarının sayısı ve ağırlığına oranıdır.

Karizmatik lider kendini beğendirmeye çalışmaz; ama çevresindeki bir çok insan ona kendisini beğendirmeye , ilgisini çekmeye çalışır.

Bu yönleri ile karizmatik liderler bir tür psikolojik ve enformatif kara deliklerdir. Herkesin çözmeye çalışırken çözüldüğü çekim noktaları.

Kılıçdaroğlu'nun bütün artıları yanında bir zaafı var ki ; farklı bir lider olmayı "dürüst , namuslu ve yolsuzlukla mücadele edecek adam" çizgisinin ötesine taşıyıp, zamanında benzer özelliklere sahip Ecevit'in son günlerindeki gibi bir pozisyona düşmek istemiyorsa , bu zaafı gidermesi gerekiyor.

En son Haber Türk'te Fatih Altaylı'nın Teke Tek programında da bu zaafı gözlemledik.

Kılıçdaroğlu ; Fatih Altaylı'ya övgüler dizme ve onun yazılarının ne kadar etkili olduğundan dem vurma ihtiyacı hisseti konuşmasının başlarında.

Kılıçdaroğlu'nun kendisini Fatih Altaylı gibi bir isme sevdirme, beğendirme ihtiyacı yok. 

Fatih Altaylı'nın ise Kılıçdaroğlu'nu çözme ve anlama gibi bir ihtiyacı var.

Fatih Altaylı'ya karşı bu gereksiz övgülere şahit olduktan sonra, Kılıçdaroğlu'nun Şıh Şamil gibi bir ismi arayıp övgüler düzmüş olma ihtimali çok da uzak gelmiyor. "Ergenekon" vakanüvisti Şıh Şamil'e düzülen övgüler, Kılıçdaroğlu'nun kameralar önünde sergilediği duruşu ile yanyana konulunca en hafif tabirle kafaları karıştırıyor. 

Kılıçdaroğlu'nu; Türkiye gibi bir coğrafyada liderliği ciddiye alıyorsa,  acil bir şekilde "karizma" kavramını bütün psikolojik boyutları ile gündemine alması şart.

Aksi takdirde ; korkumuz ,  Kılıçdaroğlu'nun psikolojik istihbaratını çok iyi yapmış güçlerin elinde , başlangıcının değil ama sonunun Ecevit'e benzemesi.

Türkiye'de siyasetin "sol"da ciddi bir lidere ihtiyacı olduğuna inananların , bir hayal kırıklığına da tahammülü yok Kemal Bey.

Omuzlarınızdaki yükü taşırken ; bugün soluduğumuz havanın vantilatörlerinden Şıh Şamil gibilere lütfen tenezzül etmeyin.

Açık İstihbarat


Açık İstihbarat @ 2010