Açık İstihbarat olarak;
yazılarımızın, görüşlerimizin, cümlelerimizin aynen alınıp,
Internet'te kaynak gösterilmeden dolaştırılmasına alışığız. Yıllardır
tanıdığımız isimlerin bile, yazarlarımızın yazılarından bölümler alıp,
yazarın ismini verip, Açık
İstihbarat ismini sansürlediğine tanık olduk.
Açık İstihbarat; Türk Internet
medyasının en bilinen ama en az görülen sırrı olarak yayınını
sürdürüyor. Sistem; bir yerinden kontrol edemediği hiç bir odağa
gün ışığı göstermiyor, yeraltına mahkum ediyor.
Bu tarz açık
ve örtülü intihallere duyarlı bir yayın olarak; bu intihali ister
Orhan Pamuk yapmış olsun, ister Yeniçağ gazetesi bizim için
farketmiyor.
İçinden geçtiğimiz süreç; karakterin
ideolojiden daha önemli olduğunu her gün bize hatırlatırken; "bize
yakın" kıstası değil, "doğruya yakın" kıstası
pusulamızdır.
Bir gazetenin; mevcut
süreçte duruş olarak "bize yakın" olması, bu gazetenin
etik olarak yanlış davranışlara imza attığı zaman görmeyeceğimiz
anlamına gelmiyor. Bunun son örneğine; maalesef yine Yeniçağ
gazetesinde rastlıyoruz.
Yeniçağ gazetesinin yazarlarından ve
yıllardır medyada faaliyet gösterem Sabahattin
Önkibar, onca yıllık mesleki geçmişinden utanmadan,
araştırmacı yazar Yılmaz Dikbaş'ın yazısını birebir aynen
kopyaladı ve kendi yazısı olarak kamuoyuna
sundu.
Önkibar'ın;
"İşte
ABD'yi yöneten askerler ve TSK'ya operasyonun ardındaki
sır"
başlıklı yazısı;
Yılmaz Dikbaş'ın;
"Türk
Ordusu'na İçten Saldırı"
başlıklı yazısının birebir
kopyası. Önkibar; tek bir cümlesini değiştirme zahmetine bile
girmemiş.
Önkibar'ın "intihal" kavramını bile utandıran
davranışı o kadar bilinçsizce gerçekleştirilmiş durumda ki; Yılmaz
Dikbaş'ın yazısında yaptığı bir hatayı da aynen kopyalamış durumda.
Yılmaz Dikbaş; yazısında, ABD istihbarat camiasının
kilit istihbarat örgütlerinden NSA'i ;
"ABD’de ulusal güvenliği sağlayan ve
denetleyen resmi kuruluş"
olarak tanıtıyor. Bu
yanlış bir bilgi.
NSA; ABD istihbarat camiası içinde
denetleyici bir konuma sahip değildir.
ABD istihbaratının en
tepe noktasında Director of National Intelligence sıfatı ile ayrı bir
makam vardır ve doğrudan Başkan'a ve National Security Council'e rapor
eder.
Bu makam; ABD'nin "bilinen" 16 ayrı istihbarat
teşkilatının başı ve koordinatörü konumundadır. NSA; bütün
teknik gücüne ve yetkilerine rağmen, bu camianın bir üyesidir, başı
veya denetleyicisi değil. National Security Council ise,
bizim "tu-kaka"/"derin devlet" ilan edilen Milli Güvenlik
Kurulu'nun muadilidir.
Ayrıca başkana orta ve uzun vadeli
istihbarat konularında danışmanlık görevine sahip National
Intelligence Council bulunur.
Bu yapıları
denetlemek görevi ise ; ABD devletinin labirentleri içerisinde ABD
Senatosu'ndan, Adalet Bakanlığına (FBI) , hatta ABD Hazine
Bakanlığı'na kadar bir çok yapıya dağıtılmıştır.
Yılmaz Dikbaş; karakteri, zekası ve duruşu ile doğru
bir adamdır. Bazen yazılarında yanlışlar yapsa da.
Sabahattin
Önkibar'ın duruşu; yaptığı temel yanlışların gölgesinde
kalmaktadır.
Açık
İstihbarat