Siyaset2 Mart 2010 00:00

28 Şubat'ın Yalancıları - Muharrem Bayraktar

Çevik Bir dönemi ile şimdi dönem arasında ne fark diye muhasebe yapamıyor. Birilerinin gemicikleri çoğalırken benim kızımın “başörtücüğü” neden hala yasak diye düşünemiyor.“Yahu bu yasaklar Ecevit zamanında vardı ve ben her gün protesto eylemi yapıyordum, şimdi niye susuyorum” diye sormuyor. Karşısında böyle bir halk olunca da Bülent Arınç “28 Şubat on yılda bitti!” diye sallıyor. kamagra kamagra wikipedia kamagra gel

28 Şubat'ın Yalancıları

Muharrem Bayraktar - Yeni Mesaj

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

02.03.2010



28 Şubatın yıldönümünde “ağzı olan konuşuyor.”

28 Şubatta darbecilerin önünde eğilenler bugün “şöyle yaptık, böyle yaptık” diye ahkâm kesiyorlar. Şevket Kazan 

“ Askerler, pentagon’da hazırlanmış 18 madde ile 28 Şubat toplantısına girdiler”

diye konuştu.

Dönemin Refah Parti’li en etkin bakanının beyanına göre “28 Şubatta alınan kararlar Pentagon’un dayatmasıydı.”

İyi de o zaman sormazlar mı insana

“Siz katıksız milli görüşçüler olarak neden Pentagon kararlarına imza attınız? Pentagon kararlarına imza atarak neden bu devletin başına tarihi boyunca gelen en büyük felaketlerden birini yaşattınız? Koltuğu düşünmeyip de ülkeyi düşünseydiniz ve Erbakan istifa edip o kararları imzalamasaydı bütün bunları yaşayacak mıydık?

28 Şubat Kararları bir anlamda Pentagon ve Erbakan kararları olmuş olmuyor mu? "


AKP’li Bülent Arınç çok daha beylik laflar etti. “Bin yıl sürecek denilen 28 Şubat on yılda sona erdi!”

Allah Allah!

Demek 28 Şubat’ı on yılda bitirdiniz?

Gerçekten 28 Şubat’ın kararları, etkileri, siyasete verdiği dizayn ortadan kalktı mı?

28 Şubat ne demekti?

Üniversitelerde başörtüsü yasağıydı.

İmam hatip mezunlarının katsayı engeli yüzünden üniversitelere girememesiydi.

Kesintisiz 8 yıl eğitime geçilmesiydi.

8 yıllık temel eğitimi bitirmeyen çocukların Kuran Kurslarına gidememesiydi.

Gerisi faso fiso!

28 Şubat deyince aklımızda kalanlar bunlar.

Peki, gelelim bugüne.

Bugün imam hatiplilere üniversite kapısını kapatan katsayı uygulaması devam ediyor mu?

Ediyor.

İmam hatiplilere üniversiteye yasak mı?

Yasak.

Başörtülülere üniversiteye yasak mı?

Yasak.

Kuran Kurslarına herkes çocuğunu gönderebiliyor mu?

Gönderemiyor.

8 yıllık temel eğitimi bitirmeyen çocuklara Kuran Kursu yasak mı?

Yasak.

Eee nasıl oluyor da 28 Şubat on yılda bitmiş oluyor!

Kimseyi kandırmayın beyler. “Yuh” çekerek, “tuh” çekerek seçmeninizi hoşnut eder, onun “gerçekleri görmesini” engelleyebilirsiniz ama her şeyin bir sınırı var. Uyuyanlar bir gün uyanır.

28 Şubat zihniyetinin ortaya koyduğu en ağır ve en acı yasaklar olan Kuran Kursu, başörtüsü ve imam hatiplilere üniversite yasağı bugün aynen devam ederken, hükümet bu konuda en küçük bir adım dahi atamamışken, Bülent Arınç’ın “Bin yıl sürecek denilen 28 Şubat on yılda bitti” sözü bir masaldan ibarettir.

28 Şubat yasakları aynen devam ediyor.

Değişen bir şey yok.

Ama bu “Müslüman halk” değişti.

Gerçeği görmekten uzak bir halk haline geldi.

“Benim gibi düşünen bir siyasi iradeyi iktidara taşıdık da neden çocuğumu hala Kuran Kursuna korka korka gönderiyorum? Neden kızım başını örterek okuluna gidemiyor? Neden imam hatipte okuyan oğluma üniversite yasak?”

diye sormuyor.

Efsunlanmış adeta.

Çevik Bir dönemi ile şimdi dönem arasında ne fark diye muhasebe yapamıyor.
Birilerinin gemicikleri çoğalırken benim kızımın “başörtücüğü” neden hala yasak diye düşünemiyor.

“Yahu bu yasaklar Ecevit zamanında vardı ve ben her gün protesto eylemi yapıyordum, şimdi niye susuyorum” diye sormuyor.

Karşısında böyle bir halk olunca da Bülent Arınç “28 Şubat on yılda bitti!” diye sallıyor.

Sayın Arınç ve yanındakiler “biz ne büyük hata ettik ki şu Müslümanların en büyük sıkıntılarını hala çözemiyoruz. Acaba yaptığımız şeyleri nefisimiz için mi, Allah rızası için mi yaptık?" diye sormuyorlar.

Bu topraklarda CHP’li solcu başbakan Şemsettin Günaltay, imam hatiplerin açılması kararına imza attı da “Müslüman Erbakan”  imam hatiplerin kapanması kararına nasıl onay verdi diye muhasebe yapmıyorlar.

“Bunda ibret alınacak, ders çıkarılacak, başları duvara vurulacak “ne günah ettik Ey Rabbim?”

denilecek bir hikmet yok mu acaba  diye akletmiyorlar.
















Açık İstihbarat @ 2010