|
Türkiye’de yeni şeyler oluyor, toplumsal genel kabul bu yönde
en azından. Türkiye’nin gündelik hayatı, tüm kurum ve yapılarıyla bir
yeni söylemiyle kuşatılmış durumda.
Türkiye’de yeni gazeteler
çıkarken, yeni siyasal söylemler oluşuyor, eski yapı yenisiyle yer
değiştiriyor, yeni darbe planları ortaya çıktıkça yeni mi yeni ve
ayrıca hakiki bir demokrasimiz oluyor. Kürt sorununun çözümünde yeni
bir aşamaya gelinirken, Ortadoğu coğrafyası Türkiye için yeni
fırsatlar barındırıyor.
Yenilik ve değişim söyleminin her dönem, belli bir rüzgar yarattığı
doğrudur fakat bu sefer herkes ve her şey yenileşiyor,
yenileştiği oranda da birbirine benziyor. Yeniliğin
kutsanmasıyla Türkiye toplumu adeta bir akıl tutulması
yaşıyor! Gazetecilik anlamında ülkemizdeki en önemli yenilik ise, askeri
vesayete karşı açtığı “özgürlük ve demokrasi” bayrağı
nedeniyle, Taraf Gazetesi olsa gerek. Taraf, içerik ve biçim
açısından, Türkiye’nin şimdiye kadar görmediği bir gazetecilik yapmak
iddiasıyla yola çıktı.
Sarı gazeteciliğin karşısında fikir
gazeteciliği, Haki gazeteciliğin karşısında demokrat gazeteciliği
temsil edecek bir yayın geldi diye sevinenlerin hevesi kursağında
kaldı. Çünkü Taraf, AKP iktidarına cepheden eleştiri getirmek
bir yana, İktidar partisinin olumsuzları da olmak üzere tüm
icraatlarına destek vererek, yeşil gazetecilik olarak
tanımlayabileceğimiz, yeni bir gazetecilik anlayışını ortaya
koydu.
Ama hakkını yemeyelim, Taraf, içerik olarak
pek bir yenilik sunmasa da, (Zaman Gazetesiyle birlikte) AKP’yi
aklamak adına yeni biçimler icat etti. Nasıl mı? Gazetecilikte yeni teknikler
Taraf Gazetesi’nin, 5N
1K kuralından sonra haberciliğin temel kuralı haline gelebilecek yeni
habercilik anlayışıyla anlam dünyamız değişiyor…
Taraf’ın Gazetecilik okullarında öğretilmesi gereken
bu yeni habercilik anlayışı nedir daha yakından bakmaya
çalışalım. Bu habercilik anlayışı öncelikle haber dilinin biçiminde
devrim niteliğinde bir değişiklik yapıyor.
Haber
yazımıyla profesyonel olarak ilgilenenler bilirler, genel olarak haber
dili, geniş ve geçmiş zaman ekleriyle kurulur, şimdiki zaman eklerinin
kullanıldığı da görülür. Haber yazımında en çok tercih edilen zaman kipi; “Bilinen
Geçmiş Zaman Eki”dir (-dı/-di/-du/-dü" "-tı/-ti/-tu/-tü) bunun
dışında, “Öğrenilmiş Geçmiş Zaman Eki” de
(-mış/-miş/-muş/-müş) bir tanıklık aktarımı gibi durumlarda
kullanılabilir.
Devam eden olaylar içinse “Geniş Zaman Eki”
(-r" ; "-ar/-er"; "-ır/-ir/-ur/-ür) ya da Şimdiki Zaman Eki
kullanılır.
Bu kullanımlar, gazetecilikte haber yazmanın
biçimsel görenekleridir, değişmez değilse de genellikle bu biçimlere
uyulur. Tabi sansasyon ve magazin odaklı yayıncılık yapılmıyorsa.
Sansasyon ve magazin gazeteciliği ise, daha gayri ciddi
üsluplara yönelir ve biçimsel olarak, kullandığı kip öykülemeye
yöneliktir. İyi kurgular Türkiye
Taraf Gazetesi’nin, magazin ve
sansasyon gazeteciliği yaptığını iddia etmiyorum, haşa. Bu iddiayı,
ancak bir Ergenekoncu ortaya atabilir.
Benim iddiam, Taraf
Gazetesi’nin yeni bir tür gazeteciliği ortaya çıkardığıdır.
Bu
gazeteciliği de kabaca isimlendirmek gerekirse “Bilimkurgu
Gazeteciliği” diyebiliriz.
Neden mi?
Çünkü Taraf Gazetesi, kullanılması gereken zaman
kiplerini kullanmıyor. Daha çok bilimkurgu romanlarında kullanılan,
Gelecek Zamanın Hikayesi (-ecekti, -acaktı) kipini kullanıyor.
Örnekse, Taraf’ın son bombasını patlattığı, 20.01.2010 tarihli,
Balyoz Darbe Planı haberine bakabiliriz.
Taraf Gazetesi darbe
haberini, yayın çizgisine uygun olarak Manşetten veriyor.
Daha
önce defalarca kez attığı başlıklarla Masumiyet Karinesini
(suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz) ihlal
eden gazete, bu sefer de “Darbenin Adı Balyoz” başlığını kullanarak
“darbe planı” uygulamaya konulmuş izlenimi yaratıyor.
Kullandığı başlığın yüksek bütçeli bir Hollywood felaket filmi
ismini çağrıştırması ise şaşılacak bir durum değil, zira Taraf’ın
yayın hayatı bu tür başlıklarla dolu.
Haberin spotu şöyle;
“2003 tarihli Çarşaf ve Sakal kodlu eylem planlarına göre,
darbe ortamı yaratmak amacıyla Fatih ve Beyazıt camilerinde cuma günü
bombalı saldırı düzenlenecekti.” Zaman içinde gerçekleşecek olayların aktarımı için Gelecek
Zaman kullanılabilir, fakat Taraf böyle bir haber yapmıyor, kaldı ki
kullandığı kip de Gelecek Zamanın Hikayesi ve habercilikte kullanılan
bir zaman kipi değil.
Taraf’ın bu dili, eğer birkaç
haberle sınırlı kalsaydı, sorun yoktu. Ancak Taraf Gazetesi’nin daha
önceki birçok haberine bakılarak bu dili kullanmayı bir tarz olarak
benimsediği görülebilir. Taraf ve Zaman’ın demokrasi kardeşliği
Mademki
konumuz Taraf’ın gazetecilik anlayışı o halde Zaman Gazetesi’nin de bu
konudaki katkılarını görmezden gelmemiz mümkün değil.
Hayır
yanlış anlaşılmasın, gazetelerin finans kaynaklarına dair, spekülasyon
yapmayacağım. Bu iki yayın organı, aynı gazetecilik anlayışının
Türkiye’deki iki önemli temsilcisi.
Söylemeye
çalıştığımı tam olarak, Zaman ve Taraf gazetelerinin Türkiye’de
Bilimkurgu Gazeteciliği türünün ilk ve belki de en yetkin örnekleri
olduklarıdır. İşte bugünkü Zaman Gazetesi’nin 20.01.2010 tarihli internet
yayınından bir örnek;
“Cuntacılardan ürperten eylem planı;
DARBE YAPMAK İÇİN CAMİYİ BOMBALAYACAKLARDI”
başlığını web
sitesinde birinci sıraya taşıyan Zaman’ın biçim ve içerik açısından
Taraf’la aynı yerde olduğu rahatça anlaşılabilir. Taraf, askeri vesayete karşı olan- sınırını kendi çizdiği-
“demokrasi güçlerini” AKP’nin yanında saflaşmaya davet ederken, Zaman,
Müslüman demokratları uyararak, AKP’yi dindarlar nezdinde değerli
kılmaya çalışıyor.
Her iki yayın organının da, AKP’nin
“demokratikleşme” sürecine verdikleri destek göz önünde
tutulduğuna, yayınların ideolojik olduğunu ve yönlendirme amacı
taşıdığını söylemek mümkün. AKP politikalarından mağdur olan büyük bir çoğunluğun Taraf
gazetesinin liberal söylemi içerisinde temsil edilme olasılığını
anlamak içinse Taraf’ın Tekel İşçilerinin 1 ayı geçen direnişini
görmediğini bilmek yeterli.
Her gün bir yenisinin
yaşandığı linç olayları varken, nefret söylemi ve ırkçılık yayılırken,
AKP’nin Kürt Sorunundaki şahinliği artık sır değilken, Tekel İşçileri
haklarını aradıkları için gaza boğuluyorken, Taraf 2003 yılında TSK
içinde bir cunta tarafından hazırlandığı öne sürülen darbe planını
gündem yapıyor ve bizden AKP demokrasisine ikna olmamızı bekliyorsa,
burada gazeteciliğin etik ilkeleri sorgulanmalıdır. Sözün özü, biçimde ve içerikte devrim yapan Taraf, tüm
yenilikçiliğine rağmen, özgür, bağımsız, ilkeli… gazetecilik yapmak
konusunda sınıfta kalmıştır.
|