|
Teknik ayrıntılara hakim olmayan Vakit, abartarak, İsrail'in
"her türlü askeri bilgiye" ulaştığını iddia etse de;
İsrail'in insansız hava uçağı ile belli hassas noktalara nasıl
sızabildiğine ve bu uçaklar üzerindeki kontrolüne dair bir gerçeğe
işaret ediyor. Bu vahim güvenlik ve istihbarat açığı, aynı zamanda TSK
içine sızmış İsrail yanlısı zihniyete de işaret ediyor.
Doğruyu işaret eden Vakit , nedense doğru soruyu sormayı
beceremiyor. Soru; Genelkurmay'ın "İsrail odası"nın da yakılıp
yakılamayacağı değil; kahraman savcı ve hakimlerin neden "İsrail
odasını" arayamadığıdır. Neden bugüne kadar "Ergenekon"
operasyonu çerçevesinde tek bir yabancı odak inceleme altına
alınmamış, aranmamıştır?
Ayrıca; GES komutanlığı ile bu kadar
içli dışlı olan İsrail'in Vakit gibi yayın organlarına sızdırılan
kasetlerin ana kaynağı olabileceği yolunda bir şüphe dile
getirilmemesi de, yeri geldiğinde 3. derece akrabalıklar üzerinden
komplo teorileri kurabilen bir gazete için manidar.
Bu soruları sormadan , aşağıdaki haber sadece
yönlendirilmiş bir cehaletin ürünü olarak
değerlendirilebilinir.
Not: Vakit'in ; İsrail'le
bu tarz bir yakınlaşmanın temellerinin Erbakan hükümeti zamanında
atıldığını hatırtlatmayı unutmasını ise anlayışla karşılamak
lazım.
Açık
İstihbarat
--------------Vakit Gazetesi'nin
"İsrail Odası'da Yakılacak mı" Başlıklı Haberi
----------------
İsrail ile Türkiye arasındaki GES
işbirliği çerçevesinde İsrail'in her türlü askerî bilgiye ulaşıyor
olduğu, askerî raporlarda bile açıkça dile getiriliyor. Buna karşın
Türk Genelkurmayı bu konudan hiçbir şekilde rahatsızlık duymuyor.
İsrail'in “Truva atı” olarak nitelendirilen bu sistem sayesinde
Siyonist yönetim, Türkiye'nin en gizli ve özel askerî ve stratejik
bilgilerine ulaşabiliyor. Sistemin işletimi ve devamı, Genelkurmay'
daki “Bilgi Değişim Birimi Demir Devreler”
adı verilen ve tamamen İsrailli yetkililerin kontrolündeki bir odadan
sağlanıyor.
“Siyah lale” adı verilen bir
operasyon kapsamında düzenlenen değerlendirme raporunun sonuç
bölümünde, İsrail görevlilerinin Türkiye'ye ait kanalları
dinledikleri, GES Personeli tarafından açıkça
bildiriliyor.
İŞTE TRUVA ATININ ELDE
ETTİKLERİ
Bizzat Genelkurmay tarafından sistemin
analiziyle ilgili hazırlanmış olan “Siyah Lale Operasyonu
Değerlendirilmesi”nde şu ifadeler dikkat çekiyor:
“Uçağın
Türkiye'ye intikali ve dönüşü esnasında Suriye, GKRY, KKTC ve başta
çok kanal sistemleri olmak üzere Türkiye'ye ait muhabere,
elektronik sistemlerini takip etme imkanını bulacaktır.
Bölgede çalışan çok kanal sistemlerine ait tanıma ve teşhis imkanı
sağlayacak bol miktarda ham materyal elde edecektir” deniliyor.
Raporda, İsrail'in KKTC ve Türkiye'ye ait telsizleri gizlice
dinleme imkanını bulduğu açıkça
belirtiliyor.
TELSİZLERİMİZİ GİZLİCE
DİNLEMİŞLER
Yine “Siyah Lale Operasyonu”ndan elde
edilen bilgilere göre; İsrail'e çalışan birimin Türk Genelkurmayı' na
ait telsizleri gizlice dinlediği anlaşılıyor.
İsrail'in
edindiği bilgiler şu şekilde kaydediliyor:
“Faaliyet
esnasında elde edilen bilgiler ile ham materyaller paylaşıldığından
dolayı, İsrail de bizimle aynı bilgileri elde etmiştir. Ancak Müh.
Bnb. H.Ö. tarafından faaliyet esnasında bir kısım IDF/ISNU
personelinin, uçağın arka tarafındaki bir bölmede muhtemelen ‘PCM'
olduğu değerlendirilen ve Türkiye'ye ait olabileceği düşünülen çok
kanal sistemlerini dinledikleri
belirlenmiştir.”
HÂLÂ DEVAM
EDİYOR
Raporda, Türkiye'nin dost ve komşu ülkelerine
yaptığı uçuşların da hala kurulu olan direkt devre üzerinden İsrail
tarafından dinlendiğine dikkat çekiliyor. Türkiye'nin komşularıyla
olan bütün askerî istihbari ve stratejik bilgileri tümüyle İsrail'in
gözetimine açık durumda.
Raporda, şu ilginç bilgilere yer
veriliyor:
“Türkiye ile İsrail arasında SIGINT
bilgilerinin teatisini sağlamak amacıyla; İsrail milli SIGINT ünitesi
(ISNU; Israel SIGINT National Unit) ile GES K.lığı arasında 20 Ocak
1998 tarihinde direkt muhabere devresi tesis edilerek işletmeye
açılmış olup, hala anılan devre üzerinden bilgi mübadelesine
devam edilmektedir.”
DİĞER ÜLKELER DE TÜRKİYE
ÜZERİNDEN DİNLENİYOR
Raporda, Türkiye askerî
birliklerinin yanısıra İran ve Suriye'nin de bu sistem sayesinde
Türkiye üzerinden dinlendiği belirtilerek, “bu sistemin tek
taraflı olarak İsrail'in istismarına açık olduğu” belirtiliyor.
Raporda şöyle deniliyor:
“GES K.lığınca tespit
edilen ve özel bir yapısı bulunan Suriye ve İran'ın sayısal çok kanal
haberleşmelerine ve radarlarına ait sinyallerin çözümlenmesi amacıyla,
5 adet sinyal kaseti analiz edilmek üzere, 19 Ocak 2004
tarihinde İsrail Askerî Ataşesi'ne teslim edilmiştir. Sinyal
analizinden bugüne kadar bir sonuç alınamamıştır. Demir Devreler
İsrail lehine tek tarafa fayda sağlayacak şekilde devam
etmektedir.”
SİSTEM 28 ŞUBAT'TA İŞLETİME
AÇILDI
9 Aralık 1992 tarihinde başlayan Türkiye-İsrail
Muhabere Elektronik İstihbarat işbirliği ilişkileri, 1993 ve 1994
yıllarında Muhabere Elektronik İstihbarat konusunda görüşmeler
yapılmış ve 27 Nisan 1995'de “Muhabere Elektronik İstihbarat
Sinyal Araştırması Mutabakat Muhtırası” imzalanmıştı.
İki
ülke arasında Muhabere Elektronik İstihbarat bilgilerinin teatisini
sağlamak amacıyla; “Sinyal İstihbaratı (Muhabere
Elektronik İstihbarat) İşbirliği Ek Protokolü”
imzalanarak, GES K.lığı ile ISNU arasında 20 Ocak 1998 tarihinde
direkt muhabere devresi tesis edilerek işletmeye
açılmıştı.
|