"PKK Dışarı" Sloganının Düşündürdükleri - Sabahattin Talu
Spor yazarı Altan Tanrıkulu’nun futbola ilişkin yaptığı değerlendirmeler genellikle beğenilir ve kabul görür. Ancak, tavsiyem o dur ki, değerlendirme konusunda sporun dışına pek çıkmasa son derece yerinde olur. Tanrıkulu; “Evet, Diyarbakır taraftarının yaptıkları kabul edilemez” diyor. “Ancak” diye devam eden Tanrıkulu; “Bursaspor da, ‘PKK dışarı’ ırkçı söylemi nedeniyle ceza almalıydı” diye fikrini beyan ediyor. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis coupons printable link discount prescription drug cardcialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon cardbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus
|
Türkiye Süper Ligi’nin ilk yarısında oynanan Bursaspor-Diyarbakırspor maçında Bursa taraftarı “PKK dışarı” tezahüratı yapmış, küçük çaplı tartışmalar yaşanmış, olaylar çıkmıştı. Maçın
rövanşı öncesinde günlerce bu maç konuşuldu. Büyük olaylar çıkacağına
yönelik emareler kuvvetliydi. Beklenen oldu ve maçın henüz başında sahaya yoğun şekilde atılan taşlar nedeniyle yaralanmalar oldu, maç iptal edildi. Şimdi, şöyle biraz geriye gidelim... Yaklaşık
25 yıldır bölgede terör yaşanıyor.
Bu
özel gayretlerin, hatta bu özel politikanın tek amacı vardı ve o da;
Neredeyse herkes tarafından “Aman Diyarbakırspor’un başına kötü bir şey gelmesin, olaylar çıkmasın, aman ligden düşmesin, yoksa terör yeniden hortlar” denilerek, adeta Diyarbakırspor koruma altına alınmaya çalışıldı. Sonuç; Süper Lig’de yer alınan 10 yıl içerisinde, toplam 14 maçta taraftarının sebebiyet verdiği olaylar ve alınan saha kapatma cezaları. Yani, sakınılan göze 14 defa çöp batırıldı, adeta sakındıkça batırıldı. Tekrar maça, maçın bu hale gelmesine sebep olan “PKK dışarı” tezahüratına dönelim ve yaşanan olaylara ilişkin olarak yapılan tutarsız, mesnetsiz, son derece saçma bazı değerlendirmelere değinelim. Bursaspor taraftarının Diyarbakırspor taraftarına yönelik sarf ettiği bu talihsiz tezahürat, en başından ve toptan yanlış. Çünkü onlar, siyasi bir organizasyon için stada gelmiş değiller. Onlar, tuttukları takımı desteklemeye gelmiş bir avuç insandan oluşan küçük bir taraftar grubu. İçlerinde PKK’ya sempati duyanlar da olabilir, ancak tezahüratları ne “Apo”, ne de “PKK”, sadece ve sadece; “Diyar-Bakır, Yeşil-Kırmızı”, o kadar. Gelelim madalyonun, üzerinde durulması, dikkat çekilmesi, altı çizilmesi gereken, öteki önemli yüzüne… Slogan, en başından, kökten, toptan yanlış da, gösterilen tepkiler doğru mu! Maçın hemen öncesinde çalınan “İstiklal Marşı’nı ıslıklamak” gibi meselâ!!! O
zaman buradan, Bursaspor taraftarının Diyarbakırspor taraftarını “PKK’lı” olarak itham etmiş
olması, suçlaması, haklı olduklarını göstermiyor mu!
Anlaşılıyor… Protesto mahiyetindeki ıslık yerine, ellerinizde Türk bayraklarıyla stada gelip takımınızı destekleseydiniz meselâ. O zaman ne anlaşılırdı; “Biz Diyarbakırspor taraftarıyız, PKK’lı değil” olur ve sizi tüm Türkiye bağrına basar, sokaklara dökülürdü. Dökülür idi, ancak geçti… Diyarbakırspor’lu yöneticiler, maçtan değil, taştan sonra; “Efendim, Bursaspor kalecisi seyirciyi tahrik etti” demişler. Demek ki, “Tahrik edilirsek atarız, yok edilmezsek bir sonraki maça götürürüz” diye, yüzlerce taş veya kaya parçası önceden ceplere konuyor Diyarbakır’da! Spor
yazarı Altan Tanrıkulu’nun futbola ilişkin yaptığı değerlendirmeler
genellikle beğenilir ve kabul görür. Ancak, tavsiyem o dur ki,
değerlendirme konusunda sporun dışına pek çıkmasa son derece yerinde
olur. Sporun
dışına pek çıkma Tanrıkulu.
Diyarbakırspor’a ceza verilsin mi, verilmesin mi? Tartışmaların konusu biraz da bu. Her
ne şekil ve şartta olursa olsun, kural, kaide herkes içindir ve
tartışmasız uygulanmalıdır. Aksi taktirde; “Çıktık açık alınla, ellerimizde taşlarla, her 10 yılda 14 maçta, olaylar çıkartırız biz sahalarda” marşını çok sık duyar, işte böyle de ıslıklanırsınız…
|