Medya19 Mayıs 2010 00:00

Ruh İkizi Gibiler !Ensest Savunucusu Şimdi de Kardinale Benzettiği Erdoğan'ı Övdü- Açık İstihbarat

Ensest sapkınlığına övgüler düzen Yasemin Çongar,  bu kez de Erdoğan'ın Madrid'de kardinal kıyafetine benzer bir cübbe giymesiyle coştu. İşte Çongar'ın basın tarihine geçecek yağcılığından kısa bir özet:     "Dün öğleden sonra, kendisini sarı pelerinli bir kardinale benzeten doktora cübbesi içinde konuşan Başbakan Erdoğan’ı izlerken onun İngilizcede “kendi derisi içinde rahat” diye bir deyim vardır; insanın kendisiyle barışık olma halini, komplekssizliğini, özgüvenini ve en önemlisi, sahiciliğini anlatır. Bence Başbakan da, “kendi derisi içinde rahat” bir siyasetçi; bunu halkın içinden gelmesine ve toplumun geniş bir kesimiyle kurmayı başardığı kuvvetli diyaloga, karizmasına, aklına ve kimbilir, belki biraz da, Allah’a olan inancına borçlu..."  cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie

 

Çongar'ın "Söz Erdoğan'ın...." başlıklı yazısının bir bölümü şöyle: 
 
"Kısaca UEM diye bilinen Madrid’deki Avrupa Üniversitesi’nin şiarı “Pensado para el mundo real”dir. Bu sözle, “gerçek dünya için tasarlanmış” bir öğretim kurumu olduğunu ilan eder UEM. 
 
Dün öğleden sonra, kendisini sarı pelerinli bir kardinale benzeten doktora cübbesi içinde UEM’de konuşan Başbakan Erdoğan’ı izlerken onun, “pensado para el mundo real” şiarına ne kadar uygun bir siyasetçi olduğunu düşündüm. “Gerçek dünya” ile Erdoğan arasında neredeyse tılsımlı bir uyum var bence; Erdoğan’ın “sahiciliğinden” kaynaklı bir tılsım. 
 
İngilizcede “kendi derisi içinde rahat” diye bir deyim vardır; insanın kendisiyle barışık olma halini, komplekssizliğini, özgüvenini ve en önemlisi, sahiciliğini anlatır. Bence Başbakan da, “kendi derisi içinde rahat” bir siyasetçi; bunu halkın içinden gelmesine ve toplumun geniş bir kesimiyle kurmayı başardığı kuvvetli diyaloga, karizmasına, aklına ve kimbilir, belki biraz da, Allah’a olan inancına borçlu... Doğrusu “rahatlığının” nedenini tam bilemiyorum ama kimi milliyetçi tavırları ve dinsel önyargıları beni çileden çıkartsa da; saldırgan siyasi üslubunu çok yadırgadığım nice an, yeterince cesur ve kararlı davranmadığını düşündüğüm nice konu olsa da, Erdoğan’ın bu sahiciliğini seviyorum... Onun bu özelliğinin dünyada gördüğü itibarı arttırdığına inanıyorum. 
 
Bununla birlikte, Erdoğan’ın bana “gerçek dünya için tasarlanmış bir lider” gibi görünmesi, sadece kişiliğinden kaynaklanmıyor. AKP
hükümetinin, iç ve dış politika ile ekonomide son aylarda ortaya koyduğu performans, dünyada Türkiye’nin gücünü arttıran, konumunu sağlamlaştıran, duruşunu saygınlaştıran bir etki yapıyor ve biraz da bu nedenle, Erdoğan bugün “küresel” bir kucaklaşmanın, dünya ölçeğinde hissedilen bir nüfuzun merkezinde buluyor kendini.
 
Biliyorum, azılı AKP düşmanlarının yarıda bırakacağı türden bir yazı oldu bu; Kürt kardeşlerimiz dahil Türkiye’de eşitsizlik mağduru olan birçok okuru belki de haklı olarak kızdırabilecek bir yazı... Ama yine de, “gerçek dünya”nın Erdoğan’a, Erdoğan’ın “gerçek dünya”ya söyledikleri üzerine durup düşünelim derim ben. Bir şeyler öğrenebiliriz zira..."
 
Bu yazıyı okuduktan sonra Çongar'a hep beraber soralım: 
 
"Gerçek dünya ve Erdoğan" mı...
 
"Kendisiyle barışık olma" mı...
 
"Kompleksizlik" mi... 
 
"Sahicilik" mi... 
 
Ve son soru: 
 
Sen Başbakan'la dalga mı geçiyorsun?