Siyaset8 Ekim 2004 00:00

YENİÇAĞ'DAN KAMPANYAMIZA DESTEK! "GO HOME EDELMAN"

İnternet''te başlatılan "Persona non grata" yani istenmeyen adam kampanyası çerçevesinde Edelman''a gönderilen mektuplarda, "Hakkınızdaki bilgiler; sizin dünyayı yeniden şekillendirmeye soyunan hegemon güçlerin piyonu olduğunuzu gösteriyor" denildi. ABD Büyükelçisi Eric Edelman''ın "istenmeyen adam" ilan edilerek Türkiye''den gönderilmesi için İnternet''te kampanya başlatıldı.cialis coupons printable link discount prescription drug cardcialis manufacturer coupon open drug coupon cardnaproxennatrium site naproxen kruidvatdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

Go Home Edelman!

ABD büyükelçis Edelman''ın Türkiye''ye gelişiyle birlikte, bölgede misyonerlik faaliyetleri, etnik kışkırmalar, İsrail''in Kuzey Irak''a iyice kök salma çabası da arttı.

Edelman, Türkiye''deki etnik gruplar üzerinde de çalışmaya, Çerkezler''i kışkırtmak için toplantılar düzenlemeye başladı.

İnternet''te başlatılan "Persona non grata" yani istenmeyen adam kampanyası çerçevesinde Edelman''a gönderilen mektuplarda, "Hakkınızdaki bilgiler; sizin dünyayı yeniden şekillendirmeye soyunan hegemon güçlerin piyonu olduğunuzu gösteriyor" denildi. ABD Büyükelçisi Eric Edelman''ın "istenmeyen adam" ilan edilerek Türkiye''den gönderilmesi için İnternet''te kampanya başlatıldı.

Çekoslovakya''nın bölünmesi, SSCB ve Varşova Paktı''nın dağılması sırasında Prag ve Varşova''da çalışan Eric Edelman''ın Türkiye''ye Büyükelçi olarak gönderilmesi ABD''nin Türkiye ile igili nihai kararını verdiği ve uygulamaya geçtiği şeklinde yorumlanmıştı.

Edelman''ın gelişiyle birlikte, bölgede misyonerlik faaliyetleri, etnik kışkırmalar, İsrail''in Kuzey Irak''a iyice kök salma çabası da arttı.

Edelman, Türkiye''deki etnik gruplar üzerinde de çalışmaya, Çerkezler''i kışkırtmak için toplantılar düzenlemeye başladı.

Edelman''ın gelişinin bir başka hedefinin de "Türkiye ile İran''ı karşı karşıya getirecek altyapıyı hazırlamak ve bu yolla hem Türkiye, hem de İran''ı dönüştürecek süreci başlatmak" olduğu bilirtiliyor.

14 Aralık 1952''de Ohio''da dünyaya gelmiş olan Eric Edelman, Ukrayna göçmeni Yahudi bir aileye mensup ve annesi de İstanbul Yahudileri''nden.

Bu sebeple Türkçe''yi anadili gibi konuştuğu rivayet ediliyor. Edelman''in Türkiye''ye gönderilmesinde şu hedeflerle gönderildiği belirtiliyor: 1- Kıbrıs''ın Yunanistan''a verilmesi. 2- Türkiye''nin parçalanması. 3- Türkiye''nin ekonomik bakımdan iyice zayıflatılarak uzun yıllar, ağır borçlarla IMF''ye (dolayısıyla da ABD''ye) bağlanması. 4- Türkiye''nin İslam aleminden koparılması. Yahudi asılı Amerikan Büyükelçisi Edelman, son olarak Yahudi asıllı gazeteci Sami Kohen''e konuştu ve "Yakın gelecekte PKK''ya karşı bir askeri harekat beklemiyorum" diyerek PKK''ya teminat verdi.

İSTENMEYEN ADAM

Bir başka mektupta ise şu ifadeler kullanılıyor: Sayın Edelman, Türkiye'deki görevinize; isminiz ve daha önceki görev yaptığınız yerlerdeki performansınızla ilgili bir çok spekülasyonla beraber başladınız.

Hakkınızdaki somut bilgiler; sizin çok açık bir şekilde, bu dünyayı yeniden şekillendirmeye soyunan hegemon güçlerin piyonu olduğunuzu gösteriyor.

Bu güçlerin; kendi küresel planlarına uyumlu bir Türkiye'yi kurgulamak yolunda planları olduğunun farkındayız.

Fakat sizlere tarihi yeniden okumanızı tavsiye ederiz.

Hiç kimse sizi bağlı olduğunuz ülkeye ve güçlere hizmet etmekle suçlayamaz.

Bu sizin misyonunuz.

Bizim bazı politikacılarımız ve devlet adamlarımızda da olmasına özlem duyduğumuz bir misyon.

Fakat; sizi uyarmalıyız ki, hareketleriniz bu ülkenin sorumlu vatandaşları tarafından çok yakından takip edilmektedir.

Türkiye'deki devlet organlarının mevcut felçli konumu; sizi sakın bu ülkenin temsil ettiğiniz güçlere satılık olduğu yolunda bir düşünceye sevk etmesin.

Bu toprakların sahibi biziz ve bedeli ne olursa olsun; bu ülkenin bizim olarak bağımsız, çağdaş ve küresel bir güç haline gelmesini sağlamaya kararlıyız.

Siz ve emrinizdeki personel; bu ülkenin gönülden benimsediği değerlere en ufak bir saygı duymadığınızı defalarca kanıtladınız.

PKK ve yan unsurlarına verdiğiniz ve gün geçtikçe küstahça alenileşen desteğin yanısıra; kamuoyunu şekillendirmekten, yasaları ve yasa koyucuları çeşitli yollarla etkileme çabalarınıza, ekonomik alanda yürüttüğünüz faaliyetlerden, etnik gruplara yönelik bölücü provokasyonlarınıza ; kısacası çok iyi olduğunuzu zannettiğiniz bütün o güç simsarlığı girişimleriniz bize gösteriyor ki, yenilmezlik duygunuz sizin muhakeme yeteneğinizde ölümcül hasarlara yolaçmış durumda.

Bu ülke; ne ülkeleri dizleri üzerine çökerten, doğanın ve tarihin çok ilginç cilvelerine sahne olmuştur.

Bu topraklar; çok çeşitli imparatorlukların emperyal küstahlık ve saldırganlıklarının mezar taşları ile doludur ve sizin de böyle bir imparatorluğun temsilcisi olarak tarihe geçmemek için çok dikkat etmeniz gerekiyor.

Sizi ve ajanlarınızı; topraklarımız üzerinde; bu ülke insanının toprağına yatırım yaptığı her gelecek damlasını kemirmeye çalışan çekirge sürüleri gibi dolaşmama konusunda ciddi şekilde uyarıyoruz; ki o gelecek için kimi oğlunu; kimi dualarını, kimi emeğini, kimi sermayesini, kimi kalemini, kimi ise canını esirgememiştir ve esirgemeyecektir.

Şu andan itibaren bu ülkenin gerçek sahiplerinin gözünde İSTENMEYEN ADAM'sınız ve bu ülkenin gerçek dinamiklerinin, kontrol ettiğinizi zannettikleriniz olmadığını göstermek için her türlü çabayı göstereceğimize emin olabilirsiniz."

İŞTE karıştırdığı ülkeler 1) 1980 yılında Amerikan dışişleri bakanlığına girdiği yılki ilk görev yeri -tesadüfe bakın- Yahudilerin kutsal mekânları Batı Şeria ve Gazze.

Bölgeye özerklik tanınması için görüşmelerde bulunan Amerikan delegasyonunun üyesi.

Katıldığı görüşmelerden bir kaç hafta sonra İsrail Kudüs’ü başkent ilân etti ve binlerce yıllık Yahudi düşü gerçek oldu.

Edelman buna tanıklık etti 2) İkinci görev yeri Sovyetler Birliği.

Burada Amerikan Dışişleri Bakanlığı özel danışmanı oldu.

Kendisine hangi konularda danışıldı bilemeyiz ama Edelman 1984-1986 yılları arasında Sovyet İmparatorluğunun çöküşüne tanıklık etti.

Ne tesadüf değil mi? 3) Edelman’ın bundan sonraki görev yeri 1989-1990 yılları arasında Doğu Avrupa Masası Direktörlüğü.

Esas görevi Varşova Paktı’nın dağılmasına çalışmak olan bir birimdir bu.

Edelman o kadar şanslı bir adam ki başka bir tarihi olaya da burada tanık oldu.

Berlin Duvarı Yıkıldı, Almanya birleşti ve Varşova Paktı çöktü...

Ne büyük tesadüf değil mi ? 4) 1993 yılında Çekoslovakya’ya Prag Büyükelçi müsteşarı olarak gönderildi.

Göreve başladı ve bu ülkeye uğurlu ayağı değer değmez Çekoslovakya karpuz gibi ikiye yarıldı.

Çek cumhuriyeti ve Slovakya adında iki yavru doğurdu.

5) Bundan sonra Cheney’in çevresinde görmeye başladık Edelman’ı.

Cheney özel ekibindendi kendisi.

Bush’un seçilmesinden sonra ise Ulusal Güvenlik Şefi oldu.

Bütün 11 Eylül, Afganistan ve Irak olayları sırasında bu birimin başıydı.

6) Kendisi ayrıca İsrail’deki aşırı sağcı Likud partisinin çok sevdiği bir isimdir.

Evet… Sayın Eric Edelman ne olduysa bir anda Büyükelçilik görevine gönderilmesine karar verildi.

Edelman’ın geçmişine bakarsak girdiği ülkelere hep tarihi değişimler öncesi ayak basmış bir şahsiyet.

Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Eric Edelman hepimize hayırlı olsun !!!!!


Türkiye DOSTU değilsiniz
 
Ciddi araştırmaları ile tanınan www.sesar.com.tr sitesinde yayınlanan "Edelman'a açık mektupta da şöyle deniliyor: Sayın Büyükelçi; 17 Ağustos Depremi'nin 4.yıldönümünde yayınladığımız özel rapor sizi hayli rahatsız etmiş olacak ki; 11 Eylül'ün yıldönümü vesilesi ile Hürriyet gazetesine yazdığınız yazıda; 'tektonik silah' iddiaları ile yıpratılmaktan ve bu tür iddiaların ABD halkına hakaret olduğundan söz etmişsiniz.

Hatta; 'bizim gücümüzü abartıyorlar' şeklinde bir cümle bile kullanmışsınız.

Biz sizin gücünüzü abartmıyoruz.

Sizin gücünüzü abartanlara, sizden destek almayı bir marifet sayanlara, sizin ne olduğunuzu bütün gerçekliği ile gösterip, ülkemize karşı kurmaya çalıştığınız oyunu deşifre ediyoruz o kadar.

Deşifre edildikçe hareket alanınız kısıtlanıyor; özel buluşmalarınızı ve mekanlarınızı gizlemek için daha fazla çabalamak zorunda kalıyorsunuz diye bu kadar sinirlenmenizi ise anlıyoruz.

Ne de olsa sizi buraya Türkiye operasyonunu yönetmek için yollayanların güvenini boşa çıkarmak istemezsiniz.

Ama siz nedense; raporda ABD suçlu sandalyesine oturtulmadığı halde bu raporu üstünüze alma gafletinde bulundunuz.

Aklımıza; 'yarası olan gocunur' sözünden başka bir söz gelmiyor.

Bu gafletinizi; size, raporun doğru tercüme edilmediği hatasına bağlıyoruz.

Türkiye'nin sosyal ve siyasal yapısını ayrıştırmak için sahaya saldığınız ajan kadroları kadar; büyükelçilikteki idari personelin de sayısını ve kalitesini yükseltirseniz; bu tür tercüme hatalarını daha az yaşar ve böyle hataları yapmazsınız.

ABD Büyükelçiliği olarak Türk Milleti'nin misafiri olmanız gerekirken; valiliğine soyunduğunuz faaliyetlerinizi her zaman deşifre ettik ve etmeye devam edeceğiz.

Bu faaliyetleriniz ve bu topraklardaki rolünüzün masumiyetinden bu kadar eminseniz; HODRI MEYDAN.

Kamuoyuna açık bir platformda; siz ne kadar 'Türkiye'nin dostu' olduğunuzu anlatın; biz de sizin bütün faaliyetlerinizi bütün ayrıntıları ile tek tek ortaya koyalım.

Ve bırakalım o dostu olduğunuzu iddia ettiğiniz millet karar versin : Biz mi ABD halkına hakaret ediyoruz; siz mi Türk Milleti'ne?"

Türkiye'yi tehdit ediyor ABD’nin Ankara Büyükelçisi Erich Edelman, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü’den Türkiye’nin et ve pirinçte uyguladığı tarife kotalarını kaldırmasını isteyerek, aksi takdirde Türkiye’yi Dünya Ticaret Örgütü’ne şikayet etmekle tehdit etti.

Bush istedi diye Cargill için mısır ithal edip üretimimizi baltaladık.

IMF istedi diye şeker pancarı, tütün üretimini sınırlayarak ziraatçımızı mahvettik.

En sonunda gittiği ülkeleri karıştıran Edelman, sömürge valisi gibi tehdit ve talimat yağdırdı.

ABD, Türkiye'nin et ithalatına izin vermemesi ve pirinç ithalatına tarife kotası uygulanmasını, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına aykırı buluyor.

Et ithalatına izin verilmesini, pirinç ithalatında tarife kotasının kaldırılarak gümrük vergilerinin düşürülmesini isteyen ABD, Türkiye ile yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alınmaması halinde, konuyu DTÖ müzakere platformuna götürebileceğini belirtiyor.

Bu nedenle, Türk ve ABD yetkilileri arasında, Mart ayından beri görüşmeler yapılıyor.

Türkiye, et ithalatında kontrol verilmemesine gerekçe olarak BSE hastalığını gösteriyor.

Birçok ülke aynı gerekçe ile et ve canlı hayvan ithalatına izin vermediği için, bu konu DTÖ platformunda savunulabilecek nitelikte görünüyor.

Ancak pirinçte Türkiye'nin taahhüt ettiği yüksek vergileri uygulamasına karşın, ayrıca ithalat için tarife kotası uygulamasına ABD karşı çıkıyor!