AB22 Mart 2010 00:00

Bir Türkiye Dinamiği : Fransa - Almanya Çekişmesi

(Açık İstihbarat : Sitemizdeki teknik sorun nedeniyle format sorunu yaşanan yazıyı tekrar yayınlıyoruz) Alman ticaret federasyonları da hükümetlerine destek çıkarak ; Almanya'nın diğer ülkelere uyum sağlamak yerine, diğer  ülkelerin verimliliklerini nasıl arttırabileceklerini düşünerek Almanya'ya benzer reformlar yapmaları gerektiğini savundu. 2008 yılı itibarı ile Almanya ile Fransa arasındaki ticaret açığı 30.3 milyar Euroya ulaşmış durumda. Türkiye'ye gelince her türlü uyum/entegrasyon mesajı veren bu iki ülkenin; sözkonusu kendi çıkarları olunca Avrupa Birliği'nin nasıl içi boş bir kılıfa dönüştüğünü ortaya çıkaran bu söz duellosu aynı zamanda Fransa-Almanya çıkar çatışmasının Türkiye'ye  yansımaları açısından da önemli. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilo

Bir Türkiye Dinamigi : Fransa-Almanya Çekismesi

Açik Istihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.comný

22.03.2010



Pazartesi günü yayinlanan Financial Times gazetesinde Fransa Ekonomi Bakani Christine Lagarde'in bir röportaji yayinlandi.

Röportajda Lagarde; Almanya'yi ticaret fazlasi nedeni ile suçluyor ve Almanya'yi vergileri keserek iç talebi arttirma yönünde tesvik ediyordu. Böylece Almanlar daha fazla Fransiz mali alabilecek ve ticaret dengesi saglanabilecekti.

Lagarde'a göre bu ticaret fazlasi, Euro bölgesindeki diger ülkelerin de rekabet gücünü engelliyordu. Lagarde bu sözleri  daha sonra Fransiz radyo kanali RTL'de de söyledi. Almanya bu sözlere cevap vermekte gecikmedi. Alman Basbakani Merkel,  Almanya'nin ihracata bagimliligini azaltma yönündeki çagrilari reddederek;

"güçlü oldugumuz alanlardaki avantajlarimizi  birakmayiz"

dedi. Merkel'e göre Almanya'nin en yavas olana uyum saglamasinin bir mantigi yoktu.

Alman ticaret federasyonlari da hükümetlerine destek çikarak ; Almanya'nin diger ülkelere uyum saglamak yerine, diger  ülkelerin verimliliklerini nasil arttirabileceklerini düsünerek Almanya'ya benzer reformlar yapmalari gerektigini savundu. 2008 yili itibari ile Almanya ile Fransa arasindaki ticaret açigi 30.3 milyar Euroya ulasmis durumda.

Türkiye'ye gelince her türlü uyum/entegrasyon mesaji veren bu iki ülkenin; sözkonusu kendi çikarlari olunca Avrupa Birligi'nin nasil içi bos bir kilifa dönüstügünü ortaya çikaran bu söz duellosu ayni zamanda Fransa-Almanya çikar çatismasinin Türkiye'ye  yansimalari açisindan da önemli.

Dünün(18 Mart 2010) iki gazetesinden iki mansete bakalim.

Bugün gazetesi ; "Test Uçusunda Yere Çakildi" manseti ile çikti.

Haberde; uzmanlarin karsi çikislarina ragmen, 9 adet Deniz Karakol ve Sahil Güvenlik uçagi için Fransiz Thales firmasi  ile anlasma yapildigini, bu uçaklarin yillardir teslim edilemedigini ve maliyetlerinin yüz milyonlarca dolar arttigi  belirtiliyor.

Uçaklarin; dönemin Genelkurmay Baskani Kivrikoglu'nun Ermeni yasa tasarisi nedeni ile askeri iliskileri dondurmasina ve  dönemin Hava Kuvvetleri Komutani Ergin Celasin'in uyarilarina ragmen Oramiral Özden Örnek'in israri ile alindigi da  belirtiliyor.

Bugün'ün bu haberdeki Fransa vurgusu önemli. Çünkü istese bu haberin oklarini sözkonusu uçaklar Casa oldugu için  Ispanyollara; Thales firmasi Ingiltere kökenli bir firma oldugu için Ingiltere'ye de yöneltebilirdi.

Fakat Bugün; Fransa'ya özel muamele yapmayi tercih ediyor.

Sabah'in ayni gün attigi manset ise söyle : "Fransizlarin Türk Kahramani"

Haberden ögreniyoruz ki; Fransiz otomotiv sanayisinde 90 yillik geçmise sahip Heuliez fabrikasina talip olan Türk isadami Alphan Manas bir anda Fransa'da gündemin ön sirasina oturmus.

Bir Alphan Manas güzellemesi olan bu haberin ; Fransa gündemini de çok yakindan takip etmedigi anlasiliyor.

Avrupa'nin tarih boyunca kaderini belirleyen Fransa-Almanya çekismesi günümüzde de degisik formlarda devam ediyor; bu  çekismeyi frenlemek gerekçesi ile sekillendirilen Avrupa Birligi projesine ragmen. Bu gizli savasin cephelerinden biri de hep Türkiye oldu.

Modern Almanya'nin cografyasinda etkin Hasburg hanedanina karsi Osmanlilarin Fransiz krallari ve Alman prensleri ile  ile girdikleri denge oyunlari bu sürecin ilk asamalaridir.

Bu iki ülkenin Anadolu'yu etki alani olarak paylasim savasi Türkiye'deki politik sürecide derinden etkiledi.

"Ergenekon"  sürecinde bile; bu iki ülkenin özellikle silah sanayii üzerindeki çekismesi, hangi generallerin tutuklanip, hangilerinin  disarida kaldigi tablosuna bile etki edebiliyor.

"Ergenekon" bir yönüyle; Almanya-Fransa-Ingiltere-ABD-Rusya arasindaki dengeler üzerinden sekilleniyor.

Hukuk bahane.

Almanya-Fransa çekismesini; dogrudan Türkiye'deki mansetler üzerinden takip edebilmeniz ; bu iki  ülkenin Türkiye'deki derinligi açisindan da güzel bir örnek.

Gladio'yu Silivri'de arayanlar; yanlis yöne bakmayi birakip Gladio'yu bu mansetlerin arkasinda aramasi gerekiyor.

Açik Istihbarat

 

Açýk Ýstihbarat @ 2010