Medya17 Mart 2010 00:00

Taraf'tan Yıldıray Oğur "Ergenekon"'dan Nasıl Çıkar ? - Açık İstihbarat Özel

Taraf gazetesinin yazarlarından Yıldıray Oğur'un bir sözü düştü gazete köşelerine. İstanbul'da düzenlenen bir panelde konuşan Oğur; "Ergenekon öyle bir örgüt ki, ona üye olduğunu bilmeyenler var"demiş. Her yerde "Ergenekon" görmeye başlayan ve yapılan her ihbarın üzerine mal bulmuş mağribi gibi atlayan paranoyak zihniyetin son incisi ile karşı karşıyayız. new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscialis forum cialis bez recepta cialis bez receptasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects

Taraf'tan Yıldıray Oğur "Ergenekon"'dan Nasıl Çıkar?

Açık İstihbarat Özel

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

17.03.2010





Taraf gazetesi kıyametin alametleri sergilemeye devam ediyor. İlk alamet; 1980'lerin başında Tan gazetesinin manşetten "müjdelediği" sakallı ve konuşan bebeğin büyümüş halini anımsatan Rasim Ozan Kütahyalı idi. İkinci alamet ise geçenlerde peydahlandı.

Taraf gazetesinin yazarlarından Yıldıray Oğur'un bir sözü düştü gazete köşelerine. 

İstanbul'da düzenlenen bir panelde konuşan Oğur;

"Ergenekon öyle bir örgüt ki, ona üye olduğunu bilmeyenler var"

demiş.

Her yerde "Ergenekon" görmeye başlayan ve yapılan her ihbarın üzerine mal bulmuş mağribi gibi atlayan paranoyak zihniyetin son incisi ile karşı karşıyayız.

Bu paranoyak ve hastalıklı zihniyet akıldan uzaklaştıkça ettiği lafın, attığı manşetin gerçeklikle alakası ile daha az ilgilenirken; kafasındaki hezeyanların sahte gerçekliklerle uyuşturulması ile daha fazla ilgileniyor.

Her seferinde daha yüksek dozda uyuşturucuya ihtiyaç duyuyor. Daha çarpıcı belge, daha şok ihbar, daha inanılmaz gerçek...

Sonunda gelinen nokta; sıradan bir mühimmat nakliyatını "Bir kamyon şüphe" başlığı ile manşete taşımak veya yukarıdaki gibi bir cümle kurmak oluyor.

Oğur'un öncelikle bir hukuk kavramına ihtiyacı var.

Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinde altı çizilen bir kavram var.

Diyor ki TCK 21'in 1. fıkrası :

"Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir."

Keza; yine kanunlarımızda örgüt üyeliği, bilerek ve isteyerek bir hiyerarşiye dahil olmayı gerektiriyor.
Oğur'un hem savcı, hem hakim , hem de gazeteci olduğu bir paralel evrende ise bunlara ihtiyaç duyulmuyor.

Taraf'ın gerçeklerden kopuk paralel evreninde ise bir örgüte bilmeden üye olmak bile mümkün oluyor.

Oğur'un kulağı ağzından çıkan lafa o kadar sağır ; beyni o kadar uyuşturulmuş ki, bu lafın nereye varacağının farkında bile değil.

Bu mantıkla insanları örgüt üyesi olmakla suçlamaya başladığımız noktada; Oğur'un da bilmeden "Ergenekon" üyesi olma ihtimali doğuyor. Kim bilir; belki Taraf'ın bütün kadrosu bilmeden "Ergenekon" üyesi de haberimiz yok.

Hezeyanların ve akılsızlığın hüküm sürdüğü bu paralel evrende yaşayanların , toplumu McCarthy'nin veya Stalin'in cadı avı dönemine taşıması içten bile değil. En azından o dönemlerde abartıda olsa bir emare aranıyordu. Oğur'un paralel evreninde suçlu olmak için emareye bile ihtiyaç yok.

Kendi mantığı ile kendini sorguladığı takdirde "Ergenekon" üyesi olma ihtimali bulunan Oğur'un "Ergenekon"'dan çıkışı yine Türk Ceza Kanunu'nda gizli.

İlgili madde 32. Başlığı "Akıl Hastalığı".

Diyor ki bu madde :

"Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur".

Farkında bile olmadan bir örgüte üye olabileceğinizi düşündüğünüz noktada, TCK'nın bu maddesi imdadınıza yetişecektir.

Her yerde "Ergenekon"'a ait mühimmat yüklü kamyon görmeye başladığınız zaman ise hukuk bile sizi kurtaramayabilir.

Açık İstihbarat






Açık İstihbarat @ 2010