Siyaset28 Nisan 2005 00:00
R.T. Erdoğan''dan İsrail''e son "jest"(!): İHA - Ferruh Sezgin
Kabul etmeli ki, Milli Görüşçüler Siyonizm konusunda çok iyi eğitilmiştir.Ama onların, bugün AKP''nin üst yönetimini ele geçirmiş olanlarında, o eski anti-Siyonist eğilimleri pek bulamazsınız.Aynı, bazı eski Marksistler''in sırf devletten intikam alabilmek uğruna her yıkıcı odakla işbirliği içine girmesi gibi, bazı eski Milli Görüşçüler de bugün İsrail ile kucak kucağa.sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Bu elbette, dolaylı veya doğrudan, Siyonizm idealine hizmetten başka bir şey değil. 20 Nisan 2005 tarihli gazetelerin bazıları, Başbakan Erdoğan''ın Mayıs ayının ilk günlerindeki İsrail -ve Filistin- resmî ziyaretinin öncesinde yapılan bir "jest"i (!) kamuoyuna duyurdu: Türkiye, uzun zamandır gündemde olan insansız hava aracı (İHA) projesinde tercihini İsrail''in Heron (Kartal) uçaklarından yana kullanmıştı.
Buna göre, İsrail Uzay ve Havacılık Sanayii (IAI-Israeli Aerospace Industries) ile Elbit isimli İsrail Şrmasından oluşan bir konsorsiyum olan IUP tarafından imal edilecek Heron modeli 10 IHA (UAV-Unmanned Aerial Vehicle) yaklaşık 2,5 yıllık bir süre içinde Türkiye''ye teslim edilecek.
Projenin bütçesi 183 milyon Dolar, yani İsrail devletinin kasasına her uçak için 18,3 milyon Dolar girecek. Havacılık terminolojisinde, teslim edilecek her uçak grubu "sistem" adını taşıyor ve her sitemde de ortalama 3 ilâ 4 uçak yer alıyor.
Heron''lar sırasıyla 3-3-4 uçaktan oluşan 3 sistem halinde Türk Silahlı Kuvvetleri''ne (TSK) teslim edilecek.
İsrail Heron''larını takiben, TUSAŞ''ın (Türk Uçak Sanayii A.Ş.) imal edeceği yerli İHA''lar TSK''nın envanterine girmeye başlayacak.
İsrail İHA''larının satın alınma kararının zihinlerde yol açtığı soru işaretlerini ortadan kaldırmak için ise TUSAŞ''ın imal edeceği yerli İHA''ların ancak 4-5 yıl sonra TSK''ya teslim edilebileceği gerekçe gösteriliyor ama, bu acaba ne kadar kabul edilebilir bir mazeret?.
.
Türkiye''nin iyi dış politika yazarlarından Fikret Ertan, 26 Nisan 2005 tarihli Zaman''da çıkan "Dünyanın en iyisi" başlıklı yazısında Heron''ları öve öve bitiremiyor. Ertan''ın yazısındaki bilgilere göre, 52 saat havada kalabilen, 250 kg''lık taşıma kapasitesi olan ve 10 km''lik (30.000 feet) irtifaya tırmanabilen çok maksatlı bir İHA olan Heron''lar İsrail tarafından pek çok ülkeye pazarlanıyor.
Bunlardan biri olan Hindistan, 2004 sonunda İsrail ile 50 Heron için 230 milyon Dolar tutarında bir anlaşma imzalamış.
İsrail, Heron''lar dışındaki diğer İHA modellerini Finlandiya, G.
Kore, Fransa, Belçika, Hollanda gibi devletlere satıyor.
İsrail teknolojisiyle yapılan İHA''ları alanlardan biri de ABD.
İsrail ABD''ye hem Hermes modeli İHA''lardan satmış hem de daha gelişmiş model olan Hunter''lar için 900 milyon Dolar tutarında bir başka anlaşma yapmış. Ertan bu verilere dayanarak, Türkiye''nin Heron''ları satın alma kararının İsrail''e yapılmış bir jest olmadığını, çünkü bu uçakların kendi kategorilerinde dünyanın en iyisi olduğunu ileri sürüyor.
.
Ne var ki, uçak modeli seçimi konusunda Türkiye''nin sicili hiç de parlak değil.
Türk Hava Kuvvetleri''nin F-5 ve F-4''lerden sonraki nesil olarak seçtiği F-16''ların nasıl olup da F-18 ve F-20''lere tercih edildiği hâlâ tartışmalı.
Daha sonra, C-130 ve C-160''ların yerini alacak nakliye uçağı olarak seçilen CASA''ların neden İtalyan G-222''lere ve bir diğer seçenek olan Kanada uçağına tercih edilmiş olduğu konusunda da kamuoyu tatmin olabilmiş değil.
CASA''ların başımıza açmış olduğu dertler meydanda, en ileri teknolojiye sahip olduğu halde elenmiş olan G-222''lere ise daha sonra Amerikalılar sahip çıktı ve halen başka bir isim altında dünyaya pazarlıyorlar. Bazı Türk havacılık uzmanları, Heron''ların satın alınma kararına ateş püskürüyorlar.
Uzmanlarımızın verdiği bilgilere göre, İsrail Heron''larından sonraki İHA ihtiyacımızı karşılayacak olan TUSAŞ''tan çok önce, TAI de bu tür uçakların yapımı çalışmalarını başlatmış ve üç ayrı model İHA geliştirerek uçurmuş.
Ancak, TAI''nin durdurulan bütün diğer yatırımları gibi bu proje de durdurulmuş.
TAI dışında, Zorlu Holding de bir İHA projesi başlatmış ve halen devam ettiriyor.
Ayrıca, İstanbul''daki Baykar Makina tarafından geliştirilen bir başka İHA modeli daha var ki, 2004''te Hava Harp Okulu''nda ve 2005''te İTÜ Uçak ve Uzay Fakültesi''nde tanıtımı yapılmış (Ayrıntı için, ''www.baykarmakina.com/ihaprojesi.asp''). Şu sıralar ABD tarafından geliştirilen bir Müşterek Taarruz Uçağı (Joint Strike Fighter) olan F-35''lerin, insanlı son hava savaş aracı olduğu söyleniyor.
Teknolojik AR-GE faaliyetlerinden gelen bütün işaretler, F-35''lerden sonra, yani 8-20 yıl sonrasından itibaren, bütün gelişmiş hava savaş araçlarının insansız olacağını gösteriyor.
Türkiye''nin de, bu gelişmeleri dikkate alarak; keşif, istihbarat, uzaktan algılama ve benzeri yetenekleri gelişmiş İHA''lar üzerinde ciddi çalışmalar yapması gerekiyor.
Bunun aksi, Amerikalılar''ın baskısı ile Kayseri Uçak Fabrikası''nın kapatılması sonucu içine düştüğümüz askeri zaafiyetin gelecek dönemlerde da devam edeceği anlamını taşır.
Asıl önemlisi, Türk uzmanlar üzerine basa basa şu soruyu soruyorlar: Bu İHA ihtiyacı, bizim ihtiyacımız mı? Daha açığı, Türkiye acaba, üstelik parayı da kendi cebinden ödeyerek, İsrail''in istihbarat hizmetlerinin karşılanmasına mı katkıda bulunacaktır?
Buna göre, İsrail Uzay ve Havacılık Sanayii (IAI-Israeli Aerospace Industries) ile Elbit isimli İsrail Şrmasından oluşan bir konsorsiyum olan IUP tarafından imal edilecek Heron modeli 10 IHA (UAV-Unmanned Aerial Vehicle) yaklaşık 2,5 yıllık bir süre içinde Türkiye''ye teslim edilecek.
Projenin bütçesi 183 milyon Dolar, yani İsrail devletinin kasasına her uçak için 18,3 milyon Dolar girecek. Havacılık terminolojisinde, teslim edilecek her uçak grubu "sistem" adını taşıyor ve her sitemde de ortalama 3 ilâ 4 uçak yer alıyor.
Heron''lar sırasıyla 3-3-4 uçaktan oluşan 3 sistem halinde Türk Silahlı Kuvvetleri''ne (TSK) teslim edilecek.
İsrail Heron''larını takiben, TUSAŞ''ın (Türk Uçak Sanayii A.Ş.) imal edeceği yerli İHA''lar TSK''nın envanterine girmeye başlayacak.
İsrail İHA''larının satın alınma kararının zihinlerde yol açtığı soru işaretlerini ortadan kaldırmak için ise TUSAŞ''ın imal edeceği yerli İHA''ların ancak 4-5 yıl sonra TSK''ya teslim edilebileceği gerekçe gösteriliyor ama, bu acaba ne kadar kabul edilebilir bir mazeret?.
.
Türkiye''nin iyi dış politika yazarlarından Fikret Ertan, 26 Nisan 2005 tarihli Zaman''da çıkan "Dünyanın en iyisi" başlıklı yazısında Heron''ları öve öve bitiremiyor. Ertan''ın yazısındaki bilgilere göre, 52 saat havada kalabilen, 250 kg''lık taşıma kapasitesi olan ve 10 km''lik (30.000 feet) irtifaya tırmanabilen çok maksatlı bir İHA olan Heron''lar İsrail tarafından pek çok ülkeye pazarlanıyor.
Bunlardan biri olan Hindistan, 2004 sonunda İsrail ile 50 Heron için 230 milyon Dolar tutarında bir anlaşma imzalamış.
İsrail, Heron''lar dışındaki diğer İHA modellerini Finlandiya, G.
Kore, Fransa, Belçika, Hollanda gibi devletlere satıyor.
İsrail teknolojisiyle yapılan İHA''ları alanlardan biri de ABD.
İsrail ABD''ye hem Hermes modeli İHA''lardan satmış hem de daha gelişmiş model olan Hunter''lar için 900 milyon Dolar tutarında bir başka anlaşma yapmış. Ertan bu verilere dayanarak, Türkiye''nin Heron''ları satın alma kararının İsrail''e yapılmış bir jest olmadığını, çünkü bu uçakların kendi kategorilerinde dünyanın en iyisi olduğunu ileri sürüyor.
.
Ne var ki, uçak modeli seçimi konusunda Türkiye''nin sicili hiç de parlak değil.
Türk Hava Kuvvetleri''nin F-5 ve F-4''lerden sonraki nesil olarak seçtiği F-16''ların nasıl olup da F-18 ve F-20''lere tercih edildiği hâlâ tartışmalı.
Daha sonra, C-130 ve C-160''ların yerini alacak nakliye uçağı olarak seçilen CASA''ların neden İtalyan G-222''lere ve bir diğer seçenek olan Kanada uçağına tercih edilmiş olduğu konusunda da kamuoyu tatmin olabilmiş değil.
CASA''ların başımıza açmış olduğu dertler meydanda, en ileri teknolojiye sahip olduğu halde elenmiş olan G-222''lere ise daha sonra Amerikalılar sahip çıktı ve halen başka bir isim altında dünyaya pazarlıyorlar. Bazı Türk havacılık uzmanları, Heron''ların satın alınma kararına ateş püskürüyorlar.
Uzmanlarımızın verdiği bilgilere göre, İsrail Heron''larından sonraki İHA ihtiyacımızı karşılayacak olan TUSAŞ''tan çok önce, TAI de bu tür uçakların yapımı çalışmalarını başlatmış ve üç ayrı model İHA geliştirerek uçurmuş.
Ancak, TAI''nin durdurulan bütün diğer yatırımları gibi bu proje de durdurulmuş.
TAI dışında, Zorlu Holding de bir İHA projesi başlatmış ve halen devam ettiriyor.
Ayrıca, İstanbul''daki Baykar Makina tarafından geliştirilen bir başka İHA modeli daha var ki, 2004''te Hava Harp Okulu''nda ve 2005''te İTÜ Uçak ve Uzay Fakültesi''nde tanıtımı yapılmış (Ayrıntı için, ''www.baykarmakina.com/ihaprojesi.asp''). Şu sıralar ABD tarafından geliştirilen bir Müşterek Taarruz Uçağı (Joint Strike Fighter) olan F-35''lerin, insanlı son hava savaş aracı olduğu söyleniyor.
Teknolojik AR-GE faaliyetlerinden gelen bütün işaretler, F-35''lerden sonra, yani 8-20 yıl sonrasından itibaren, bütün gelişmiş hava savaş araçlarının insansız olacağını gösteriyor.
Türkiye''nin de, bu gelişmeleri dikkate alarak; keşif, istihbarat, uzaktan algılama ve benzeri yetenekleri gelişmiş İHA''lar üzerinde ciddi çalışmalar yapması gerekiyor.
Bunun aksi, Amerikalılar''ın baskısı ile Kayseri Uçak Fabrikası''nın kapatılması sonucu içine düştüğümüz askeri zaafiyetin gelecek dönemlerde da devam edeceği anlamını taşır.
Asıl önemlisi, Türk uzmanlar üzerine basa basa şu soruyu soruyorlar: Bu İHA ihtiyacı, bizim ihtiyacımız mı? Daha açığı, Türkiye acaba, üstelik parayı da kendi cebinden ödeyerek, İsrail''in istihbarat hizmetlerinin karşılanmasına mı katkıda bulunacaktır?