|
(Açık İstihbarat :
Bu yazıda belirtildiği üzere, Atilla Serpil, Ağca'nın kaçırılışında
kendisini "derin devletin" kullandığını belirtirken, 19 Ocak'ı 20
Ocak'a bağlayan gece gece yayınlanan 32. Gün Özel programında
yayınlanan mülakatında Serpil, "devletin bir
biriminin" kendisini Ağca'yı kaçırmak için değil,
Ağca'nın kaçmasını engellemek için
kullandığını, Ağca'nın ilk kaçış teşebbüsünün bu yüzden
başarısız olduğunu iddia etti.)
Ağca bugün
çıkıyor..
Bakalım rotası ne olacak!!?
Avukat Doğan
Yıldırım, “Ağca olayını” en iyi bilenlerden...
Birkaç
gün önce NTV’de açıklamalar yaptı, çok ilginç iddialarda
bulundu.
Mesela, “Atilla Serpil, Ergenekon
davasında gizli tanık” dedi.
Yıldırım, onun hem
avukatı hem de ilk yakalandığında Maltepe’deki cezaevinden de tanıyan
kişi..
Atilla Serpil kim peki?..
Bir süredir matbuatta
yer alıyor..
Söylediği şu; “Derin devlet beni, Ağca işinde
kullandı..”
Bu kişi, Ağca’nın ilk kaçış teşebbüsünde rol
aldı...
Ağca, Maltepe cezaevinden, o zaman Gülhane Parkı
karşısında bulunan Adli Tıp’a sevki sırasında, Beşiktaş güzergahında
kaçırılacaktı..
Nakil aracında Ağca, Atilla Serpil’le
birlikteydi.. Atilla’ya iki tabanca verilmişti bir şekilde!..
Bu kaçış gerçekleşmedi. Çünkü o güzergahta kaza olmuştu ve
konvoy, Eminönü’ne araba vapuruyla geçmişti. Bu nedenle, Adli Tıp’a
gelindiğinde, üst aramasında Atilla silahlarla ele geçti, kaçış
gerçekleşmedi..
Atilla Serpil, sağ eylemci olarak
tanıtıldı..
Doğan Yıldırım, onun TİKKO ile ilişkilerinden söz
ediyor..
Şimdi bu Atilla Serpil’in son beyanlarına bakalım;
“Bu organizasyon ne MİT ne de emniyet ve 12 Eylül
darbesiyle dağıtıldı. Şimdi de kamuoyunda adı ara ara zikrediliyor.
Zaten yattığımız yer askeri cezaeviydi.”
Ne
anladınız?!..
Serpil “asker içinde çete!!”den bahsediyor..
Yani günün mana ve önemine göre beyanda
bulunuyor!!
Doğan Yıldırım’ın onun için “Ergenekon’un
gizli tanığı!!” iddiası var..
Şimdi bu durumdan, Ağca üzerine
yorum yapalım!..
Ağca’nın, İpekçi cinayetinden
taşırılıp, “Susurluk üzerinden” geçirilerek güncel davaya
yapıştırılması ortaya çıkabilir mi?!.
Atilla
Serpil, “kapıyı açmak” için iyi bir prototip mi?!
Serpil’in
“Firar sonrası” hikayesi de ilginç.. 13 yıl yatıp çıkmış..
Çıktıktan sonra gazeteci olmuş.. Nerede?.. Muğla’da bir
TV’de..
Buradayken Kenan Evren’le ve bazı önemli
devlet adamları ile röportajlar yapmış. (Evren öncelikli
korumada ama, önemli terör suçlusu ile başbaşa!.. Nasıl olmuş bu?)
Serpil’in çalıştığı TV’nin iktidar mensubu bir
milletvekiline ait olduğu söyleniyor..
Ağca sırlarıyla
çıkıyor..
1979’dan beri cezaevlerinde hayatı geçti... O şimdi
bundan sonraki hayatını düzenleyecek paranın peşinde, öncelikli
meselesi bu..
Parayı nasıl bulacak?.. Anılarını
satarak..
Anıları diye neyi satacak Ağca?..
Ne
anlatacak, bunca yıldır daha hiçbir açığı yok..
Ne İpekçi’nin
öldürülmesi ne de Papa’nın vurulması ardındaki karanlıklar
biliniyor..
Ağca konuşmuyor ama Türkiye, İtalya ve Batı, onun
konuşmamasından rahatsız olmadı.. Dahası icraatlarının gömülmesi için
çabalar dikkat çekici!..
Şu günlerde de bir kampanya
yürütülüyor ve onun açıklamalarına itibar edip, kendisine yüklü
paralar ödenmemesi isteniyor..
Gerekçe olarak “Böyle
bir suçlu, hayal mahsulü anlatacakları ve yaptıklarının karşılığı ile
ödüllendirilmemeli” deniliyor.
Ama bir durum var.. İpekçi
olayı, eğer düzgün yapılacaksa “Türkiye’deki karanlık
soruşturmaların çıkış noktasıdır” ve öylece bilinmeyenleri ile
durmaktadır...
Hukuk kuralları elvermese de “İpekçi
Davası” bir şekilde yeniden başlatılmalıdır ki, karanlıklar
aydınlansın..
Çünkü İpekçi gibi Uğur Mumcu ve efsanevi Gümrük
Bakanı Gün Sazak’ın aynı ellerce öldürüldükleri yolunda sezgiler
vardır en azından..
Atilla Serpil ve Ağca, bir takım
siyasi hesaplarla “güdümlü itirafçı” yapılmamalı, doğru süzgeçten
geçirilmelidir.
|