Tarih/Kültür21 Nisan 2010 00:00

"Eşek Arıları" - Azra Erhat

Atina’da savcı da yoktu. Herhangi bir yurttaş gidip bir başkasını suçlar ve yargıca verebilirdi. Sanık yargıcın karşısına çıkar ve kendi kendini savunurdu. Bu durumda bir insanı cezaya çarptırmak çok kolaydı. Beşinci yüzyılın sonlarına doğru, Atina demokrasisi soysuzlaşmaya başlayınca, şehirde ‘sykophantes’ denilen kimseler türedi. ‘İncir maçakçılarını ele veren’ anlamına gelen bu kelime gammazlar, curnalcılar, her fırsatta hır çıkarıp, yurttaşlarını suçlayan kimseler için kullanılır. claritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilodiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

"Eşek Arıları"

Azra Erhat - Tiyatro Keyfi

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

21.04.2010


Sabahattin'in Eyüboğlu'nun çevirisi ile Aristophanes'in "Eşek Arıları" isimli komedyasına Azra Erhat'ın yazdığı önsözden :

"Bu komedya, Atina’nın adalet mekanizmasıyla alay eder.

Atina’da hak ve hukuk düzeni bizimkine hiç benzemezdi. Meslekten yargıç ve avukat yoktu. Din ve devlet hukukuyla uğraşan Areopagos yargıçlığı bir yana, öbür bütün davaları kurayla seçilmiş yargıçlar görürdü.

Böylece seçilmiş 6000 yurttaş belli bir süre için yargıçlık görevini yerine getirirlerdi.

Aristophanes’in zamanında Atina’lı yurttaş sayısının 20.000’i geçmediği düşünülürse, yargıç sayısının kabarıklığı göze çarpar.

Atina’da on mahkeme vardı, en önemlisi Heliai, yani Güneş meydanında toplandığı için, bütün yargıçlara ‘Heliates’ deniyordu.

Perikles’in zamanında, yargıçlık yapan her yurttaşa bir obolos tutarında bir ödenek verilmeğe başlanmıştı.

Bu tedbir, Atina’da adalet mekanizmasının bozulmasına yol açmıştır. Yargıçlık paralı olunca, işsiz güçsüz, ya da yoksul Atina’lılar bu işi günlük ekmeklerini çıkarmak için bir çare olarak görmeğe başladılar. Her sabah yüzlerce yurttaş mahkeme kapılarında sıra bekleşiyorlardı. Yargıçlık yoluyla para kazanmak zorunda olmuyan yurttaşlarsa bu işle ilgilerini kestiler, böylece yargıçlık avamın ve özellikle demagogların eline düştü.

Kleon hak ve hukuk işlerini büsbütün ele geçirmek için ödeneği üç obolos’a çıkarınca, yargıçlık kazançlı bir iş oluverdi. Davaların sayısı da arttıkça arttı.

Atina’da savcı da yoktu. Herhangi bir yurttaş gidip bir başkasını suçlar ve yargıca verebilirdi. Sanık yargıcın karşısına çıkar ve kendi kendini savunurdu. Bu durumda bir insanı cezaya çarptırmak çok kolaydı.

Beşinci yüzyılın sonlarına doğru, Atina demokrasisi soysuzlaşmaya başlayınca, şehirde ‘sykophantes’ denilen kimseler türedi. ‘İncir maçakçılarını ele veren’ anlamına gelen bu kelime gammazlar, curnalcılar, her fırsatta hır çıkarıp, yurttaşlarını suçlayan kimseler için kullanılır.

Aristophanes komedyalarında bu tip adamlara çatmakta, onları yerin dibine batırmakta hiçbir fırsatı kaçırmaz.

‘Eşek Arıları’nın oynandığı yıllarda demagog Kleon ve savaştan yana olanlar, yargıçlardan kendi siyasal çıkarları için faydalanmaktadırlar. Rastgele yurttaşlar ‘lakonismos’ yani Spartalılarla işbirliği yapmak suçuyla cezalandırılır ve insafsız yargıçlar tarafından çoğu zaman ağır cezalara çarptırılırlardı.

Bu komedyada Aristophanes, Atina halkını bu durum üzerine aydınlatmak, uyarmak istemiştir. (...)”

 

Açık İstihbarat @ 2010