Siyaset3 Mart 2010 00:00

Belge Açıklanmayacak - Açık İstihbarat Özel

Son yargı krizi, paşaların tutuklanması derken; silindi gitti  Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un söyledikleri. Hatırlarsanız Başbuğ; ellerindeki belgeleri açıklayabileceklerini söylemişti. Bu laflar üzerine; darbe zamanlarının şakşakçısı Altan ailesinin kahraman demokratı Ahmet Altan, babasının malı gibi kullandığı Taraf gazetesinin sürmanşetinde "Açıkla Paşa" başlığı altında , "hodri meydan" çekti. discount drug coupons click free discount prescription cardabilify link abilify

Belge Açıklanmayacak

Açık İstihbarat Özel

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

03.03.2010











"Açıkla Paşa""hodri meydan"

İzleyenlerin gözlerini yaşartan bu restleşmenin bir yere varacağı , bir belgenin açıklanacağı yok.





1)"elimizdeki belgeyi açıklarız"

"gel, bu belgeyi açıklamamı engelle""üzerimdeki baskıyı alın, yoksa bu belgeyi açıklamayı daha fazla engelleyemeceğim"

2)

"az sonra şu dosyayı açıyoruz"



"belgeleri açıklarız"

3)

"şiir okumaktan mahkum olan lider"



Peki o günlerde bu belgeleri açıklamayan Genelkurmay'ın; AKP'nin devlet içinde bu kadar zemin kazandığı bu dönemde AKP'yi zora sokacak bir belgeyi açıklama olasılığı sizce nedir?

"Kutlu Doğum Haftasında Kuran okuyan başörtülü kız"



"Açıkla Paşa"



"görünce sorabilirim""ordu lağvedilsin"





Kişinin lafına değil, işine bakanın rahatlıkla görebileceği ve güvendiği tablo budur.

Açık İstihbarat
Türkiye'nin kendi standartlarına göre bile kontrolden çıkmış gündeminin insanların söylemi üzerinde olumsuz bir etkisi var. Bugün edilen bir lafın yarına hatırlanmama; hatırlansa dahi, gündemde eski yerini koruyamama ihtimali o kadar yüksek ki; herkes bugün cesurca konuşabiliyor. Yarın'a Allah kerim. Son yargı krizi, paşaların tutuklanması derken; silindi gitti  Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un söyledikleri. Hatırlarsanız Başbuğ; ellerindeki belgeleri açıklayabileceklerini söylemişti. Bu laflar üzerine; darbe zamanlarının şakşakçısı Altan ailesinin kahraman demokratı Ahmet Altan, babasının malı gibi kullandığı Taraf gazetesinin sürmanşetinde başlığı altında , çekti. Ahmet Altan ; daha doğrusu ona sufleyi verenler de bunu çok iyi bildiğinden bu kadar bol keseden kahramanlık yapıyor. Yargı krizi öncesi; Habertürk'ün röportajı ile gündeme oturan sözlerin bir belge açıklama ile sonuçlanmayacağını görmek için müneccim olmaya gerek yok. Elinde gerçekten açıklanacak belge olan bir akıl , bu belgeyi açıklamadan önce, şeklinde bir söyleme girişmez. Türkiye gibi zeminin bu kadar kaygan olduğu ve  her yönden baskı gelebilecek bir süreçte bu tarz bir açıklama, çağrısından başka bir anlam taşımaz. Daha radikal bir bakış açısı ile ; dışarıdaki odaklara, mesajı vermekten başka bir anlam ifade etmez.  Elinde belge olduğu halde bu tarz bir söyleme girişen bir akıl, büyük ihtimalle, elindeki belge ile pazarlığa oturmak isteyen bir akıldır. Bu durumda belgenin açıklanması değil, açıklanmaması daha büyük ihtimaldir. Uğur Dündar'ın yıllarca bantları geçip , sonra bu dosyaların nasıl açıklanmadığını hatırlayanlar, bu yöntemin çok da yeni bir yöntem olmadığını bilirler.Bu iki madde ışığında; lafzı edilen belgelerin açıklanmayacağı aşikardır. Fakat bu tezi sağlamlaştıran bir diğer unsur; söylemine girişen aklın geçmişteki performansıdır. AKP'nin devlet sistemine bu kadar hakim olmadığı doğum günlerinde, Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren, Tayyip Erdoğan ve ekibine yönelik en kapsamlı çalışmalarından birini yürütmüştü. Bu çalışma sonucu ortaya çıkan rapor, eklerindeki belgeleri ile birlikte, Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Belediye Başkanlığı dönemindeki ekibi ile birlikte bütün para ilişkilerini ortaya koyan bir rapordu. O günlerde imajı ile mazlumlaşmakla meşgul olan Erdoğan'la ilgili o ve benzeri raporlardaki gerçekler belgeleri ile deşifre edilseydi; Erdoğan'ı CHP lideri Baykal bile siyasete sokamazdı. Tayyip Erdoğan'ın en mahrem röntgenini çeken bu belgelerin ve raporların Genelkurmay'ın elinde olmadığını varsaymak yanlış olur kanaatindeyiz. O günlerde, basına servis edilen, görüntüleri ile AKP'ye bedava halkla ilişkiler ve reklam hizmeti sunan bir aklın ilerleyen süreçte; Tayyip Erdoğan'ı mazlum sandalyesinden indirecek veya AKP'nin mihmandarlığından yürütülen süreci sekteye uğratacak bir belge savaşı başlatacağından ne medet umuluyorsa,  ummak anlamsızdır. Ahmet Altan ve ona sufleyi verenler bu gerçeği bildiklerinden rahatça; manşetleri atabilmektedir. Belge açıklanmayacak...Erdoğan azarlamaya hazırlanan öğretmen edası ile , lafları etmeye, Altan'lar manşetlerinden kafa tutmaya, Türköne'ler makaleleri yazmaya devam edecek. Belge  açıklanamayacak...Elinde belge olsa da; olmasa da.
Açık İstihbarat @ 2010