İstihbarat24 Mart 2010 00:00

"Ergenekon" İhbarcını Söyle, Kim Olduğunu Söyleyeyim - Açık İstihbarat Özel

<p> Bu adres üzerinden IP adresi tespit edip, ABD&rsquo;den sokak fotoğrafları çeken Habertürk gibi gazeteler, bu adresten bize mail atılmıştı diye övünen Odatv gibi Internet siteleri oldu.<br /> <br /> Halbuki Internet; atılan adresi istediğiniz gibi belirleyerek eposta yollayabileceğiniz programlarla dolu.<br /> <br /> Bir gün; <a href="mailto:polisinkullandığısalakgazeteci@hotmail.com">kullanilansalakgazeteci@hotmail.com</a>adresinden bir ihbar gelirse hiç şaşmayın.<br /> <br /> <strong>Bütün bu sahte &ldquo;Ümit Sayınlar&rdquo; ; &ldquo;gerçek&rdquo; Mehmet Ali&rsquo;ler furyası arasında gözden kaçan önemli bir ihbarcı oldu. </strong><br /> <br /> &nbsp;</p> <div style="display:none">cialis coupons printable <a href="http://blog.suntekusa.com/page/Free-Printable-Cialis-Coupons">link</a> discount prescription drug card</div><div style="display:none">cialis forum <a href="http://blog.devparam.com/page/cialis-sarajevo-B6K.aspx">cialis bez recepta</a> cialis bez recepta</div><div style="display:none">abilify <a href="http://idippedut.dk/page/Abilify-Gyogyszer" rel="nofollow">abilify alkohol</a> abilify</div>

www.acikistihbarat.com                                                                                             23.03.2010                                               


 

Gizli tanık müessesesinin sulandırılmasından sonra ihbar müessesesi de “Ergenekon” süreci vasıtası ile sulandırılmış durumda. İsimsiz, cisimsiz ihbar mektuplarına gösterilen itibar, bu mektupları kullananların fütursuzluğunu ve yaratıcılığını da arttırıyor.

“Ergenekon” sürecinin en verimli ihbarcılarından biri sanık Ümit Sayın oldu.

Önce; açtığı davayı kaybedince davayı kaybettiği kişi hakkında “Ergenekon” savcılarına, “bu kişi Ergenekon’un en kilit ismidir” diye bir ihbar mektubu yazdı ve o kişi kendini bu ihbar mektubu yüzünden tutuklanmış ve bir sene hapis yatar buldu. Sonra mahkemede; “ben o zaman öyle düşünüyordum, yanılmışım” sözleri ile ihbar mektubundan geri adım attı. “Ergenekon” savcılarının bu ihbar mektubu konusunda kendisini yönlendirdiğini , “yoksa bak 30 sene yatarsın” diye tehdit ettiklerini iddia etti.

Ümit Sayın’ın ihbar silsilesi daha sonra da devam etti. Mahkemede; yeni açıklamalarda bulunacağını beyan edip, gizli oturum talebinde bulundu. Gizli oturumda ne kadar yakınından geçtiği subay ismi varsa bunların ismini vererek, “Ergenekon” soruşturma sürecine bu isimlerin de adının bulaşmasını sağladı.

Tesadüfe bakın ki, Ümit Sayın’ın bu yeni ihbarından hemen sonra “Ergenekon” savcıları Ümit Sayın’ın tahliyesi talebinde bulunmaya başladılar ve bir kaç hafta geçmeden Ümit Sayın tahliye edildi.

Ailemizin ihbarcısı Ümit Sayın’ın ismi yine bir ihbar mektubu ile gündeme geldi.

HSYK ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne yollanan şikayet dilekçesinin altında yine Ümit Sayın’In imzası görüldü. Ümit Sayın;konu ile ilgili Beşiktaş Adliyesinde Adalet Bakanlığı müfettişlerine verdiği ifadede,  “Ergenekon” mahkemesi başkanı Köksal Şengün hakkında  yaratıcı iddialarda bulunan bu mektubun altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, aksine Köksal Şengün’ün adil ve hakkaniyete uygun davrandığını düşündüğünü söyledi.

Adalet Bakanlığı müfettişlerinin konu ile ilgili düzenlediği tutanakta ise Ümit Sayın’ın bu ifadesine dayanarak, dilekçenin içeriği ve imzanın Kabul edilmemesi dolayısı ile bu dilekçenin işleme alınmayacağı ifadelerine yer verildi.

İmzaların gerçekliğinin beyan üzerinden test edildiği yeni bir dönemde bu vesile ile açılmış oldu. İhbarda bir marka haline dönüştürüldüğü anlaşılan “Ümit Sayın” üzerinden açılan yoldan Dursun Çiçek imzalı belgenin de yararlanması işten bile değil.

Ümit Sayın’dan daha renkli vakalarda yaşanmadı değil.

Mahkeme sürecinde yollanan ve Köksal Şengün okurken, salonda gülüşmelere yolaçan bir başka ihbar mektubunda, Diyarbakır’dan bir vatandaş koyunlarının “Ergenekon” tarafından çalındığını ihbar etti.

İnsanı “Bu kadar da olmaz” ifadesinden soğutan ülkemizde; ihbarda yaratıcılık eşiğini bir başka savcı daha üst seviyelere taşıdı ve borcu olduğu çaycıyı “Ergenekoncu” olarak ihbar etti.

“Ergenekon”’da son ihbar vakası “Mehmet Ali” rumuzu üzerinden gerçekleşti.

mehmetali06168 @hotmail.com” adres üzerinden atılan e-postada meşhur el bombası yüklü kamyon ihbarı yapıldı. Daha sonra aynı e-posta adresi üzerinden polislere sitem dolu bir başka mektup yollanarak; “ben sadece o kamyonu değil, diğerlerini de ihbar etmiştim, diğer 4 kamyonu niye durdurmadınız” diyerek hesap soruldu.

Bu e-postanın medyaya düşmesinden sonra, henüz alınmadığı anlaşılan bu  e-posta adresini alarak, bunun üzerinden sağa sola mail atan ve isminin başharfleri A.B.A olduğu anlaşılan bir üniversite öğrencisi ise Balıkesir’de tespit edilerek gözaltına alındı.

Öğrenci; “gerçek Mehmet Ali”’nin kendisi olmadığını, sadece olayın duyulmasından sonra meraktan bu adresi aldığını belirtti.

Bu adres üzerinden IP adresi tespit edip, ABD’den sokak fotoğrafları çeken Habertürk gibi gazeteler, bu adresten bize mail atılmıştı diye övünen Odatv gibi Internet siteleri oldu.

Halbuki Internet; atılan adresi istediğiniz gibi belirleyerek eposta yollayabileceğiniz programlarla dolu.

Bir gün; kullanılansalakgazeteci@hotmail.comadresinden bir ihbar gelirse hiç şaşmayın.

Bütün bu sahte “Ümit Sayınlar” ; “gerçek” Mehmet Ali’ler furyası arasında gözden kaçan önemli bir ihbarcı oldu.

Ahmet Demir.

“Ahmet Demir”;geçenlerde kabul  edilen kafes iddianamesinin sıfır noktasında yeralan ihbar mektubunu yazan sanal şahsiyet.

15 Aralık 2008 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği ihbar mektubunda; 16 Kasım 2008 tarihinde Koç Müzesinde yeralan bir denizaltı da patlayıcı madde bulunduğu ve imha edildiği bilgisine yer verdi.

Bu ihbar; medyada koparılan “Denizaltıyı ziyarete gelen çocukları bombalayacaklardı” yaygarasının da başlangıcı oldu ve Kafes Eylem planı olduğu iddia edilen metni tamamladı.
 

Sözkonusu sıfır noktası ihbarını yapmak için kullanılan Ahmet Demir isminin bir özelliği var.

Yeşil olarak da bilinen Mahmut Yıldırım’ın kod adı olması.

Kafes Eylem planı sürecinin sıfır noktasında yapılan ihbar için yıllardır kamuoyunun peşinde koştuğu , “derin devletle” ismi özdeşleşmiş, yaşayıp yaşamadığı konusunda sayfalarca spekülasyon yapılmış bir ismin seçilmesi de tesadüf olsa gerek.

Bütün bu tesadüfleri yanyana koyduğunuzda; “Ergeneon” sürecini kurgulayanların ve bu sahnede cin rolünü üstlenenlerin ihbarcılık müessesesini kullanmadaki yaratıcılıklarını gün be gün geliştirdikleri görülüyor.

M. Ahmet Demir ; “gerçek” Mehmet Ali ; “sahte” Mehmet Ali A.B.A ….

Bakalım bu en son A.B.A’nın altından hangi sopa çıkacak?

Açık İstihbarat