İsrail''e yeni tarım alanları mı hediye edilecek? Ferruh SEZGİN
Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı alanların temizlenmesi ve tarıma açılması konusu, beş yıl kadar önce, Orgeneral Kıvrıkoğlu''nun Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde, Genelkurmay''a aksettirilmişti.Söz konusu mayınlı alan, İskenderun-Habur arasında 3 milyon dönümlük bir arazi parçasını kapsayan, yaklaşık 600 kilometre uzunluğunda olan bir kuşaktır. O zamanlar, hem tarıma kazandırılacak alanın büyüklüğü hem de Birleşmiş Milletler''in mayın kullanılmasını yasaklayan kararları sebebiyle, yapılan teklif Genelkurmay''a cazip gelmiş ve hemen projelendirilmesine geçilmişti.new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsdiscount drug coupons click free discount prescription cardabilify abilify alkohol abilify
Hazırlanan prototip projede, mayın kuşağının temizlenmesine başlamada öncelik Şanlı Urfa bölgesine verilmişti, çünkü bölge Fırat''ın üzerinde olduğundan sulu tarıma elverişliydi ve bir yıl dolmadan mahsul almak mümkün olacaktı.
Projenin başlatılmasını çabuklaştırmak için, mayın temizlemede uzmanlaşmış dünya Şrmaları üzerinde de araştırma yapıldı ve ilk olarak bir İtalyan şirketi belirlendi.
Şirket, temizlenmesi istenen bölge için, o zamanın rakamlarıyla 30 milyon Dolar talep etti ve ücret konusunda mutabakat da sağlandı.
Ancak daha sonra, "bilinmeyen sebeplerle" projenin hayata geçirilmesi durduruldu ve proje uykuya yatırıldı. *** Uykuya yatırılmış projenin tekrar gündeme gelmekte olduğu, geçtiğimiz hafta içinde bazı gazetelerde küçük puntolarla yer alan bir haber vasıtasıyla öğrenildi: Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 510 kilomeyre uzunluğunda gösterdiği mayınlı arazinin, "bütçeden hiç para harcanmadan temizlettirileceği, temizleme çalışması karşılığında kullanım hakkı tanınacağı ve temizlenen alanlarda organik tarıma geçileceği" yolunda bir açıklama yapmıştı.
Bakan, aynı açıklaması sırasında, bazı İsrail Şrmalarının bölgenin mayından temizlenmesi için 875 milyon Dolar tutarında teklif verdikleri iddialarına da çok sert tepki göstermişti.
Dikkat edilirse, Bakan''ın açıklaması iki hususu kapsıyor: " Bölgenin temizlenmesi karşılığında para değil, kullanım hakkı verileceği; " Temizlenen bölgelerde organik tarım yapılacağı. İşin püf noktası; bölgenin mayından temizlenmesinin para ödenerek yaptırılmaması, buna karşılık temizleme işlemini yapacak Şrmalara kullanım hakkı tanınacak olmasında.
Bu, tam adıyla "Yap-İşlet-Devret" (YİD) formülü. Halbuki, Maliye Bakanı''nın açıklamasıyla ortaya çıkan bu YİD tercihi eliyle bölge topraklarının yabancı Şrmalara -ve sonuç olarak yabancı devletlere- peşkeş çekilmesine alternatif olacak başka bir formül daha var.
Savunma sanayii konularıyla yakından ilgili bazı kişilerin ifadesine göre, Birleşmiş Milletler (BM) ile Dünya Bankası''nın (DB) mayınlı arazilerin temizlenebilmesi için Türkiye''ye tahsis etmiş olduğu bir ucuz kredi, hatta kredinin de ötesinde bir kaynak mevcut.
Türkiye''nin yapması gereken, mayınlı alanların bu kaynak kullanılarak temizlettirilmesi ve temizlenen alanların Türk çiftçisine veya yeterli sermayeye sahip Türk müteşebbislerine tahsis edilmesi. Savunma sanayii uzmanlarının dikkat çektiği ikinci husus, mayınlı bölgelerin temizlenmesi ihalelerini açacak Türk yetkili makamının kim olacağının kasıtlı olarak uzun zaman sürüncemede bırakılmış olması.
İddialara göre, yetkili makamın Milli Savunma Bakanlığı (MSB) olması için her yol denendi, ancak başarılı olunamadı.
Şimdi, kontrol Maliye''nin eline geçmiş görünüyor ve onun tercihi de yeni Türk tarım alanlarının YİD kandırmacasıyla yabancılara peşkeş çekilmesinden yana. *** Problem bunlarla bitmiyor: " Hiçbir Türk Şrmasının mayın temizleme konusunda uluslararası akreditasyonu yok.
Bu yüzden, Maliye, rahatlıkla yabancı Şrmalara yöneliyor. " Mayınların tek tek kaldırılarak temizlenmesi gerekiyor, çünkü mayınlar patlatılarak temizlenecek olursa, kimyasal zehirlenmeye maruz kalacak o topraklarda bırakın organik tarımı, tarımın hiçbir türünü yapabilmek uzun zaman mümkün olamaz.
Bu temizleme yöntemi ise maliyeti fazlasıyla artıracağından, ihaleyi kazanan yabancı Şrmalara çok uzun bir işletme süresi şansı getiriyor. " En önemli nokta, hatta can alıcı nokta, yabancı Şrmaların "kimliği".
AB ve ABD Şrmalarının, insan gücü ile mayın temizleme işine talip olması çok uzak bir ihtimal.
Dolayısıyla, gereken insan gücü eski Sovyet cumhuriyetlerindeki Şrmalar üzerinden temin edilecek.
Şimdi sıkı durun: "Bir İsrail Şrması", eski Sovyet cumhuriyetlerinde mevcut mayın temizleme Şrmalarının hemen tamamının yetkili temsilciliğini (executive representative) almış durumda.
Tabii, eklemeye değmez, çünkü arif olan hemen anlar: Bu İsrail Şrmasının Türkiye siyaset çevrelerinde ve bürokrasisinde çok güçlü ilişkileri bulunuyor. İşte, işin Şnali bu: Temizlenecek mayınlı bölgelerden elde edilecek yeni tarım alanları, dolaylı yoldan -YİD yutturmacasıyla- İsrail''e hediye ediliyor. Bu yazıya ilgi duyanlar, bu köşede 24 Ocak 2005 günü çıkan "GAP''a ve Çukurova''ya İsrail Kibbutz''ları (mı?)" başlıklı yazıyla birleştirerek okurlarsa -ki, gazetenin internet sayfasından kolayca ulaşılabilir-, AKP ile İsrail arasındaki dehşet veren ilişkiyi daha iyi fark edeceklerdir.