Kafası Karışık Erdoğan Halkı Yine Yanılttı
Halkı salak yerine koyup ; bir kaç ay önce söyledikleri ile çelişkili demeçler vermek bir Tayyip Erdoğan klasiği halini aldı. Başbakan; yandaş olmayan medyanın bile süreçteki riyakar duruşundan cesaret alıyor olsa gerek ; dün söylediğini bugün unutmayı alışkanlık haline getirdi. Bu Başbakan değil miydi; daha bir kaç ay önce ; "2011'den sonra bir adaha aday olmayacağım" diyen. Bu sözlerin esas anlamının "Başbakanlığa aday olmayacağım, benim gözüm ABDullah Gül'ün koltuğunda" anlamına geldiğini biliyorduk ama halka "koltuk sevdalısı olmayan kamil insan" görüntüsü verirken toplanan kredilerin, bu sözler yutulurken faizi ile birlikte geri ödenmesi lazım. new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscialis coupons printable link discount prescription drug cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenacleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
|
Halkı salak yerine koyup ; bir kaç ay önce söyledikleri ile çelişkili demeçler vermek bir Tayyip Erdoğan klasiği halini aldı. Başbakan; yandaş olmayan medyanın bile süreçteki riyakar duruşundan cesaret alıyor olsa gerek ; dün söylediğini bugün unutmayı alışkanlık haline getirdi. Bu Başbakan değil miydi; daha bir kaç ay önce ; "2011'den sonra bir adaha aday olmayacağım" diyen. Bu sözlerin esas anlamının "Başbakanlığa aday olmayacağım, benim gözüm ABDullah Gül'ün koltuğunda" anlamına geldiğini biliyorduk ama halka "koltuk sevdalısı olmayan kamil insan" görüntüsü verirken toplanan kredilerin, bu sözler yutulurken faizi ile birlikte geri ödenmesi lazım. "Delikanlılık" makamı da ; "Başbakanlık" makamı da da temel bir dürüstlük standardını tutturmayı gerekiyor ve anlaşılan Tayyip Erdoğan bu yüzden bu iki makamdan başka bir makama geçiş sancıları yaşıyor. Tayyip Erdoğan'ın bir kaç önce söylediği sözlerini unuttuğu/unuttumaya çalıştığı haberini aşağıda bulabilirsiniz. ----------------------- "Başbakan'dan Başkanlık Sistemi Sinyali" Başlıklı Haber ----------------- Bir TV programında (Açık İstihbarat : HaberTürk) konuşan Erdoğan, kendisinin başkanlığı düşünüp düşünmediği yolundaki soruyu “Başbakan olarak 7.5 yıllık tecrübem var, 18 yaşından bu yana siyasetin içindeyim. Şu anda bir şey söyleyemem. Ama böyle bir şeyi halkım kabul eder, başkanlık sistemi olarak konuşuyorum şahıs olarak değil, ondan sonrası ayrı” diye yanıtladı. Erdoğan şunları söyledi: 2011 sonrası geçiş Yüksek yargıda biz bugün eğer bazı adımları atmak istiyorsak, hem yüksek yargının bu noktada güçlenmesini; ama bir taraftan da atanmış-seçilmiş ilişkisindeki dengesizliği ortadan kaldıralım istiyoruz. Çünkü şu anda yüksek yargının kimseye hesap verme diye bir sorumluluğu yok. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde böyle bir anlayış, yaklaşım yok. Biz istiyoruz ki, buraya yavaş yavaş bir geçiş sağlayalım ki, bununla geçiş sağlanmıyor. Ama 2011'den sonraki atılacak adımlarda bu geçişin de sağlanması lazım. Belki Türkiye'nin gündemine yeniden başkanlık sistemi gelecek. Bu da olabilir. Paradigmadan kurtulmalı Yıllarca rahmetli Özal zamanında bu çok konuşuldu. Yepyeni bir Anayasayla, halkımız bize bu yetkiyi verirse bunlar gündeme gelebilir ve bunlar tartışılabilir, konuşulabilir. Sistemin rahat çalışması açısından bu olaya olumlu bakıyorum. Başkanlık sisteminin en önemli özelliği, orada kongre, parlamento çok daha etkili hale gelecektir. Ama şu anda durum pek böyle değil. Bakın görüyoruz, 411 çıkıyor; ama 411'in aldığı karar atanmışlar tarafından oluşmuş bir kurumda önü kesiliyor. Ondan sonra biz Türkiye'de ‘Usulden mi, esastan mı inceler?' onun tartışmasını yapıyoruz. Türkiye'yi bizim bir defa bu paradigmalardan kurtarmamız lazım. İşi, şöyle tam manasıyla bir sağlam zemine oturtmamız lazım. Orada başkan tamamen layüsel (sorumsuz) durumda değil. ABD'yi yakalamak lazım ABD'de başkan kongreye teklif yapıyor. Kongreye onayı olmadan hiçbir karar alınmıyor. Bizde ise bunun tam tersi. Aslında mevcut yapıda o yarı başkanlık var, orada bir değişiklik olmadı. Sadece parlamento seçerken, biz burada aslında, başkanlık sistemine geçişin bu bir alıştırmasıdır. Başkanlık sisteminde başkanı halk seçiyor, burada da diyoruz ki, ‘Cumhurbaşkanını halk seçsin'. Bu yıllar yılı zaten halkımızın bir talebiydi. 7 yıl olmasın 5, artı icabında ikinci bir kez de seçilebilme şansı olsun. Bunu getirmiş olduk biz onunla. Bunu da başardık. Halkımızın da katkısının yüzde 70'lere ulaştığını gördük. Sembolik değil güçlü Halkın büyük bir talebi var. Böyle bir süreç cumhurbaşkanlığı makamını güçlendiriyor. Ama biz eğer başkanlık sistemine geçilecekse bu böyle olmalı. O zaman hakikaten o makam sembolik değil güçlü bir makam olur. Bunun altında kongre ve hatta Bakanlar Kurulu, 25-26 tane bakan olmasına da gerek yok, onların da yeniden dizayn edilmesinde faydalar olacaktır. Belki o zaman sayı 14-15'e inecektir; ama bakanın altında bakan yardımcıları olacaktır. Belki 1,2,3 tane bakan yardımcısı olacaktır. Dolayısıyla sistem çok daha farklı, daha güçlü bir şekilde çalışma imkanını yakalayacaktır. Bunu yakalamamız lazım. Kafamda model var Erdoğan, “Sizin kafanızda bir proje olduğu çok belli” sözleri üzerine, “Model var tabii” dedi. Anayasanın bu yönde değiştirilmesinde bir zorunluluk görüp görmediğinin sorulması üzerine Erdoğan, 2011'den sonraki süreçte bunu halka götürebileceklerini, halkın kabul etmesi halinde bu adımın atılacağını söyledi. Bu sözleriniz üzerine ‘Başkanlık sistemini kendisi için düşünüyor' gibi değerlendirmeler gelecek. Bu yorum veya eleştirilere ne yanıt vereceksiniz?” sorusu üzerine Erdoğan, sadece Başbakan olarak 7.5 yıllık tecrübesi bulunduğunu, 18 yaşından bu yana siyasetin içinde olduğunu belirterek, “Şahsımla alakalı ben bu alanda şu anda bir şey söylemem, söyleyemem. Ama böyle bir şeyi halkım kabul eder, başkanlık sistemi olarak konuşuyorum şahıs olarak değil, ondan sonrası ayrı” dedi. (Kaynak : Hürriyet)
|