Bir Hukukçunun Tercüme-i Hali - Orhan Bursalı
Savunduğu “yargı toplumsallaştırıldığı zaman, toplumun yargısı olabilir” görüşüne uygun raporu vermiş! Can, yasa/hukuk devleti ve buna dayalı bir adalet sistemi değil, toplumun yargıç rolünü de üstlendiği veya paylaştığı bir yeni sistem savunuyor! Toplum “evet yasalara göre, sen bu adamı hapse atacaksın, bu partiyi kapatacaksın… ama biz ne hapis istiyoruz ne kapatma…” diyorsa eğer (ki her toplumda bunu diyecek azınlık veya çoğunluk her zaman vardır!), yargıç, toplumsallaşmanın gereği olarak, bu sese kulak verecektir.discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis forum cialis bez recepta cialis bez receptabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus
|
Duvarına, Anayasa Mahkemesi raportörlerinden Osman Can karşınızda!:
Ne demek bunlar? *** Yargıç karar verirken, örneğin bir derneğin veya bir partinin,
fiillerine, programlarına, eylemlerine değil de neresine bakacak?
Peki yasalar, maddeler? AKP’nin kapatılması davasında, raporunu yazarken, anlaşıldığı
kadarıyla, böyle davranmış: Savunduğu “yargı toplumsallaştırıldığı zaman, toplumun yargısı olabilir” görüşüne uygun raporu vermiş! Can, yasa/hukuk devleti ve buna dayalı bir adalet sistemi değil,
toplumun yargıç rolünü de üstlendiği veya paylaştığı bir yeni
sistem savunuyor! *** Osman Can, yargının siyasallaştırılması gerektiği tezini de ileri
sürüyor: Bunu söyledikten sonra bir sonuç üretiyor: Yargıçların, savcıların, mahkemelerin geniş bir şekilde siyasiler tarafından atanmasını/seçilmesini savunması da, buna uygun düşüyor! Meclis’te çoğulcu siyasal görüş, (buradaki örnekte AKP!) mutlaka hukukta, yargıda söz sahibi olması gerekmektedir ona göre! Yani, bu son derece parlak hukukçumuz (!), rakiplerini çok daha iyi tepelesin diye, iktidarda sahip olduğu müthiş güç yetmiyormuş gibi, yargıyı da, siyasal çoğunluğun hizmetine vermektedir! “Yargı tarafsız ve bağımsız olamaz, hepsinin siyasal bir bakışı
ve felsefesi var” Varacağınız yer siyasallaşan bir yargı, yargıyı tepe tepe kullanan daha otoriter bir siyasal iktidar talebidir! Osman Can, bir sürü gevezelik, boş söz ardında, bunu istiyor! Ve iktidar yandaşı medya tarafından da göklere çıkartılıyor! *** Bu kişiyi, Sabih Kanadoğlu ile çıkarıldığı bir TV programında kısmen izledim (Karşı Görüş, Balçiçek Pamir, HaberTürk). Yargının iktidar çoğunluğuna dayandırılması, Meclis’teki temsile göre yapılandırılması görüşü karşısında, Sabih Kanadoğlu, “Yani RTÜK gibi mi?” diye soruverdi! Bu, Osman Can’ı bitiren soruydu! Osman Can, evet, bir hukuk RTÜK’ü oluşturmak istiyor.
TV’de karşımda, “bilgi ukalalığı”na yeltenen, itildiği yeri hazmedememiş, tartıştığı kişi karşısında epey saygısız, çağdaş hukuk ve normlar karşısında, çağdaş hukuk adına ilkel hukuku dayatan, dayattıkça da “Can, Kanadoğlu’nu bitirdi!” biçiminde, başka ilkellerden alkış alan bir kişi vardı! Kurduğu yeni dernek de yargıçlara-savcılara bu ilkellikleri dayatacaksa ve dernek aracılığıyla yargı sistemini, siyasetin ve AKP’nin otoriterliğine peşkeş çekecekse hele… çok tehlikeli bir işe kalkışıyor demektir! Vay ülkemin başına!
|