İstihbarat26 Nisan 2010 00:00

MİT'te Yeni Dönem mi? - Adnan Faruk

<p> &nbsp;<b>Sivil-askeri bürokrasinin düşman ve tehdit tanımlamasının biçimlenmesinde</b> ve ülkedeki siyasal kesimler arası kamplaşmalarda, kurumun yürüttüğü çalışmaların etkili olduğuna ilişkin toplumsal algı oldukça güçlüdür&hellip;</p> <p> Kurumun arşivlerinde kaç vatandaşın dosyasının olduğu bilinmez&hellip;</p> <p> Bu dosyaların ve fişlemelerin dayandığı delillerin hukuki olup olmadığı sorgulanmaz&hellip;</p> <p> Fişlemelerin hangi amaçlar için kullanıldığı konusunda da kimsenin fikri yoktur&hellip;</p> <p> Sahip olunan binlerce istihbaratçı ağına rağmen, ülkenin yaşadığı sorunlu ve kirli olayların neden önlenemediğini de, kimse sorgulamaz ve hesap sormaz&hellip;</p> <div style="display:none">discount drug coupons <a href="http://codesamples.in/page/Discount-Drug-Coupon">click</a> free discount prescription card</div><div style="display:none">naproxennatrium <a href="http://www.zygonie.com/blog/page/naproxen-fk-KK1">go</a> naproxen kruidvat</div><div style="display:none">renovation vejle <a href="http://blog.pelagicfm.com/page/renovation-nyborg-34Q">site</a> renova</div><div style="display:none">buscopan <a href="http://www.floridafriendlyplants.com/Blog/page/buscopan-hund-0ZH.aspx">floridafriendlyplants.com</a> buscopan plus</div><div style="display:none">cialis sample coupon <a href="http://bilgecammakina.com/pages.asp?Id=2">cialis manufacturer coupon 2016</a> cialis manufacturer coupon</div><div style="display:none">discount card prescription <a href="http://racindirt.com/store/">racindirt.com</a> prescription drugs discount cards</div>

MİT'te Yeni Dönem mi?

Adnan Faruk - Haber 10

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

29.04.2010


Türkiye’de en çok çekinilen kurumlardan birisi de, Milli İstihbarat Teşkilatı’dır.

Toplum genelinde kuruma karşı duyulan çekingen ve ürkek tutumun, kurum çalışanlarının gündelik yaşamlarına ve ilişki biçimlerine de nüfuz ettiği bilinir.

Bu tutumun dayandığı temel etkenin, MİT’in ismindeki ‘milli’ kelimesiyle uygun olmayan yönetim anlayışı ile istihbarat çalışmalarını ülkenin vatandaşlarına yönelik olarak kurumsallaştırmasından kaynaklandığı açık. Soğuk savaş dönemi koşullarında oluşturulmuş olan bu yönetim biçimi, vatandaşı ve dolayısıyla da milleti, tehlikeli ve kontrol edilmesi gereken unsurlar olarak görmenin sonucudur.

Yani; devlete ve devletin kurumlarına egemen olan bürokratik elitin, ‘koruma ve kollama’ adına milleti tehdit unsuru olarak görme eğilimi ve anlayışı, istihbarat toplama yönteminin biçimlenmesinde de etkili olmuştur.

Baskı, şiddet, tuzak ve korkutma kelimeleriyle özdeş bir algıya sahip olan kurum hakkındaki bu düşünce biçiminin, yanlış ve önyargılara dayalı olduğunu söylemek zordur.

Çünkü ülkenin yaşadığı birçok şiddet ve terör olayının arkasında, kurumun bilgi desteğinin olduğuna ilişkin yaygın bir kanı var. Uçan kuştan dahi haberdar olduğu kabul edilen bir kurumun, ülkede meydana gelen kargaşa ve olumsuzluklardan haberdar olmadığını söylemek, pek de inandırıcı olmasa gerek…

Bakın;

Sivil-askeri bürokrasinin düşman ve tehdit tanımlamasının biçimlenmesinde ve ülkedeki siyasal kesimler arası kamplaşmalarda, kurumun yürüttüğü çalışmaların etkili olduğuna ilişkin toplumsal algı oldukça güçlüdür…

Kurumun arşivlerinde kaç vatandaşın dosyasının olduğu bilinmez…

Bu dosyaların ve fişlemelerin dayandığı delillerin hukuki olup olmadığı sorgulanmaz…

Fişlemelerin hangi amaçlar için kullanıldığı konusunda da kimsenin fikri yoktur…

Sahip olunan binlerce istihbaratçı ağına rağmen, ülkenin yaşadığı sorunlu ve kirli olayların neden önlenemediğini de, kimse sorgulamaz ve hesap sormaz…

Kurumun bağlı olduğu ifade edilen siyasi erk de, değişen konjonktür kapsamında sıradan vatandaşların neden izlenip dosyalandığını merak etmez…

Veya kurum bu tür bilgileri onlarla paylaşmaz…

Yani kurum, insanların önünden geçmekten korktuğu kadar var

Uzun yıllar askeri bürokrasinin kontrolünde olan kurumun, son dönemlerde yaşadığı sivilleşme çabalarına rağmen, istihbarat toplama ve tehdit algılaması konusundaki temel yaklaşımının değiştiği söylenemez.

Ancak, demokratik ve sivil anayasa çalışmalarının hızlandığı bugünlerde, kuruma yapılan bir atamanın, heyecan yarattığı da izlenmektedir. Dr. Hakan Fidan’ın ataması, “ikinci geleneksel demokrat başkan” ve “MİT’de yeni dönem” şeklinde kamuoyuna yansıdı.

Türkiye gibi bürokratik reflekslerin ve tutumların kökleştiği ve değişime direnmenin gelenek halini aldığı bir ülkede, kurumlara yapılan kimi atamalar üzerinden, köklü değişimler olabileceğini düşünmek, çok da doğru olmaz. Buna rağmen, ülkenin sahip olduğu yeni vizyona uygun kimi yeniliklerin olabileceğini de beklemek gerekir.

Demokratikleşme ve bireysel özgürlük alanlarının genişletilmesi konusunda çaba gösteren ve bölgesel/küresel güç olmaya yönelik çalışmalar içinde olan Türkiye’de, MİT’e yapılan yeni atamadan beklenen, bu duruma uygun bir pozisyon almak ve kurumun dönüşümüne öncülük etmektir. Dönüşümün yoğunlaşması gereken alan ise istihbarat toplama tekniği ve tehdit algılaması konusundaki temel yaklaşımın revize edilmesidir.

Türkiye’nin stratejik anlamda zor ve önemli bir bölge olduğu, bu zorluk ve önem nedeniyle de dünya istihbarat örgütlerinin savaş alanı haline dönüştüğü ve dolayısıyla da silahlı terörün hedefinde olduğu bilinmektedir. Tüm bu faaliyetlerin ise yabancı istihbarat örgütlerince desteklenerek planlandığı gizli bir konu değildir.

İşte bu atmosferde MİT’in yapması gereken;

Kendi vatandaşlarını; tehlikeli, takip edilmesi ve fişlenerek hayatları karartılması gereken unsurlar olarak gören perspektifi terk etmektir…

İsmindeki ‘milli’ kelimesine uygun bir istihbarat yaklaşımını benimsemek ve milletin genel tercih ve eğilimleriyle çelişen tutumlardan uzaklaşmaktır…

Ülkenin başına bela olan ve yabancı istihbarat örgütlerinin desteğiyle varlığını sürdürdüğü bilinen terörün bitirilmesi konusunda gerekli olan bilgi akışı ve koordinasyonun sağlanması için çalışmaktır...

Türkiye’nin, bölgesel ve küresel güç olma ülküsünü besleyecek çalışmalar yapmaktır…

Kısacası kurumdan ve yeni yönetimden beklenen, ülkenin sahip olduğu yeni vizyona uygun bir değişimi yaşama geçirmesidir. Yoksa, vatandaşlarının acıları üzerine gelecek planlayan mevcut yaklaşımın, çözüm üretmediğini hepimiz biliyoruz


 

Açık İstihbarat @ 2010