Tarih/Kültür24 Mart 2010 00:00

Gerçekte "Veda" Eden Kim? - Prof. Dr. Özer Ozankaya

Mustafa’nın “Kemal” adını alışına bile değin(e)meyen, O’nun düşünsel yetişmesini tümden boş bırakan, “ATATÜRK” katına yücelmesini sağlayan anti-emperyalist BÜYÜK DÜŞÜNCE’ye ve eyleme, yani emperyalizmin bir daha saldırmasına olanak bırakmayacak siyasal-toplumsal-ekonomik-kültürel büyük devrimlere tek sözcükle değinmeyen bir sözde film. Buna karşılık Sayın Livaneli, bilerek ya da bilmeyerek  belleklere kazımak istercesine   ‘çalışma’sına verdiği  ‘VEDA’ adıyla da,     film boyunca Atatürk’ü  en çok ölüm döşeğinde,  son soluğunda göstermesiyle de,  “Atatürk’ü artık bırakın!” çağrısında bulunan  ABD ve AB’nin Türkiye’yi “Atatürksüzleştirme”  emellerine pek uygun bir ‘ürün’ ortaya çıkarmıştır. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons click free discount prescription cardcialis forum link cialis bez receptaoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

www.acikistihbarat.com                                                       23.03.2010


Sayın Zülfi Livaneli’nin “ATATÜRK”  filmi olarak tanıtılan ‘çalışma’sı, adından   içeriğine dek hiçbir yönüyle   “ATATÜRK”ü ‘doğru’ anlatan ve tanıtan  bir film değil.

Mustafa’nın “Kemal” adını alışına bile değin(e)meyen, O’nun düşünsel yetişmesini tümden boş bırakan, “ATATÜRK” katına yücelmesini sağlayan anti-emperyalist BÜYÜK DÜŞÜNCE’ye ve eyleme, yani emperyalizmin bir daha saldırmasına olanak bırakmayacak siyasal-toplumsal-ekonomik-kültürel büyük devrimlere tek sözcükle değinmeyen bir sözde film.

Buna karşılık Sayın Livaneli, bilerek ya da bilmeyerek  belleklere kazımak istercesine   ‘çalışma’sına verdiği  ‘VEDA’ adıyla da,     film boyunca Atatürk’ü  en çok ölüm döşeğinde,  son soluğunda göstermesiyle de,  “Atatürk’ü artık bırakın!” çağrısında bulunan  ABD ve AB’nin Türkiye’yi “Atatürksüzleştirme”  emellerine pek uygun bir ‘ürün’ ortaya çıkarmıştır.

 

Bu nedenle üzerinde durulmaya, öteki somut ‘yanlış’larını sergilemeye değer bir yapıt   olmadığı kanısındayım.

Ancak “tarihe not düşmek” üzere bu birkaç tümceyi yazıyorum.

Atatürk’ün bugün de dünyanın tüm iyi-niyetli aydın insanlarının gönlünde ve zihninde özgürlüğün, bağımsızlığın, barış ve adaletin, gelişme ve ilerlemenin simgesi olmakta süregittiği, O’na “veda” ettirmek isteyenlerin ise daha şimdiden uygar insanlığın belleğinde silikleştiği  apaçık bir olgudur.