Asimetrik Darbeyle Silinen TSK Hafızası - Mahiye Morgül
Şimdi, on beş yıl geriye dönelim. Biliyoruz ki, Dünya Ticaret Örgütü bunları Tansu Çiller’e 1995’de imzalatmıştı; “Güvenlik ve savunma dahil, eğitim, sağlık, diyanet, ulaşım, bankacılık, benzeri bütün kamu hizmetlerinin sektöre devredilmesi…” (GATS diye geçer) Öğretmenliği formasyon sertifikasına indirdikleri gibi, giderek askerliği de sertifikalı kurslara kadar indirecekler, ABD’deki gibi… cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacieclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo
|
Bugün 22 Ocak 2010, Genel
Kurmay basın sözcüsü açıklama yaptı, 26 gün devam Eden Kozmik
aramanın sonucu tek madde halinde halka duyuruldu: “Suç kanıtı bulunamadı, fakat uzun yıllar uzun emeklerle hazırlanmış bütün askeri planlar geçerliliğini kaybetti.” Bu kadar basitmiş meğer.
Ağlamak istedim, ağlayamadım. Uzun yıllar, uzun emeklerle…
26 günde, öyle mi? İnanılır gibi değil! Asker nasıl eğitilir,
subay nasıl savaş planı
yapar, düşmanın taktikleri nasıl
deşifre edilir… Yok artık bunlar, öyle mi? Peki, NE öğreteceksiniz yeni nesillere? 26 günde, TSK’nin, İstiklâl
Harbi dahil, bütün askeri hafızasını yüklediği bilgisayar hard disklerini virüs mü yedi? 2001’de Vaşington’da, İkiz Kulelerle aynı gün vurulan Beyaz Saray’ın arkasındaki Savunma Bakanlığı binasını anımsadım; uzaktan kumandalı bir uçak belli bir binaya girdirilmiş, geleneksel silahlara göre yapılmış bütün savaş planları yok edilmişti. Bunu isteyen ABD’nin
düşmanları değil, kendi içinde Füze
Kalkanı silahlarını üreten global savaş lobisi, büyük silah patronlarıydı. Yapılan Amerikan iç
darbesiydi. Ertesi hafta, Amerikan Senatosunda Füze Kalkanı projesi için istenen bütçe onaylandı. Peki sonra?
Fakat bu ülkelerde NATO savaş planları geleneksel silahlara göre yapılmış değil miydi? NATO ülkelerinde de
konvansiyonel silahlara göre yapılmış askeri planların yok edilmesi gerekiyordu, ki, bu yeni pahalı silahları onlara satabilsin.
Hem de ulusal direnç noktalarını kırması gerekecekti. (Bu konu Silivri mahkemesine yeni bir bakış getirir.) Birkaç ay önce, Türkiye’ye
füze kalkanı satmak istediklerinde, Genel Kurmay Başkanımız tarafından şöyle bir yanıt verilmişti:
“Bizim savaş planlarımız konvansiyonel silahlara göre yapılmıştır, füze kalkanı işimize yaramaz.” Sanki şöyle bir yankı
buldu:
Hazin şeyler geliyor aklıma. Sırada NE var, tahmin edersiniz: Geleneksel silahların toplanıp yok edilmesi. Osmanlı Ordusunun elindeki bütün silahları almaktan bir farkı yok bunun. Türk ordusunun silahsızlaştırılmasıdır bu, ya DA Ordunun dağıtılması… Ya sonra?
“Profesyonel vurucu güç”, yani özel ordu. Yaşar Büyükanıt’ın DA
telaffuz ettiği, “bu kadar
askere gerek yok, profesyonel vurucu güç yeter” dediği,
yani paralı Amerikan askeri olma
süreci. İç güvenliği polise devretmiş olarak, Vatan savunmasından DA
çekilmiş olarak, Küresel sermayenin paralı askeri… Hem de, füze kalkanı silahlarını bizim paramızla aldırıp bunların nasıl kullanılacağının eğitimini de Amerikan subaylarından öğrenme maliyeti de bizden... 19 Ocak 2010 tarihli
Cumhuriyet gazetesinde YÖK
eski yöneticilerinden konuk yazar İsa Eşme’nin yazısını anımsadım.
Diyor ki;
Mesleki Teknik Eğitim
Fakülteleri, MEB
2.12.2009 tarih ve 2009/15546 sayılı kararnamesiyle kapandı,
kapanırken de 70 yıllık
teknik öğretmenlik meslek bilgisi, deneyim birikimi de beraber yok oldu.
Öğretmenliğin bir
uzmanlık mesleği olduğunu ortaya koyan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu
çiğnendi, öğretmen
yetiştirme formasyon sertifikasına indirildi.
Şimdi, on beş yıl geriye
dönelim. Biliyoruz ki, Dünya Ticaret Örgütü bunları Tansu Çiller’e 1995’de
imzalatmıştı;
Öğretmenliği formasyon
sertifikasına indirdikleri gibi, giderek askerliği de sertifikalı kurslara kadar indirecekler, ABD’deki
gibi… Bütün askeri liseler
kapanacak. Çekirdekten öğretmen
yetiştirme bitirildiği gibi çekirdekten asker de yetişmeyecek.
Dev silah teknolojisinin dayatılmasına karşın, toplumumuzda ilkelleşmeye doğru bir sürecin tetiklendiği, aşiretlerin nüfus cüzdanlarına yazıldığı günlere getirildik. Her aşiret kendi savunmasını kendisi yapacakca NE bu füze kalkanları, değil MI? Hayır, onlar birbirine düşürülecek!
Postmodern darbedir bu, son
model asimetrik Amerikan darbesi… Birine suikast yapacakmış gibi suçlanıp suçsuzluğunu ispatlamak için, “Seni 90 yıldan beri hiçbir zaman öldürmeyi düşünmedim, istersen aç beynime bak…” deyip, yattığı ameliyat masasından hafızasını kaybetmiş olarak kalkmış olmak gibi… Ulusça her konuda hafızamız siliniyor, yetmiyor, çocuklarımız gittiği okulda otizm (zihinsel engelli) ediliyor, Anne-babalarımız daha erken yaşta alzaimer ediliyor… Bütün bu olanları artık çok
hızlı düşünmemiz gerekiyor. Ey halkım, hafızası yok edilmiş bir koloni olmak bize göre değildir, bunu hatırlatmak isterim ve otizm yapan o kitapları yakarak uyanışı başlatmanızı dilerim.
|
|
Açık İstihbarat @ 2009
|