Ekonomi12 Şubat 2010 00:00

Süt, Et ve İhanet - Ahmet Dursun

Ne yazık ki 1980'den bu yana Türkiye et üretimi sürekli batlalanmıştır.Bunda tüm hükümetlerin sanki el birliği yaparcasına çabaları görülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye'de et üretimi;   YILLAR                  2005      2006      2007       2008            2009Sığır Eti,(kg)             33.475     21.602    183.779   266.305      29.972Canlı Koyun(Baş)           -        32.190       -             37.351       80.750Koyun-kuzu Eti,(kg)  25.522    15.707    192.297    17.732       2.522Görüleceği üzere korkunç bir yok ediş planı işlemektedir.cialis forum cialis prodaja cialis bez recepta

Süt, Et ve İhanet

Ahmet Dursun - Blog

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

12.01.2010


Vatana ihanete farklı bakış.

Üreticiyi desteklemek için 2004'te ithalat vergilerini yükseltti. Bir ton pirinç ithal edene 800 kilo yerli üreticiden alma mecburiyeti getirdi.

Amerika,2005'te Dünya Ticaret Örgütü(WTF)'ne "Türkiye benden Pirinç almıyor" diye dava açtı ve 1 milyar dolar tazminat almaya hak kazandı.

Pirinç ithalatına kısıtlamalar nedeniyle Türk çiftçisinin bu karlı çıkışı da böylece baltalanmış oldu.
Amerika,yüksek gümrük vergisi uygulanarak yurda girişi engellenen farklı tarım ürünlerindeki kısıtlamaların hakıkında da dava açacağını söylüyordu.

Gelelim süt üretimimize...

Kaynaklar yıllık 13,5 milyon ton süt üretimimiz olduğunu söylüyor.

Fakat AB normları;sağlıklı,hijyen şartlarını sağlayabilen,kayıtlı süt üretimimizi gerçek üretim olarak değerlendirilmektedir.

AB tarafından bu miktar 4 milyon ton olarak kabul edilmektedir.

Özetle yaklaşık % 29'u kayıtlı.Kalan % 71'lik kısmı kayıt dışı.

Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF)'na henüz kabul edilen Türkiye artık dünya süt üretimindeki yerini almalıdır.

Bu da kayıt dışı olan kısmın kayıt altına alınmasıyla olur.

Eğer ki kayıt altına alınabilir ise Türkiye 13,5 miyon tonluk üretim ile,dünya sıralamasında ilk 15 arasına girmiş olacaktır.

Gelelim et üretimimize...

Ne yazık ki 1980'den bu yana Türkiye et üretimi sürekli batlalanmıştır.

Bunda tüm hükümetlerin sanki el birliği yaparcasına çabaları görülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye'de et üretimi;

   YILLAR                  2005      2006      2007       2008            2009

Sığır Eti,(kg)             33.475     21.602    183.779   266.305      29.972
Canlı Koyun(Baş)           -        32.190       -             37.351       80.750
Koyun-kuzu Eti,(kg)  25.522    15.707    192.297    17.732       2.522

Görüleceği üzere korkunç bir yok ediş planı işlemektedir.

Bu kurban bayramında Türkiye'de yaklaşık 300.000 adet hamile inek kesilmiştir.

Bu da devletin resmii kayıtlarında mevcuttur.

Bunun gerekçesi ise yine diğer ürünlerde olduğu gibi devletin denetim görevini yapmamış olmasından kaynaklanmıştır.

Düşününüz ki İslami kurallarla yönetilen bir ülke olsaydık;devlet eliyle tanrının kurallarını yok etmiş bir devlet olacaktık.

Gerçi tanrının kurallarının uygulayıcılığına soyunan AKP gibi,diğerleri de aynı sömürü düzenini yine tanrının kendilerine verdiği yetkiden kaynaklandığını söylemekte hiç bir sakınca görmemktedirler.

Tıpkı,tütün üretiminde ve pazarlanmasına Türk çiftçisi yerine yabancı tütün ve sigara tekellerinin desteklendiği gibi.

MHP'nin ortağı olduğu 57.Hükümet, çıkardığı Tütün Yasası ile yabancı sermaye egemenliğinin tekelleşmesine adeta sebep olmuştur.

Elbet ki salt tütünde değil, et ve süt piyasasının düzenlenmesinde etkin rol oynayan kurumlar,DYP-SHP hükümeti marifetiyle özelleştirerek ortadan kaldırmıştı.

Yine hükümette rol alan MHP bu konuda hiçbir çözüm üretmediği gibi şimdi tekel işçisine her ortamda destek vermekte ve bu anlaşılmazlık milletin hafızasından sanki silinmiş gibi görülmektedir.

Milliyetçiliğin yabancı tekelleşmeyle ikame edildiği bir Türkiye kimin mirasıdır?

Ne yazık ki 12 Eylül darbesinin bir mirasıdır.

Bu nedenle acilen yargılanmalıdır.

İşte darbe denen onursuzluğun Türkiye Cumhuriyetine vurduğu büyük yıkımlardan bir kaçını sıraladık.

Bu nedenle cunta kesinlikle hukuk önüne çıkartılmalı,özellkle de 12 Eylül'ün yarattığı tüm hükümetler acilen yargılanmalıdır.

Bu ülkeyi yasalarla;olmaz ise bakanlar kurulu kararı ile,olmaz ise de  yönetmelikler, vs...lerle dünya tekellerinin sofrasında ziyafete dönüştürenler hiç gecikmeksizin yargılanmalıdır.

Aksi halde AKP giderse,başkası gelip bu soygun düzenini değiştirmeyeceklerdir.

Yeni parti kurmak çözüm olmadığı gibi,yaratılan soygun düzeninin örtüsü olarak kullanılmaya devam edildiğinin bir belgesidir.

(09 Şubat 2010)

Açık İstihbarat @ 2010