Tarih/Kültür25 Şubat 2010 00:00

Hocalı Katliamı ve Irak Seçimleri - Prof. Dr. Mustafa Erkal

26 Şubat 1992  gecesi  resmi rakamlara göre 613 silâhsız Azeri kardeşimiz katledildi. Türke yapılan bütün soykırımları unutmamak ve unutturmamak zorundayız. Sözde soykırımlarla suçlandığımız ve belirli tarihlerde ısıtılıp ısıtılıp önümüze konan  dayatmaları bertaraf edebilmek için asıl soykırımcıları  teşhir etmek zorundayız.  Dağlık Karabağ toprakları halâ Ermeni işgali altındadır. Türk söz konusu olduğunda  insan hakları, egemenlik ve toprak bütünlüğüne  saygı hemen unutuluyor. Hıristiyan haçlı taassubu  2000’li yıllarda zirveye ulaşmış durumdadır.

Hocalı Katliamı ve Irak Seçimleri

Prof. Dr. Mustafa Erkal - Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

25.02.2010


Rus-Ermeni işbirliği sonucu gerçekleştirilen Hocalı Katliamı yapılalı 18 sene oldu.

26 Şubat 1992  gecesi  resmi rakamlara göre 613 silâhsız Azeri kardeşimiz katledildi. Türke yapılan bütün soykırımları unutmamak ve unutturmamak zorundayız. Sözde soykırımlarla suçlandığımız ve belirli tarihlerde ısıtılıp ısıtılıp önümüze konan  dayatmaları bertaraf edebilmek için asıl soykırımcıları  teşhir etmek zorundayız.  

Dağlık Karabağ toprakları halâ Ermeni işgali altındadır. Türk söz konusu olduğunda  insan hakları, egemenlik ve toprak bütünlüğüne  saygı hemen unutuluyor. Hıristiyan haçlı taassubu  2000’li yıllarda zirveye ulaşmış durumdadır.

Türke yönetilen bir soykırım da 1950’lerden itibaren  Irak’ta Türkmen kardeşlerimize yöneltilmiştir. Yüzlerce kardeşimiz şehit edilmiştir. Şimdi Irak 5-7 Mart tarihleri arasında seçime gidiyor. Demokrasinin olmadığı, can ve mal güvenliğinin bulunmadığı, ABD işgali altındaki bu ülkede demokrasi yok ki seçim olabilsin. Bu seçim, oyalama ve ayrıştırma  seçimidir. 

Irak’taki sorun Türkiye’nin güvenliği ile ilgilidir. Barış ve istikrarın dinamitlendiği, her gün onlarca insanın katledildiği bir yerde seçim anlamlı olamaz. Kerkük’ten zorla ayrılmak durumunda bırakılanlara da rey hakkı tanınmalıydı. Herhalde bizimkiler Amerikalılardan izin alamadı. TBMM  bir gözlemci heyeti oraya gönderecek mi?  Bu yolda bir teşebbüs var mı yok mu bilmiyoruz. Sözde insan hakları ile ilgili bazı kuruluşlar burası ile ilgilenmezler; çünkü orada Türk gerçeği var. Türk onlara  batar.

Irak’a demokrasi gelecek ise; Türkmenleri ve Türkçe’yi hesaba katan eski anayasaya dönülmelidir. Türkiye demokrasinin gelmesini istiyor ise bugüne kadar yaptığı yanlışlardan vazgeçmelidir.

Habur Kapısını gerektiğinde kapatır. Yeni Ovacık Kapısını açar. İncirliyi ABD kontrolüne bırakmaz. Türkiye’nin iş dünyasını küçük hesaplar uğruna  Kuzey Irak’a yatırım yapmaktan alıkoyar. Ancak, çıkarlarımıza uygun bir anlaşma olursa buna müsaade eder. Oraya elektrik satmaz, Süleymaniye ve Erbil’e uçak seferlerine müsaade etmez.  Mersin’de ve diğer yerlerde faaliyet gösteren Barzani şirketlerini önler. Beylikdüzü’ndeki Tatilya Eğlence Merkezini Erbil’e götürmez. Çeşitli suç şebekelerini iyi takip ederdi.

Irak politikasını başkalarına havale ederseniz bunların hiçbirini yapamazsınız. Beyan ve politikalarınız da devamlı değişir. Bir dönem Irak’ın toprak bütünlüğünü savunursunuz; ancak size dayatıldı mı Kuzey Irak yönetimini muhatap alırsınız. 

Bu takdirde, siyasi inisiyatif kullanamazsınız. İnisiyatif; kapasiteli, sahasında uzman, milli davalarına bağlı, ilkeli kimseler tarafından kullanılabilir. Eğer bunlardan yoksunsanız; size zaten bunu kullandırmazlar.


1987’de Kerkük’teki Türkmen nüfus  şehir nüfusunun %73’ü idi. Türkiye ne ölçüde etkili olabildi ki bu nüfus bugün azınlığa düştü. Türkiye’de Türkmenlerin dernek ve vakıflarının sayısı  oldukça fazladır. Yabancıların işine gelecek bir ufalanma söz konusudur. Ancak, Türkiye’nin de bunları ciddi bir birleştirme niyeti pek görülmemektedir.


Şimdi bunlar bir tarafa; Irak göstermelik bir seçime gidiyor. Türkmen kardeşlerimize düşen görev mutlaka  sandığa gitmek ve küçük hesaplar peşinde koşmamaktır.

Birlik ve bütünlüğü koruyabilmek ve duygusallıktan uzaklaşabilmektir. Türkiye’de yaklaşık 25.000 oy bulunmaktadır. Yurt dışı oyların Erbil’de değerlendirilecek olması da bir takım endişeleri davet etmektedir.

Türkiye Erbil’de konsolosluk açarak Irak’ın toprak bütünlüğünü hiçe saymıştır. Şimdi yurtdışı oylar Erbil’de değerlendirilecektir. Türkiye  aslında Kerkük’te bir konsolosluk açabilmeliydi. Herhalde izin çıkmadı.  Irak’ta Türklerin varlığı tartıştırılıyor. Türkiye’nin gündemi değiştiriliyor. Sivil darbeler ve Türkiye’yi Türkiye yapan değerler sistemli bir şekilde tahrip edilip değiştirilirken garip açılımlar  ve TSK karşıtı senaryolar gündeme oturtuluyor. Bizler başka işlerle uğraşırken dost ve müttefikler malı götürüyor, Orta Doğu’da kendi çıkarlarına uygun  bir ortam yaratıyor. 

 

Açık İstihbarat @ 2010