(Açık İstihbarat :
Vakit'ten
Doğru Haber, Yanlış Sorular başlıklı yazımız ile beraber
okumanızı tavsiye ederiz)
Yakın geçmişi anlatıp sıkıcı
olmak istiyorum.
1960'lı yıllarda türkiye'de "tuslog"
adı verilen abd üsleri bulunuyordu. bu üslerde de 30 bini
aşkın coni.. soğuk savaşın sıcak günleriydi. türkiye, altmışlı
yıllarda abd'nin sadık kapatması olması için ter dökenlerce tam bir üs
haline getirilmişti. daha sonra terin yerini kan alacaktı ve bunu adım
adım planlıyorlardı.
ABD'nin türkiye topraklarında kurduğu
üslerin belki de en etkilisi, ankara-haymana yolu üzerinde, 12.
kilometrede olanıydı. bu üsse emerikalılar resmen "det 27", mealen
"site 23", dost sohbbetlerinde de "manzarali
station" diyorlardı...
O zamanlar adı
"çerkezhöyük" olan, şimdi "gökçehöyük" denilen köyün
hemen arkasında binlerce dönüm arazi üzerine kurulan bu "ortak savurma
tesisi(!)" anladığımız kadarıyla elektronik haberalma, dinleme ve
yönlendirme, askeri istihbarat konularında oldukça yetkili bir
konumdaydı.
Geniş alanda büyük antenler kurulmuş,
içinde abd'nin her türlü casusluk faaliyetinin sürdürüldüğü ve
yönetildiği bir merkez olmuştu bu "site
23"...
Üslerin gerçekleştirdiği görevlerdan
bazıları; Türkiye'yi komşularıyla savaşın eşiğine getirmek,
kontrgerilla örgütleri yavrulamak, "her yolu" öğrettikleri
talebelerinin yaptığı darbeleri alkışlamaktı... Asıl ürün ise
emerikanlaşmış bir ordu ve işbirlikçi bürokrasi-siyaset
oluyordu..
Site 23 sonra ne oldu?
Görünüşte
türk silahlı kuvvetlerine teslim edildi ve resmi olarak "bayrak
garnizonu" olarak anılmaya başlandı...
Telekulak skandalı
sırasında telefonlarının dinlenmesi akıllara seza bir ironi
oluşturuyordu bu garnizonun..
Çünkü bayrak garnizonu, "hassas
dinleme" faaliyetlerinde bulunan kısa adı "ges" yani "genelkurmay
elektronik sistemler komutanlığı" idi...
Irak işgalinin
başladığı günlerdi...
hani neredeyse hemen her emekli
generalin, albayın bir televizyon kanalında "askeri stratejik bölgesel
falcılık" yaptığı, hemen hepsinin yanıldığı(!) günler...
bir
partilimiz telefon etti:
"eşşek arkadaşlar uyumayın!..
ırak saldırısı türkiye'den yönlendiriliyor... hatta merkez
gölbaşında!"..
Tabii bu partilimizin (pentagon, mit,
genelkurmay, odc, nsa, osi dışında) bizim telefonumuza ulaşabilen
ender kisilerden olduğunu, öyle sizin gibi sıradan ziyaretçiler
olmadığını anlamışsınızdır!..
Üyemizin anlattığına göre, bahsi
geçen televizyon kanalında bir askeri danışman, ırak işgali ile ilgili
uydu fotoğraflarının gölbaşında kurulu bir merkezde
değerlendirildiğini yumurtlamış, ama hemen laf boğuntuya
getirilmişti.
Açıkçası bu konuda yaptığımız beceriksiz
girişimler sonuçsuz kaldı...
Bu istihbaratı
değerlendiremedik.Basında çalışmakta olan arkadaşlardan yardım
isteğimiz de, ya öküzün trene bakışıyla karşılandı, veya resmen
sallanmadık..
2004 yılbaşında mimarlar odası bir takvim
bastırdı. Üzerinde ankara'nın uydu fotoğrafları bulunan bu
takvim, çok beğenildi. Ankara'nın uydu fotoğrafında, şehrin güney-batı
kesimi yoktu.. ama takvimin kenarında, intaspace turk ibaresi nal gibi
duruyordu.
Biraz bunu tarayalım dedik, önümüze şu
bilgiler düştü:
Intaspaceturk, abd'li
Lockheed-Martin firmasına ait "ikonos" ve "spot"
uydularının yer istasyonu olarak gölbaşında kurulmuştu.
Şirketin ortakları da ilginçti, bunlar yüzde 51 hisse
ile çukurova holding ve bir ordu iştiraki olan "uydusan"
idi.
biz hala uyanmadık tabii, çünkü eşşekiz biz...
hatta 540 kilometre yol yaptık ankara'ya geldik, Sırf şu
intaspace ne menem birşeydir diye bakmaya, onu bulduk ama bulduğumuzu
farkına varamayıp gökçehöyük köyüne daldık..
köyün bir
yanindan girip diğer yanından çıktık, bir de ne görelim?..
Bir tür askeri bölgede değil miyiz!.. bir yürüyüş
yolunda yüzden fazla emerikalı, göğüslerinde kimlikleri kadın ve
erkekli spor yapmıyorlar mı?..
meğer geldiğimiz yer,
meşhur "bayrak garnizonu" değil miymiş?..
Oradaki yüzlerce
belki binlerce dev antene de anlam veremedik.. gene bişey anlamadık..
çünkü biz eşeğiz!..
Bizim birşeyi anlamamız için,
emerikalıların anlatması lazım!.. başka türlü olmuyor..
ve
gerçekten de anlattılar:
Birgün bu satırların yazarı (güneri
abimizin ve ertuğrul üstadımızın ruhu şad olsun!) televizyon
seyrediyordu...
National geographic channel'da ırak işgalini
ballandıra ballandıra anlatıyorlar... şu silahlar kullanilmiş, kodumu
oturtmuşlar falan.. içimden "hakkaten çok bilimsel bir program..
kesinlikle silah reklamı falan değil" diye küfürler geçiyor..
sonunda uzaktan kumandayi elime alıyorum, tam o sırada ilahi bir uyarı
aliyorum ve seyretmeye devam ediyorum..
Şimdi efendim bu
emerikalıların savaş alanını yönettikleri bir sistem/program varmış.
sistemin adı, kısaca "tbmcs" açığı,
"theater battle management core systems"
yani muharebe alanı merkezi yönetim sistemi falan gibi birşey...
Görüntüler geliyor, dış ses anlatıyor: bu sistemin bir merkezi
abd'deymiş, uydu görüntüleri, awacs görüntüleri falan değerlendirilip
karar ve komut veriliyormuş..
onu da gösterdiler, ekran
başındaki bayan fareyi eline aldı, bir noktaya tıkladı, sonra diğer
bir noktaya tıkladi!.. işlem tamam!.. hedef tahrip edildi....(elde
ettiğimiz tbmcs ayrıntıları var ama kafa şişirmeyeyim daha
fazla)
ve dış ses, bizleri bilgilendirmek, anlamamızı
sağlamak için mühim cümleyi kurdu:
"Irak'a
özgürlük operasyonunda tbmcs, komşu bir ülkedeki abd üssünden
yönetiliyor"...
ülkenin adını gizli tutuyorlardı
çünkü savaş sürüyordu..
ama önemli bir bilgiyi daha verdiler..
Tbmcs isimli kitle imha sistemi, lokheed-martin
tarafından geliştirilmişti!
Artik kolaj yapmanin
zamani gelmişti. toparladık elimizdekileri ve mutlaklaştırdık.
emerikaya karşı önyargılıyız ya, ortaya şöyle azotlu bir sonuç
çıktı:
Lockheed-Martin savaş ürünleri firması, yer istasyonunu
doğal olarak yine kendi ürünü olan tbmcs'in uygulama alanına yakın bir
yere kurdu. bu yer ankara-haymana yolu 12. kilometrede
idi.
Intaspace yer istasyonu ile bayrak garnizonu aynı yerde
idi. Bizce Intaspaceturk'ün asıl değerlendirme merkezi bayrak
garnizonu içiydi..
Bayrak garnizonunda tespit edilen kadınlı
erkekli çok sayıdaki emerikalı piknik yapmaya gelmemişti..
Amerikalılar, zaten eski üsleri olan bu yerden hiçbir
zaman çıkmamışlardı!
Buna göre ırak'ta sürdürülen
katliamlarda türkiye, Amerika ile elektronik(!)
ortaktır.
O zaman resim netleşiyor...
Tbmm'deki
meşhur 1 mart tezkeresinin reddi falan hikaye..
Aavaş, bir
aldatma, hile sanatıdır..
Umarız yukarıdaki hikayenin özellikle
yerli aktörleri, emerikan geleneklerine uygun biçimde, bir gün katran
ve tüye bulanmazlar...
kendi kendimi gerdim, ama küfür
etmeyeceğim..
Saygılarımla..
(Temmuz,
2007)