Siyaset26 Nisan 2005 00:00

Dinler arası Diyalog, Ilımlı İslam ve BOP! - Arslan Bulut

ABD''nin "Ilımlı İslam" modelinden, Fethullah Gülen tipi bir İslami anlayışı ve bu anlayışın Türkiye dahil bütün İslam ülkelerinde hakim olmasını kastettiği herkesin malumudur. Zaten Büyük Orta Doğu Projesinin asıl hedefi de budur. Zaten, ABD Büyükelçisi Edelman, "21''inci yüzyılda ABD''nin en büyük girişimi, İslam''da reform stratejisidir" demiştir.Bunun, Cuma namazını Pazar''a almak, kadınlara imamlık yaptırmak gibi örneklerini, ABD''deki Müslümanlar arasında sergilemeye de başladılar.Fethullah Gülen''in en önemli icraatlarından birisi ise "Dinler arası diyalog" girişimidir!fusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenakamagra kamagra 100mg kamagra gel

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, yıllık değerlendirme toplantısında, "Genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Projesi"nin 22 Arap ülkesi ile Afganistan ve Pakistan''ı da kapsayacak şekilde Moritanya''dan Afganistan''a kadar uzanan bir bölgeyi kapsamakta olduğunu ve ana başlıklarını hatırlattıktan sonra "Jeopolitik konumu sebebiyle, bu proje ile birlikte Türkiye''nin adı da anılmaktadır.

Bir kısım çevreler Türkiye''yi bu projede ılımlı İslam modeli bir ülke olarak tanımlamak istediler.

Laiklik ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti''ni oluşturan tüm değerlerin kilit taşıdır.

Türkiye, bu nitelikleriyle ''Türkiye Cumhuriyeti'' olarak model gösterilebilir.

Ancak başka ülkelerin kabul edeceği bir ılımlı İslam devleti modeline dönüştürülmek istenmesi halinde bu yaklaşıma ulusça karşı çıkılacağı asla gözden kaçırılmamalıdır" demişti!

ABD''nin "Ilımlı İslam" modelinden, Fethullah Gülen tipi bir İslami anlayışı ve bu anlayışın Türkiye dahil bütün İslam ülkelerinde hakim olmasını kastettiği herkesin malumudur.

Zaten Büyük Orta Doğu Projesinin asıl hedefi de budur.

Zaten, ABD Büyükelçisi Edelman, "21''inci yüzyılda ABD''nin en büyük girişimi, İslam''da reform stratejisidir" demiştir.

Bunun, Cuma namazını Pazar''a almak, kadınlara imamlık yaptırmak gibi örneklerini, ABD''deki Müslümanlar arasında sergilemeye de başladılar.

Fethullah Gülen''in en önemli icraatlarından birisi ise "Dinler arası diyalog" girişimidir! Dinler arası diyalog"un ne demek olduğunu, Papa, II.John Paul, 1991 yılında, kendisine bağlı bütün kiliselere gönderdiği "Kurtarıcı Misyon" başlıklı yazıda şöyle ilan etmiştir: "Dinler arası diyalog, kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır.

Bu misyon aslında Mesih''i ve İncil''i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir." Papa, 24 Aralık 1999''da yayınladığı mesajda da "Birinci bin yılda Avrupa hıristiyanlaştırıldı.

İkinci bin yılda Amerika ve Afrika hıristiyanlaştırıldı.

Üçüncü bin yılda ise Asya''yı hristiyanlaştıralım" diyordu.

1964 yılında Vatikan''da kurulan "Hristiyan Olmayanlar Sekreteryası"nın başındaki Pietro Rossano da kendi yayın organlarında, "Diyalogdan söz ettiğimizde, açıktır ki bu faaliyeti, kilise şartları çerçevesinde misyoner ve İncil''i öğreten bir cemaat olarak yapıyoruz.

Diyalog, Kilise''nin İncil''i yayma amaçlı misyonunun çerçevesi içinde yer alır" diye yazmıştı.

10 Şubat 1998 tarihli Zaman gazetesinin haberine göre, Fethullah Gülen, Papa''yı ziyarete gittiğinde, "Papa VI.

Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinler arası Diyalog İçin Papalık Konseyi misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz.

Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz.

En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik..." hitabında bulunmuştu. Daha sonra üç dinin okutulacağı Harran Üniversitesi girişimleri ve İstanbul''daki çeşitli toplantılar yanında, artık bazı dergilerde "Abant konsili" olarak anılan ve önce Brüksel''e oradan da Washington''a taşınan Fethullah Gülen destekli Abant toplantıları bu yolda atılan adımlardır.

Şimdiki AKP hükümetinde bu toplantıların müdavimi olan bakanlar vardır! Zaman içinde, Türkiye''de, Türk Cumhuriyetleri''nde ve İslam dünyasında bir taraftan okullar açılırken, diğer taraftan da "hoşgörü" kavramının benimsetilmesine çalışılmış, Cizvit papazlarının da katıldığı "İbrahimi dinler ve Hz, İbrahim" sempozyumları düzenlenmiş, "İnanç turizmi"nden de bu çerçevede yararlanılmıştır.

Bu girişimler, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üzerinden sürdürülmüştür.

İşin ilginç tarafı, bir önceki Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da Hürriyet''de yazdığı son yazılarından birinde, "Dinler arası diyalog" girişimlerinin faydalı olduğunu iddia etmiştir! Bugün hemen herkes kabul ediyor ki bütün bu faaliyetler, aslında Hıristiyanlık adına misyonerliktir.

Esasen, Müslümanların kitabı Kur''an''a göre, "Allah katında din, İslam''dır" ve tamamlanmış bir din olan İslam''ın diğer dinlerle kendisini eşit sayması mümkün değildir.

Çünkü, İslam, bu dinlerin üzerine gelmiştir! *** Geçenlerde, bir dostum, konuyla ilgili bir belge getirdi.

Bütün bunlardan daha şaşırtıcı bilgiler edindim.

Zaten bu yazıyı yazmama sebep olan da belge dediğim bu kitapçıktır.

Fakat yer kalmadı, onu da yarın yazalım.