Siyaset25 Mart 2010 00:00

İstenen Tasfiye - Işık Kansu

Abdullah Gül (Özel yetkili savcılara ilişkin bir soruyu yanıtlarken): “Normal savcılardan farklı özel yetkileri var. Bu tip konuları didik didik edecek. Her kurum kendi içerisinde yanlış yapanı ayıracak. Çok açık. Büyük kurumların içerisinde tabii ki yanlış yapanlar olabilir, olacaktır. Alacak, kenara koyacak, o kadar.” Bütün bu konuşmalara; dönemin Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Nusret Taşdeler’in, Abdullah Gül Çankaya’ya çıktıktan hemen sonra, Eylül 2007’de hazırladığı rapordaki saptamasını ekleyelim: coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardscialis forum link cialis bez receptacleocin 150 mg read cleocin 300 mg

İstenen Tasfiye

Işık Kansu - Cumhuriyet

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

25.03.2010


Son birkaç aydır yapılan açıklamaları bir kez daha alt alta sıralayalım:

Recep Tayyip Erdoğan:

“Asker-sivil ilişkilerine baktığımız zaman, orada da beklenen, arzu edilen ordunun konumu netleştirilmemiş. Bugüne kadar anayasal bir kurum olarak, o da yerine dört dörtlük oturtabilmiş değil. Ama son dönemlerde bu konuda bana göre olumlu gelişmelerin olduğunu da söylemeden geçemeyiz. Bizim bu 7 yıllık süreç içinde birçok kurumsal değişikliklerin yapılması ve atılan adımlar noktasında, bir defa iktidar-ordu ilişkilerinde çok daha olumlu bir sürecin içine girdik.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey:

“AKP hükümeti ve başka unsurların yarattığı demokratik dönüşüm açık. Bu durumda da ordunun içerdeki durumu güçlü biçimde denetlemesi ve gözetlemesine duyulan ihtiyaç azalmış durumda. Orgeneral Başbuğ demokrasiye bağlı olağanüstü bir lider.

Recep Tayyip Erdoğan:

“Genelkurmay Başkanımız olsun, kuvvet komutanlarımız olsun, olaylara yaklaşımda bizim paslaşmamız olumlu bir şekilde gelişiyor.”

Orgeneral İ;lker Başbuğ (Generallerin de tutuklandığı Balyoz soruşturması için):

“Olay ciddidir ve bugüne kadar belki yaşanan olayların Türk Silahlı Kuvvetleri üzerindeki etkisi açısından en önemlilerinden birisidir. Ve en ciddilerinden birisidir.”

Abdullah Gül (Özel yetkili savcılara ilişkin bir soruyu yanıtlarken):

“Normal savcılardan farklı özel yetkileri var. Bu tip konuları didik didik edecek. Her kurum kendi içerisinde yanlış yapanı ayıracak. Çok açık. Büyük kurumların içerisinde tabii ki yanlış yapanlar olabilir, olacaktır. Alacak, kenara koyacak, o kadar.”

Bütün bu konuşmalara; dönemin Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Nusret Taşdeler’in, Abdullah Gül Çankaya’ya çıktıktan hemen sonra, Eylül 2007’de hazırladığı rapordaki saptamasını ekleyelim:

“22 Temmuz seçimleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti için devletin temel nitelikleri açısından bir dönüm noktasıdır. Türkiye, demokrasi ile İslamın bir arada yaşayabileceğini ispat etmiş bir ‘ılımlı İslam’ devleti olarak tanımlanmaktadır. Hükümet de, iç kamuoyu, AB ve Avrupa’nın da desteği ile elde ettiği kazançlarını pekiştirmeye kararlı görünmektedir. Bu eğilimi ve ‘İslami demokrasi’ bağlamında kazanılmış olan bir ivmeyi, halen gelmiş olduğu noktadan geri çevirmek son derece zordur.

Her şeyden önce, yeni şartlar ortaya çıkaran ve yeni tedbir ve uygulamalar gerektiren bir dönem içinde olduğumuzu kabul etmek gerekmektedir.

Esas mesele, ılımlı İslam veya demokratik İslam olarak nitelendirilen yeni devlet düzeni içinde cumhuriyetin temel niteliklerine bağlı TSK’nin, kendisine nasıl bir yer bulabileceği ve burada nasıl barınabileceğidir.”


Olup biten çok berraktır aslında:

Ordu, kendi içinde, küresel ve ona bağlı yerel iktidara koşut bir tasfiyeye gitmektedir!

CHP lideri Deniz Baykal’ın “iktidar ile Genelkurmay Başkanı arasında pazarlık yaşandığı” kaygısı, bu açıdan bakıldığında büyük ölçüde haklılık kazanmaktadır.




Açık İstihbarat @ 2010