|
Yalçın Topçu'yu ilk defa 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesi Melih
Gökçek'in üzerinde etkisi olduğu söylenen Ses Tv isimli bir televizyon
kanalında BBP Genel Sekreteri sıfatı ile Melih Gökçek'e
"Ankara'da bir değişim olduğunu, ciddi bir hizmet
olduğunu hep beraber yaşıyor ve görüyoruz."
sözleri ile destek verirken görmüştüm.
Bir
partinin genel sekreteri elbette partisinin görüşünü yansıtarak Melih
Gökçek'e sonsuz destek veriyordu ama Yalçın Topçu da bu desteği tüm
samimiyetini(!) sergileyerek yansıtıyordu.
Rol yapmıyor, içten
konuşuyor, anlattıkları ile Melih Gökçek'e hizmet adamı(!) portresi
çiziyordu.
Melih Gökçek'te zaten Yalçın Topçu'nun desteğini
kendi seçim çalışmaları için kullanmış ve "Sağda birliğin
tek adresi Melih Gökçek" tarzında dâhiyane bir
propagandaya çevirmişti.
Milliyetçi olduğunu söyleyen bir
parti, Türk milliyetçiliği düşmanlığını misyon edinmiş bir partinin
adayına destek vererek siyasetteki tezatlıkta yerini almıştı.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatından sonra BBP Genel Başkanlığı
koltuğuna oturan Yalçın Topçu bu tezatlığı hala sürdürmekte kararlı
anlaşılan...
Bir muhalefet partisi olan BBP, iktidara
muhalefet yapmak yerine muhalefete muhalefet yaparak AKP'nin yan
bahçesi görüntüsünde ısrarlı olduğunu
göstermektedir.
Yalçın Topçu'nun 2009'un son
haftasında Bülent Arınç'a yönelik komedi yüklü suikast iddiası için
"Var mı öyle bir şey? Benim başbakan yardımcıma,
suikast yapacak adamın, anasından emdiğini burnundan getiriyor muyum
getirmiyor muyum? "
sözlerini gazetelerden
okuyunca ‘bu kadar olur'
dedim.
Yalçın Topçu'nun "Benim başbakan
yardımcıma" ifadesi ile gösterdiği sahiplenme adeta göz
yaşartıcı bir boyuttadır.
2009 yılını bu sahiplenme ile kapatan
Yalçın Topçu 2010 yılında da bu sahiplenmeyi göstereceği
anlaşılıyor.
Geçtiğimiz gün, AKP'nin en azgın yandaş medyası
diye tarif edilen Vakit Gazetesi'nde Yalçın Topçu'nun ağzından
"MHP ve CHP her şeye takoz" başlıklı bir
haber vardı.
AKP iktidarı, (AB)(D)ullah
Öcalan'ı Türkiye'de adeta belirleyici unsur haline getirmiş,
atacağı adımları onun talepleri doğrultusunda gerçekleştiriyor, PKK'lı
teröristler sınır kapılarında iktidar övgüsüne mazhar olarak şov
yapıyor, AKP'nin en etkili yöneticileri Irak'ın kuzeyine
‘Kürdistan' tanımında bulunuyor ama Yalçın Topçu
bunlara tepki göstermesi gerekirken, o MHP ve CHP'ye laf yetiştirmeye
devam ediyor.
Yalçın Topçu'yu ilk olarak Ses Tv'deki
konuşmalarında nasıl tanıdıysak, o çizgisini bozmadan(!) siyasi
çalışmalarını yürütüyor.
"MHP ve CHP her şeye
takoz" diyen Yalçın Topçu, AKP'ye yol açmak için aklınca
kurnazlık yapıyor.
Muhalefete muhalefet eden ve
iktidara da hep sıcak mesajlar veren Yalçın Topçu'nun bu anlayışı, BBP
içinde de büyük tartışmalara yol açtığı bilinmektedir.
"MHP ve CHP çözüme engel" sözleri
ile AKP medyasına malzeme olan Yalçın Topçu, acaba AKP'nin Türk
milletinin menfaatine yönelik attığı bir tane adımı gösterebilir
mi?
Yalçın Topçu, AKP'nin çözümünden neyi anlıyor, MHP yahut
CHP'nin çözüme engel olmasını neye göre değerlendiriyor?
Eğer
Yalçın Topçu, AKP'nin tamamen "PKK açılımı"
olduğu anlaşılan açılımları konusunda muhalefetin duruşundan
rahatsızsa, kendisi sözü hiç dolandırmadan çıkıp bu açılımlar
konusunda neleri beğendiklerini kamuoyu ile paylaşmalıdır.
MHP
ve CHP'nin politikalarını "çözüme engel"
olarak gören herhalde AKP'nin politikalarını da yürekten
destekliyordur.
Milliyetçi olduğunu iddia eden bir partinin
Mustafa Kemal Atatürk'ün en anlamlı sözlerinden biri olan
"Ne Mutlu Türküm Diyene" sözünü dağlardan,
taşlardan ve zihinlerden silmeye çalışan AKP iktidarına koltuk değneği
olmaya çalışması üzüntü verici bir durumdur.
"MHP
ve CHP her şeye takoz" cümlesini genelde AKP'li ve
BDP'li(DTP) yöneticilerden duyuyorduk, Yalçın Topçu'nun da
kullanmasından sonra artık aralarına BBP'ni de almak gerekiyor
herhalde...
AKP'nin politikalarına karşı çıkmak ABD, AB,
Barzani, Talabani ve PKK'yı engellemek, destek vermek ise bunlara yol
açmak demektir.
Hal böyle olunca "MHP ve CHP her
şeye takoz" diyen Yalçın Topçu'nun amacı sizce ne
oluyor?
Melih Gökçek gibi birine
destek veren Yalçın Topçu'dan bir duruş beklemekte zaten zaman
kaybıdır.
Köşem doldu ama bir hayli de zaman
kaybettim...
|