Siyaset20 Nisan 2010 00:00

Erdoğan'ın Hayalindeki Başkanlık Yetkileri - Açık İstihbarat Özel

Başkanlık sistemi sözkonusu olduğunda Tayyip Erdoğan'ın ; ABD-Fransa-Almanya modelleri arasında ABD örneğine meyletmesinin ve basının da "patrondan" aldığı sinyalle Başkanlık sistemini ABD merkezli lanse etmesinin arkasında ABD Başkanlık sisteminin önemli bir ayrıntısı yatıyor. Tayyip Erdoğan'ın heveslerine çok uyan bir ayrıntı... ABD Başkanlık sisteminde, sistemin onca övülen kontrol mekanizmalarına rağmen çok önemli iki bypass mekanizması mevcut. Bu iki bypass mekanizmasının isimleri şunlar : new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponscialis forum link cialis bez receptasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus

Erdoğan'ın Hayalindeki Başkanlık Yetkileri

Açık İstihbarat Özel

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

20.04.2010


"Başkanlık Sistemi" tartışmaları Türk siyasetinin kadim tartışmaları arasında yeralır. Sistemin tıkandığı noktalarda ısıtılıp ısıtılıp gündeme sokulan bu tartışmada son taşı Tayyip Erdoğan attı.

AKP'nin ilk döneminde Başbakanlık bünyesinde bu alanda yapılan ve anlaşılan "Ergenekon" sonrasına bırakılan çalışmaların piyasaya çıkarılma zamanı geldi. Başbakanlık müsteşarı Ömer Dinçer'in koordinasyonunda yürütülen ve Cüneyt Zapsu'nun "yurtdışı birikimleri" ile zenginleştirilen bu çalışmalar sonrasında ortaya Başbakanlık teşkilatının , ABD'de Beyaz Sarayı andıran bir şekilde yeniden örgütlenmesi yönünde şemalar bile ortaya çıkmıştı.

"Ergenekon" süreci ile birlikte; ordudan medyaya , bürokrasi ve elitler nezdinde bütün direnişler kırıldıktan sonra, raflardaki planların masaya serilmesi zamanı yaklaşıyor ve AKP, yabancı danışmanlarından öğrendiği kavramlar çerçevesinde yine bir "constructive ambiguity" (yaratıcı belirsizlik) ortamı yaratıyor.

Tayyip Erdoğan'ın "aklındaki" Başbakanlık sistemi aslında devletin uzun zamandır hafızasında oynadığı bir Rubik küp ve Tayyip Erdoğan sadece derin hafızayı dillendiriyor. Taşı çıkarmaya çalışanlar işin özüne doğru tartışmaları yaparken, işin esasına kamuoyunu alıştırdıklarının farkına varmıyorlar.

Başkanlık sistemi doğası gereği ; başkanı dengeleyecek bir parlamento/senato ile işlemesi gereken bir yapı. Aksi takdirde; mevcut seçim sistemi ve siyasi partiler yasası ile Başkanlık sistemine geçiş yapıldığı noktada; Türkiye ile diktatörlük arasındaki zarın inceliği Tayyip Erdoğan'ın iyiniyeti seviyesine inecektir.

Başkanlık sistemi sözkonusu olduğunda Tayyip Erdoğan'ın ; ABD-Fransa-Almanya modelleri arasında ABD örneğine meyletmesinin ve basının da "patrondan" aldığı sinyalle Başkanlık sistemini ABD merkezli lanse etmesinin arkasında ABD Başkanlık sisteminin önemli bir ayrıntısı yatıyor.

Tayyip Erdoğan'ın heveslerine çok uyan bir ayrıntı...

ABD Başkanlık sisteminde, sistemin onca övülen kontrol mekanizmalarına rağmen çok önemli iki bypass mekanizması mevcut. Bu iki bypass mekanizmasının isimleri şunlar :

Presidential Directive (Başkanlık Kararnamesi)

Signing Statement (Yasa İmzalama Mektubu)

ABD Başkanları yayınladıkları Başkanlık Kararnameleri vasıtasıyla devlet mekanizmasını istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar.

2007 yılında yayınlanan 51 nolu kararname (NSPD-51) , bu sistemde Başkan'ın elindeki gücün boyutlarını göstermesi açısından önemli.

Bu kararnameye göre, "felaket boyutlarında bir acil durum"(catastrophic emergency) durumunda başkanın "devletin devamlılığını sağlamak için" , uygun gördüğü her türlü önlemi alma yetkisi bulunuyor. Felaket tanımını ve Başkan'ın yapabileceklerinin sınırını muğlak bırakan bu kararname ile Başkan seçimleri askıya almaktan, toplu gözaltılar yapmaya kadar diktatörlerin ağzını sulandıracak yetkilerle donanmış oluyor.

Kısacası; Başkan bu yetkiyi kendi kendine vermiş bulunuyor ,  herkesin demokrasi zannettiği ABD'de de.

Bir diğer enstrüman ise "demokratik" hiç bir politik sistemde karşılığını bulamayacağınız bir yaratık.

ABD sistemi; Başkan'ın parlamentodan geçen yasaları imzalarken yasanın önüne, o yasayla ilgili kendi görüşlerini ve yorumlarını içeren bir ek koymasına ve yasayı o hali ile Resmi Gazete'de yayınlamasına imkan tanıyor.

Başkan Bush başkanlığı döneminde ; imzaladığı yasalara kendi özel şerhlerini koyduğu bu tarz 800 yasa imza mektubunu yayınladı.

Bir tanesinden vereceğimiz örnek bile Başkan'ın bu yetkisinin nasıl padişahlara layık olacağını ortaya koyacaktır.

20 Aralık 2006 senesinde ABD'de posta servisini düzenleyen bir yasa geçti. Bu yasanın bir maddesinde; yurtiçinden kaynaklanan bir postanın yasal bir arama izni olmadan açılamayacağı yolunda bir madde bulunuyordu. Fakat Bush bu yasaya eklediği bir imza mektubu ile , yasanın bu maddesini olağanüstü durumlarda insan hayatını gözeten ve yurtdışı istihbarat toplama yasalarının öngördüğü şekilde en geniş şekilde yorumlayacağını kayda geçirdi.

Görüleceği üzere; yasa imzalama mektupları, Başkan'a Meclis'in iradesini istediği noktalarda bypass etme ve esnetme şansını tanıyor ki; bunun Türkiye gibi, parti vekillerinin anayasa değişikliklerini okumadan imzalayabildikleri  bir ülkede nasıl suistimal edilebileceğini düşünmek bile insanı korkutuyor.

Şeytanın ayrıntıda gizlendiği doğru ise; ABD'nin başkanlık sistemi şeytanların cirit atacağı bu tarz ayrıntılarla dolu. Başkanlık sistemi tartışmaları bu "ayrıntılar" gözönüne alınmadan yapılmamalı.

Açık İstihbarat











Açık İstihbarat @ 2010