Ekonomi22 Şubat 2010 00:00

Bir Hak Daha Gaspedildi...Canlı Cenaze Sosyal Devlet - Ceyhun Balcı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işsiz kalanların sağlık hizmetinden yararlanma süresini 100 günden 10 güne indirdi. SGK’dan konuyla ilgili hiçbir açıklama yapılmazken, Türk Sağlık Sendikası kararı mahkemeye taşıyacağını açıkladı. ’Sosyal güvenlik reformu’ olarak nitelenen 5510 sayılı kanuna göre işini kaybedenlerin son 1 yıl en az 90 gün ödenmiş primi varsa kendisi ile eş ve çocukları sağlık hizmetinden 90 artı 10 gün yararlanabiliyordu. discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialis

Bir Hak Daha Gaspedildi...Canlı Cenaze Sosyal Devlet

Ceyhun Balcı - Ulusal Gündem

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

22.02.2010


Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işsiz kalanların sağlık hizmetinden yararlanma süresini 100 günden 10 güne indirdi.

SGK’dan konuyla ilgili hiçbir açıklama yapılmazken, Türk Sağlık Sendikası kararı mahkemeye taşıyacağını açıkladı.
’Sosyal güvenlik reformu’ olarak nitelenen 5510 sayılı kanuna göre işini kaybedenlerin son 1 yıl en az 90 gün ödenmiş primi varsa kendisi ile eş ve çocukları sağlık hizmetinden 90 artı 10 gün yararlanabiliyordu.

Vatan

Sağlık ortamındaki gelişme ve “yenilikleri” izleyebilmek bile giderek zorlaşır oldu. Yukarıdaki habere konu uygulama da baş döndürücü bir hızla yaşamımıza girmek üzere.

Her ne kadar, birçok kişiyi şaşırtması söz konusuysa da, sağlık ortamındaki gelişmeleri ve bu gelişmelerin dayandığı anlayışı algılamış olanlar için şaşırtıcı bir durum yoktur ortada.

Hep söylenegelen ve her fırsatta vurgulanan “sosyal” ve “toplumcu” anlayıştan vazgeçme eğiliminin doğal sonucudur bu ayrıntı gibi gözüken ve biri diğerini izleyen uygulamalar!

Temel yaklaşım ne olursa olsun, sağlık ortamının olmazsa olmazı olan “sevk zinciri” uygulamasının “parasal” önlemlerle dolaylı yollardan uygulamaya konması,

Çok çeşitli gerekçelerle ve sözüm ona duyumsatmaksızın her geçen gün sağlık hizmeti dağıtımında “katkı payı” uygulamasının yaygınlaştırılması,

Yine “terapötik eşdeğerlik” uygulaması tasarlanarak erişimi kolaylaştırılan(!) ilacın “paralılaştırılması” hazırlıkları,

Şu an aklımıza gelmeyen  niceleri ve yakın gelecekte önümüze konacak başka cin fikir ürünü parlak buluşlar…

“İşsizlik” gibi somut olumsuzlukların “üç kâğıt ekonomisi” gibi soyut olumluluklarla perdelendiği günümüzde “işsiz” kalanlara bir tekmenin de devletçe atılıyor oluşu artık hiç kimsenin karşı çıkamayacağı bir saptamayı da gözlerimizin önüne sermiş olmuyor mu?

Anayasamızda açıkça yazılı olan “sosyal, demokratik hukuk devleti” tanımı oradaki varlığını sürdüre dursun,  uygulamada yerinde yeller esmektedir.

Başka deyişle karşımızda bir “canlı cenaze” vardır. “Sosyal devlet” tarihteki yerini almaya hazırlanmaktadır.

Devlet dediğimiz aygıt  her fırsatta birilerinin de “devlet vatandaşı içindir” tekerlemesini yinelendiği süreçte bırakınız yurttaşını aş ve iş sahibi yapma işlevini yerine getirmeye; temel ve vazgeçilmez ödevi olan “sosyal” kimliğini eylemli olarak bir yana bırakmaktadır.

Karşımızda duran “canlı cenaze” umutsuzluk kaynağı olmasın!

Kuşku duyulmasın ki; bugün için yaşamından ümit kesilmiş olan sosyal devletin yaşama döndürülmesi ve işlevli kılınması hiç de güç değildir.

Yeter ki; sosyal devlet olma yolunda bir seçim yapılsın!




Açık İstihbarat @ 2010