Siyaset2 Mart 2010 00:00

Erdoğan'ı Siyasi Vertigoya, Türkiye'yi Erken Seçime Sokmak - Açık İstihbarat Özel

Arınç'ın rolü ; Erdoğan'ın kendisine güvenmesi gerektiğinden daha fazla güvenmesini sağlamak, frenlerinin ayarları ile oynamaktır. Elinde tuttuğu ve "Erdoğan'ın bile görmediği" kamuoyu yoklamaları, Erdoğan'ı seçime ikna yolunda şişirilen yoklamalardır. Gül'ün rolü ise; Erdoğan'ın siyasi vertigoya sokulacağı süreçte, "aklı selim" temsilcisi olarak, sistemle "dış bacağı güçlü ama daha laik" adam olarak masaya oturup, yeni siyasi dizaynın altına imza atma olacaktır. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Erdoğan'ı Siyasi Vertigoya; Türkiye'yi Erken Seçime Sokmak

Açık İstihbarat Özel

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

02.03.2010



Tayyip Erdoğan'ın ; dün itibarı ile yaptığı duyuru , erken seçimin örtülü ilanıdır. Bu aynı zamanda Erdoğan'ın en yakınındaki isimler aracılığı ile siyasi vertigoya sokulacağı sürecin başlangıcıdır.

Erdoğan; Mart ayı sonuna kadar kısmi Anayasa değişikliği ile ilgili paketlerini Meclise sevkedeceklerini duyurdu.

Sözkonusu değişiklik paketi ile ilgili sözün gündeme düşmesi ile birlikte; muhalefetin de desteği ile, kamuoyu algısı bu referandumu bir "AKP'ye evet/hayır" referandumu olarak algılayacak şekilde şekillendirilmeye başlandı.

Bu algıyı Tayyip Erdoğan'ın "hodri meydan" olarak göreceği ve bu şekilde yönlendirilebileceği açıktır.

Geçenlerde "Tecrübe Konuşuyor" programında Bülent Arınç bir rapor çıkardı ve "bunu Başbakan bile henüz görmedi" vurgusu ile ellerindeki son anketin kapağını gösterdi ve bu ankete göre oylarının %40 civarında olduğu ile övündü.

Erdoğan'ın görmediği şeyleri görme AKP'de çok az isme nasip olan bir lüks. AKP'yi oluşturan trionun bir ayağında Arınç varsa, diğer ayağında da Gül mevcut.

Bu iki ismin Erdoğan'a; Meclis'in devrede olduğu iki kritik süreçte nasıl çalım attıkları, çarığına nasıl çakıl taşı olarak girdiklerini hatırlayın.

Irak tezkeresinin Meclis'ten geçmemesinde; Gül'ün sahne önünde ve arka planda farklı oynamasının rolü olduğu hep konuşuldu. Keza; Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, Erdoğan'ın Gül dışında bir adaya oynama alanını Bülent Arınç daralttı.

Bu iki isim; sistemin (bunu istediğiniz gibi okuyun) Tayyip Erdoğan'ın yanında konuşlandırdığı manivelalardır. Düşmanını köşe yazarlarında, dışarıda arayan Erdoğan'ın en yakınına bakması gerektiğini hatırlatan isimlerdir.

Ve önümüzdeki süreçte; Erdoğan'ı seçime sürükleyecek olan da bu iki isim olacaktır.

Arınç'ın rolü ; Erdoğan'ın kendisine güvenmesi gerektiğinden daha fazla güvenmesini sağlamak, frenlerinin ayarları ile oynamaktır.

Elinde tuttuğu ve "Erdoğan'ın bile görmediği" kamuoyu yoklamaları, Erdoğan'ı seçime ikna yolunda şişirilen yoklamalardır.

Gül'ün rolü ise; Erdoğan'ın siyasi vertigoya sokulacağı süreçte, "aklı selim" temsilcisi olarak, sistemle "dış bacağı güçlü ama daha laik" adam olarak masaya oturup, yeni siyasi dizaynın altına imza atma olacaktır.

Gül ; tabiki bunu, kendisine pastadan bir dilim almadan yapmayacaktır. O dilim; Cumhurbaşkanlığı süresinin üzerindeki tartışmaların (5 sene mi, 7 sene mi) rafa kaldırılarak, 2014 yılını görmesinin sağlanmasıdır.

Erdoğan'ın Mart ayı sonu itibarı ile TBMM'ye sevkedeceklerini duyurduğu anayasa değişikliği paketinin genel kurula inmesi ile ilgili oylanmalarının tamamlanması süreci en iyimser tahminle bir ay sürecektir.

Bu dönemde; siyasi polemik , özellikle bu gibi süreçlerde en kritik görevlere talip MHP gibi partilerin katkıları ile "hodri meydan" kıvamına çok rahatlıkla gelebilir. MHP'nin dışarıdan yapacağı katkı; içerden Arınç ve gibilerinin Erdoğan'a özel divanlarda yapacağı "yürü çocuk, bu bizim davamız, bu günler için buradasın" söylemleri ile desteklendiğinde; Erdoğan'ın, "seçim zamanında yapılacak" söylemlerinden "er meydanına" çekilmesi zor olmaz.

Görünürde geçecekmiş gibi gözüken Irak tezkeresini Meclis'ten geçirmeyen AKP içi dinamikler; Anayasa değişikliğini referandum götürmek  için gerekli 330-366 bandını temin ettiği takdirde, referandum kaçınılmaz olur.

Bu durumda iki olasılık mevcut olur:

1) Erdoğan; referandum sandığının yanına bir de erken seçim sandığı koyulmaya ikna edilir

2) Referandumdan çıkacak %50'nin üzerinde bir oy Erdoğan'a "AKP'nin oyu" olarak satılır ve referandumun hemen sonrasında bir erken seçime ikna edilir.

Erdoğan'ı erken seçime ikna etmek; 2012 yılını, daha kontrollü bir siyasi tablo ile karşılamak isteyenlere zaman kazandırmak adına önemlidir.

2012 yılını; bir Cumhurbaşkanlığı seçimi kargaşası ile birlikte yaşamak istemeyecek olanların, Gül ile pazarlığa oturacakları konu başlığı da açıktır.

Bu güçler; Gül-Erdoğan dengesinin bütün psikolojik kodlarına en ince ayrıntısına kadar hakimdir ve sonuna kadar bu kodları kullanacaklardır.

Gül'ün görev süresi üzerindeki tartışmaların kaldırılması karşılığında; Erdoğan'ın kontrol dışı çıkışlar yapabildiği tahtından, yemeği paylaşması gerekeceği masaya oturtulması herkesin işine gelebilir.

Bu tablo; Çankaya'daki süresini uzatacak Gül'ün de, AKP'de Erdoğan sonrası dengelere oynayan Arınç'ın da işine gelir.

Erdoğan'ın dünkü sözleri , bu dinamikler eşliğinde okunduğunda; Türkiye'nin en "iyi" ihtimal yazın, en "kötü" ihtimal sonbaharda bir erken seçim sandığı ile karşı karşıya kalacağının ilanıdır.

Açık İstihbarat
















Açık İstihbarat @ 2010