|
Aşağıdaki yazı ; İsrail'in oyun teorisini nasıl kullandığını
yüzeysel olarak ele alsa da, kriz ve provokasyon yönetimine tuttuğu
ışıkla bugünlerde yaşadıklarımıza da gönderme yapıyor. Fakat; "zor
oyunu bozar" kuralını küçümseyerek, istemeden de olsa İsrail'in
gücünü abartıyor.
Tayyip Erdoğan gibi tez güvenip, tez silen
bir insanın psikolojik profilinin en kılcal damarlarına kadar analiz
edilmediğini düşünemeyiz. Bu psikolojik istihbaratı , İsrail'in oyun
teorisine hakim devlet aklı ile birleştirdiğinizde İsrail'i
kendi savaşında yenmek için ağzı laf yapan hatiplerden çok, eli kalem
tutan matematikçilere ihtiyaç duyduğumuzu söyleyebiliriz.
Oyun teorisini "Win-Win" sığlığında algılayan beyinlerle
tuzaktan tuzağa koşmaktan yorulabiliriz.
Muhalif
olduğumuz AKP lideri Tayyip Erdoğan bir yana; İsrail gibi devletlerin
zulmüne ve oyunlarına karşı koymakta samimi olduğu
noktada her türlü desteği hakeden Türkiye Cumhuriyeti'nin
Başbakanı'nın dikkatine.
Açık
İstihbarat
----- "İsrail
Oyun Teorisi Savaşı Uyguluyor" - Jeff Gates / Palestine Think
Tank ----------
2005 yılında Ekonomi Bilim dalında Nobel ödülü; Hebrew
Universitesi'ndeki Akılcılık Merkezi ( Center for Rationality)
kurucusu İsrail'li matematikçi ve oyun teorisi uzmanı Robert J.
Aumann'a verildi. Bu Kudüs vatandaşı şunu diyordu : Burada
geliştirdiğimiz düşünce ekolü, İsrail'i bu alanda lider otorite
konumuna getirdi.
İsrail'li stratejistler,
kurguladıkları provokasyonlara ve manipule ettikleri krizlere
istedikleri tepki ortamının oluşması için oyun teorisine güveniyorlar.
Oyun teorisi algoritmaları sayesinde ; karşı tarafın
tepkileri belli bir olasılık dahilinde, öngörülebilir hale dönüşüyor.
Kandırarak savaşma artık matematiksel bir disiplin
haline dönüşmüş durumda.
Bu tarz olasılığa dayalı
savaş planlaması ; Tel Aviv'e, İsrail'in dünya çapındaki güç
yansıtmasını arttıracak şekilde bir dizi seri provokasyon ve
zamanlaması ayarlanmış krizleri güç çarpanı olarak kullanma fırsatı
sunuyor.
Yetenekli bir provokatör için, hedef bir insan, bir
şirket, bir ekonomi, bir yasa, bir ülke veya bütünüyle bir kültür
olabilir; İslam gibi. İyi modellenmiş bir provokasyonla, provokasyona
verilecek tepki İsrail'in cephanesinde güçlü bir silaha bile
dönüşebilir.
Örnek olarak; becerikli bir oyun teorisyeni, 9/11
gibi bir kitle katliamı sonrasında, hedefin (ABD) bu saldırının
intikamını almak için ordusunu harekete geçirebileceğini
öngörebilirdi. Daha önceden belirlenmiş bir hedef çevresinde yaratılan
sahte istihbarat yardımı ile, oyun teorisi algoritması, bu gücün ,
9/11'in intikamını almaktan çok Büyük İsrail projesine hizmet edecek
şekilde yönünün Irak'a çevrilebileceğini görürdü.
Bu işgal bir
gerçeğin, yasa koyucuların ve kamuoyunun inanabileceği şekilde
çarpıtılmasını gerektirdi. 9/11'in iç parçalayıcı duygusal içeriği
ABD'lileri akılcı analizi terkedip, yanlış istihbarata güvenmeye
itti.
ABD'liler tahmin edileceği üzere bir kitle katliamı ile
öngörülebilir şekilde tahrik edildiler. Öngörülebilir tepki - şok, acı
ve öfke - şeytan Irak'ın sorumlu olduğu yalanına inanmalarını
kolaylaştırdı. İnançların gerçeklerin yerine ikame edilmesi, dünyada
oyun teorisi alanında lider olan İsrail'in diğer ülkeleri kendi
savaşlarına süreklemek için uyguladığı yöntemdir.
Yanlış Ama
İnanılabilir Gerçeklerinin yerine inandırıcı bir kurguyu ikame edebilmek,
hedefin önceden planlanmış hikayeye inanabilmesi için beyinlerin
hazırlanmasını gerektirir. Burada uyumlu bir medyanın rolü
devreye girer :
a) İnandırıcı mevcut bir tehlike (
Irak kitle imha silahları) b) inandırıcı bir kötü kahraman (Bir
zamanlar müttefikiniz olan ülkenin Şeytan olarak damgalanışı) c)
soğuk savaş sonrası ulusal güvenliğe karşı inandırıcı bir tehdit
(Medeniyetler Çatışması ve İslamo-faşizm)
İsrail'li
istihbarat kaynakları 2003 yılında Irak'ın işgalini kışkırtan savaş
planlayıcıları psikolojik savaş harekatlarına 1986 yılında Truva Atı
kod adlı MOSSAD operasyonu ile başladı.
Bu operasyon
ile ; Libya'nın büyükelçiliklerine terorizmle ilgili emirler yolladığı
görüntüsü yaratıldı. Bundan hemen sonra Berlin'deki bir diskotekteki
terörist saldırı sonucu iki ABD askeri öldürüldü. 10 gün sonra, ABD,
İngiliz ve Alman uçakları Libya'nın üzerine 60 ton bomba
ulaştı.
Aşağıda, 1986 tarihindeki - Körfez Savaşı'ndan 5 ,
Irak'ın işgaline vesile olacak katliamvari provokasyondan 15 sene önce
- bu operasyonla ilgili bir MOSSAD ajanının değerlendirmesini
bulacaksınız (1994 yılında basılan, Other
Side of Deception/ Aldatmacının Öte Yanı kitabından) -
"Libya'nın bombalanmasından sonra, dostumuz
Kaddafi'nin bir süre resmin dışında kalacağı kesin. Irak ve Saddam
Hüseyin bir sonraki hedefimiz.Şimdi onu bir sonraki kötü kahraman
olarak inşa etmeye başlıyoruz. Biraz zaman alacak fakat sonunda işe
yarayacağından şüphe yok"
Eski Mossad ajanı Victor
Ostrovsky'nin bu anlatımı doğru olabilir mi? O zaman Tel Aviv'in Irak
operasyonu, nispeten basit Libya kandırmacasından daha fazla ön
hazırlık gerektirmiş olsa gerek.
Hedef Olarak
Amerika
ABD'nin siyonist devletin özel dostu ve koruyucu olarak
algılandığı bir ortamda , yaklaşık yarım asırdır süren bir dizi
İsrail seri provokasyonu sonrasında Ortadoğu'da şiddet dolu bir
tepkinin olasılığı , oyun teorisine göre nedir?
1967 savaşı
sırasında ABD'nin USS Liberty gemisininin İsrail tarafından
"yanlışlıkla" bombalanması ile 34 ABD askerinin
ölmesi sonucunda ABD Başkanı'nın(Lyndon Johnson) İsrail'in
katil davranışlarını kınayabileceği görüldü. İki on yıl sonra, Truva
Atı operasyonu, ABD Başkanı'nın (Ronald Reagan) İsrail'in sağladığı
yanlış istihbarata dayanarak bir Arap ülkesine saldırtılabileceği
anlaşıldı.
60 yıldan uzun süredir; ABD siyonizmi,
silahlandırdı, finanse etti, yarenlik etti ve savundu. Bu desteğe,
ABD'nin İsrail'in katil davranışlarını kınayan onlarca BM kararını
veto etmesi de dahil. Oyun teorisi açısından bakıldığında; 1.3
milyon Müslüman arasında, 19 tanesinin , ABD'nin İsrail'e karşı
desteğine tepki olarak bu kanlı eylemi gerçekleştirmeye
yönlendirilebileceğini tahmin etmek ne kadar zor olabilir
ki.
İsrail'li oyun teorisyenlerinin çıkış noktası, ne ahlaki
ne de bir adalet merkezine sahip, onlar Akılcılık Merkezi'nde
çalışıyorlar.
Siyonist savaş planlayıcıların
modellediği üzere oyun teorisi tek bir değer dışında hiç bir ahlaki
değeri önemsemiyor ; o da , kışkırtıldığı noktada hedefin,
kabul edilebilir oransal sapmalar içerisinde provokasyona nasıl
tepki verebileceğini öngörebilmek. Dolayısı ile iyi planlanmamış
provokasyonlar ve doğru zamanlanmış krizler aracılığı ile savaş
yapanların güçlerini nasıl katlayabildiklerini görüyoruz.
İsrail'in davranışları çoğu zaman ahlak dışı ve adaletsiz
ama bu rasyonel olmadığı anlamına gelmiyor. Genişlemeci, kolonyal
Siyonistler açısından katliama yol açan provakasyonlar bile akılcı
çünkü tepkileri matematiksel olarak modelleyebiliyorlar ve sonuçları
tahmin edilebilir kılıyorlar. Bu kendilerini Tanrı'nın seçilmişleri
zanneden insanların hukuku hiçe saymaları için
yeterli.
|
|
|
|