Demokratlık - Liberalizm İlişkisi - Serdar Kaya
Etyen Mahçupyan ile Atilla Yayla arasında yaşanan demokratlık-liberalizm polemiği, pek çok yönü itibariyle, Türkiye’de yakın dönemde gerçekleşen oldu. Bu tartışma, herşeyden önce, hakim siyasal rejimin kimi otoriter öğelerini savunanlar ile bunlara karşı çıkanlar arasında yaşanan alışılmış polemiklerden farklıydı. Bir başka deyişle, tartışmada yer alan her iki taraf da, otoriter olmaktan uzak bir yaklaşım ortaya koyma kaygısıyla argüman üretiyordu.coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis coupons printable link discount prescription drug cardrenovation vejle renovation skive renova
|
Etyen Mahçupyan ile Atilla Yayla arasında yaşanan
demokratlık-liberalizm polemiği, pek çok yönü itibariyle, Türkiye’de
yakın dönemde gerçekleşen oldu. Tartışma
çerçevesinde yazılan yirminin üzerinde yazı incelendiğinde,
demokratlık ve liberalizmin farklı çıkış noktalarına sahip oldukları
ve dolayısıyla farklı öncelik ve kaygılarla şekillendikleri ortaya
çıkıyor. Neticede, demokratlık ve liberalizmin bireysel haklar noktasında
birbirlerine kategorik bir karşıtlık içermiyor, hatta benzeri
hassasiyetleri paylaşıyor olmalarına rağmen, birinin özgürlük
diğerinin ise zihniyet temelli olan yaklaşımı, sosyal
gerçeklikleri anlamlandırma adına iki farklı perspektif ortaya
çıkarıyor. Demokratlık ve Liberalizmde Öteki AlgısıLiberalizm, farklı düşünce ve hayat tarzlarına sahip insanların
birbirlerinin konumlarına saygı göstererek yaşadıkları,
(başkalarının hakları ihlal edilmediği müddetçe) son tahlilde
herkesin kendi hayatını yaşayabilme özgürlüğünün olduğu bir toplumsal
birliktelik öngörür. Birbirleri için öteki (ya da en azından “başkası”) durumunda olan
insanların, kendi aralarına çizdikleri sınırlara riayet etmek, yani
kendi bireysel sınırlarının ötesindeki dünyalara karışmama taahhüdünde
bulunmak suretiyle tesis ettikleri bu özgür toplum tasavvuruna
getirilen “demokrat” itiraz ise, birbirinden müstakil bireysel
dünyalar esas alınarak oluşturulan bir siyaset modelini
reddeder. Bu anlayışa göre, öteki ile birlikte yaşadığının bilincinde olmak,
ortak karar alma noktasında öteki ile birlikte hareket etme
gerekliliğini de beraberinde getirir. Bu gereklilik ise,
gerçek ve uzun ömürlü çözümlerin ancak öteki durumunda olanlar ile
birlikte onların hassasiyetlerinin de dikkate alınmasıyla mümkün
olabileceği düşüncesinden mülhemdir. Bu çerçevede “uzlaşı
çabası”na yapılan vurgu da, herhangi bir konuda anlaşmaya varmak
kadar, ortak bir siyasal kültür inşa etmeye yönelik bir istek ve
gayreti de ima eder.
|