Diyalogcu Nurcular ve Üstadları - Mehmet Emin Koç
Bu bağlamda günümüzün diyalogcu nurcuları, sarmaş dolaş pozlar vermek ve Ramazan sofralarında iftar duaları yaptırmak suretiyle "ekümenik sevdalı Patrik Bartho"yu milletimizin nezdinde meşrulaştırma ve ABD’nin planına taşeronluk yapma vazifesini Garibüzzaman Said Kürdî’den devralmışlardır. İslam medeniyetinde hiç rastlanmamış biçimde "Hıristiyan şehit" gibi Haçlı itikadı hükümleri üreten ve bunu İslam itikadı imiş gibi risaleler yoluyla pazarlayan Garibüzzaman Said Efendi’nin (Bkz. Bkz. Kastamonu Lahikası, s. 75), risalelerini kaleme aldığında birer nüshasını Papa XII. Pie’ye gönderdiği, Papa’nın da buna mukabele ettiği gözden kaçmamalıdır (Bkz. Küresel Barışa Doğru, Gazeteciler ve Yazarlar vakfı yay. s 131; Köprü, s. 2, Kasım 1997, s. 110–116). levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholrenovation vejle site renovabuscopan link buscopan pluscialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards
|
Diyalogcu nurcular, T. Üçal, Y. Kapusuz ve S.Yüksek gibi yerli
"nurcu papaz" (Bkz. Milliyet, 15 Aralık 2001; Zaman, 1 Nisan
2005) ve pastörlerle olan ilişki ve destekleriyle AB süresinde Türk
Milleti’nin Hıristiyanlaştırılmasına, en azından "Ilımlı"
laştırılmasına katkıda bulunmuyorlar sadece... Tevarüs eden Amerikancı misyon Son dönemin "diyalogcu nurcuları"nın bu "ekümenik misyon"u ve
"ABD planına taşeronluk hizmeti" son çeyrek asırla sınırlı
değildir. İslam medeniyetinde hiç rastlanmamış biçimde "Hıristiyan şehit" gibi Haçlı itikadı hükümleri üreten ve bunu İslam itikadı imiş gibi risaleler yoluyla pazarlayan Garibüzzaman Said Efendi’nin (Bkz. Bkz. Kastamonu Lahikası, s. 75), risalelerini kaleme aldığında birer nüshasını Papa XII. Pie’ye gönderdiği, Papa’nın da buna mukabele ettiği gözden kaçmamalıdır (Bkz. Küresel Barışa Doğru, Gazeteciler ve Yazarlar vakfı yay. s 131; Köprü, s. 2, Kasım 1997, s. 110–116). Garibüzzaman, ekümenik papazla sarmaş dolaş Bu arada 1950’li yıllarda Garibüzzaman Said–i Nursî’nin sürpriz
biçimde Fener semtinde ikamet etmesi sebebiyle, Rum Patrik Athenagoras
ile görüşmelerini sürdürmesi de önemli köşe taşlarıdır (Bkz.
Küresel Barışa Doğru, Gazeteciler ve Yazarlar vakfı yay. s 131; Köprü,
s. 2, Kasım 1997, s. 110–116). Patrik ve Garibüzzaman Kuvay-i Milliye’ye karşı Ne ilginçtir ki; günümüzün diyalogcu nurcuları, Kuvay–ı Milliye’yi
çetecilik olarak nitelendirerek rahatsızlıklarını ifade ederlerken,
Milli Mücadele yıllarında Fener Rum Patrikhanesi de Kuvay–ı
Milliye hareketini barbarlık olarak niteliyordu.
Yine ne tesadüf ki, İngilizler tarafından kurdurulan ve
yönetim kurulunda Garibüzzaman Said–i Kürdî’nin de bulunduğu zamanın
Cemiyet–i Müderrisîn namlı Teâl–i İslam Cemiyeti, 26 Eylül
1919’da İkdam gazetesinde "fetva ilanatı" yayınlayarak, Türk
milletini Kuvay–ı Milliye’ye destek vermemeye, hatta "hain,
eşkıya, katil canavarlar ve lanetlik" ilan ettikleri M. Kemal
Atatürk önderliğindeki Kuvay–ı Milliye kadrosuna karşı mücadele etmeye
çağırıyor, kesinlikle İngiliz ve Yunanlılara karşı
gelinmemesini tavsiye ediyordu Garibüzzaman’ın İngiliz patentli fetvasını örtmek isteyen Yeni Asya
grubu, Diyalogcu nurcuların "milli duruş"a ve Kuvay–ı Milliye’ya karşı oluşları, sadece günümüzün AB sürecinin gereği veya konjonktürel bir tavır değil, bilakis üstatları Garibüzzaman’dan devraldıkları bir mandacılık mirasıdır. Said Nursi’ye göre Patrik Athenagoras gizli Müslümanmış Garibüzzaman Said Kürdî’nin bağrına bastığı ve hatta "gizli Müslüman" diye (M. İsmail Tezer, Mehmet Emin Birinci ile ropartaj Yeni Asya, 23 Mart 2005,; Abdülkadir Badıllı, Bediüzzaman Said Nursi: Mufassal Tarihçe–i Hayatı, İstanbul 1990, C .2, s. 1479.) etrafa yayıp temize çıkartmaya çalıştığı 1950’lerin Ekümenik sevdalı Fener Patriği Athenagoras’ın sicili, Ekümenik sevdalı Patrik Bartholomeus’la sarmaş dolaş olan günümüzün diyalogcu nurcularının da kimliğini ortaya çıkartması bağlamında önemli bir işarettir. Patrik Athenagoras Rum çetesinin başı Patrik Athenagoras, Milli Mücadele yıllarında Anadolu’daki
Rum azınlıkları kışkırtmak üzere kurulan Mavri Mira teşkilatının
kurucusudur ABD Başkanı Truman’ın talimatıyla Patrik olan çetebaşı Athenagoras’ın vaziyetini eski diplomat Oğuz Gökmen’den ve Necip Fazıl’dan dinleyelim: "Savaş sonrasında ABD, New York Metropoliti Athenagoras’ı
Patrik yapmak istiyordu. Athenagoras’ı hazmettirme işini Garibüzzaman üstlendi Türk vatandaşı olmayan, Milli Mücadele yıllarında Rum azınlığı kışkırtmak üzere Mavri Mira derneğini kuran, Kıbrıs’ta EOKA’cı katillerin baş tahrikçisi olan bir Amerikan vatandaşının Truman’ın bir gece yarısı "özel talep"iyle Fener’e Patrik yapılması elbette hazmedilecek türden bir iş değildi. Topluma ve üst düzey muhafakâr çevrelere "Athenagoras’ın
bir gece ansızın Patrik yapılmasını hazzettirme işi"ni ise
Garibüzzaman üstlenmişti. Bakın şu Garibüzzaman masalına: Papaz Müslümanmış Garibüzzaman’ın talebesi Muhsin’in anlattıklarına kulak verin Allah aşkına, din namına dönen dolaplara bakın… "Birgün yine Muhsin’le Üstadın yanına geldiğimizde görüşürken
farklı bir hâlet–i Ruhiye hissettim, merak ettim ve sordum.
Şimdi siz, imanî ve tarihî değerlendirmenizi yapıp kalbî hükmünüzü verin... 1950’lerde ABD’nin bir gece yarısı özel uçakla gönderip Fener’e ekümenik Patrik tayin ettirdiğinde onunla sarmaş dolaş olan ve onu tezkiye etme misyonu üstlenen Garibüzzaman ile bugün aynı Amerikan zırhlı ekümenik sevdalı Bartholomeus’la sarmaş dolaş haldeki diyalogcu nurcuların ve Amerika’da mukim Rabbin aciz kulunun "aynı eksendeki" hizmetleri neye delalet eder? Bu tarihi gerçekler, şifre kırmak ve kimin ne olduğunu tanımak için yeter de artar bile… Dahası var; onları da "Dinlerarası Diyalog Misyonerleri" kitabımdan okursunuz inşallah.
|