Bakan :"Türkiye'de eğitim MEB'e bırakılmayacak kadar önemlidir"
AKP'li Bakan, kendi bakanlığının çok büyük bir yapıya sahip olmasından yakınıyor. Hemde bunu bir hastalık olarak niteliyor. "MEB, 20 milyon öğrencisi, 60 bin okulu, 1 milyon çalışanı olan dünyanın en büyük hastalık irisi kurumlardan biri".Türk-İş Konfederasyonu ve AB'nin Türkiye temsilciliğinin Ankara'daki Sürmeli otelinde düzenlediği sempozyumda ise AB sürecinde hayat boyu eğitim adlı mesleki eğitim projesi masaya yatırıldı.Sempozyumda yaptığı konuşmasında, kendi bakanlığını ve devletin personel sistemini eleştiren Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu tür projelere destek verdiği için Avrupa Birliği'ne teşekkür etti.fusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acne
İkinci Abdülhamit'in Maliye ve Maarif Nazırı Ahmet Zühtü Paşa'nın "şu okullar olmasa maarifi ne güzel idare ederdim" dediği bilinir. Yaklaşık yüz otuz yıl sonra aynı koltukta oturan AKP'li Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in açıklamaları da Ahmet Zühtü Paşa'yı aratmayacak nitelikte. AKP'li Bakan, kendi bakanlığının çok büyük bir yapıya sahip olmasından yakınıyor. Hemde bunu bir hastalık olarak niteliyor. "MEB, 20 milyon öğrencisi, 60 bin okulu, 1 milyon çalışanı olan dünyanın en büyük hastalık irisi kurumlardan biri" Evet, yanlış duymadınız.. Milli Eğitim Bakanı Çelik, bakanlığının hastalık derecesinde iri bir yapısı olduğunu söylüyor. Bakan Çelik, bu nedenle bakanlığı küçültmeye çalıştıklarını da itiraf ediyor. Evet, AKP Hükümeti, Milli Eğitim Bakanlığı'nı gerçekten küçültüyor. Tarikatlarla yakın ilişkisi olduğu bilinen AKP Hükümeti ve onun milli eğitim bakanı göreve gelir gelmez, devlet okullarında okuyan öğrencilerin özel okullara gidebilmelerinin önünü açtı. Devlet personeli olması gereken öğretmenler, sözleşmeli hale getiriliyor. Milli Eğitim Bakanığı'nın matbaaları dururken ders kitapları, özel sektöre hazırlatılıp yayınlatıldı. Bununla da yetinmeyen AKP Hükümeti şimdi de, kamu yönetimi reformuyla milli eğitime bağlı okulları yerel yönetimlere devretmenin planlarını yapıyor. İşte şimdi AKP'li Milli Eğitim Bakanı Çelik, Ahmet Zühtü Paşa'nın rüyasını gerçekleştiriyor. Hem de, o Cüneyt Ülsever'in "Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir" sözlerini hatırlatarak. "Türkiye'de eğitim MEB'e bırakılmayacak kadar önemlidir"
Türk-İş Konfederasyonu ve AB'nin Türkiye temsilciliğinin Ankara'daki Sürmeli otelinde düzenlediği sempozyumda ise AB sürecinde hayat boyu eğitim adlı mesleki eğitim projesi masaya yatırıldı. AB sürecinde hayat boyu eğitim ve istihdam sempozyumu Sürmeli otelinde yapıldı. Sempozyumda konuşan Türk-İş Genel başkanı Salih Kılıç, Avrupa Birliği'nden sağlanan parasal destekle Türkiye'de yürütülen eğitim programının daha da yaygınlaştırılması gerektiğini savundu. Avrupa Birliği Türkiye Temsilcisi Kretschmer, MEGEP adı verilen proje kapsamında Türkiye'de 245 mesleki eğitim projesine para verdiklerini söyledi. Türkiye'nin AB'ye girişinin çok uzun bir sürede gerçekleşeceğini de söyleyen Kretschmer, Türiye'deki işgücünün Avrupa'da serbest dolaşımının önündeki engellere dikkat çekti. Kretschmer serbest dolaşımın, uzun süren mesleki eğitimler sonrası sınırlı sayıda işçiye verilecek EuroPass belgeyle yapılabileceğini belirtti. AB Türkiye Temsilcisi, adeta öğüt verir tarzda, Türkiye'nin başarıya ulaşması için sabırlı ve kararlı olması gerektiğini savundu. Konuşması boyunca, kendi bakanlığını ve devletin personel sistemini eleştiren Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu tür projelere destek verdiği için Avrupa Birliği'ne teşekkür etti.