Siyaset25 Nisan 2005 00:00

Sizin yetkiniz var mı? - Muharrem Bayraktar

ABD’nin İncirlik’e indireceği askeri uçaklar ve bu uçaklardaki “Coniler” yabancı silahlı kuvvet statüsüne girmektedir. Hükümet TBMM kararı olmadan böyle bir izni vererek anayasaya aykırı davranmıştır.Hükümet, Milli Egemenlik Bayramının kutlandığı günlerde, milli egemenliği katletmiştir.Başbakanımız “kendisinde olmayan bir yetkiyi kullanmıştır.”Halkına “sizde olmayan yetkiyi kullanamazsınız” diye fırça atan Başbakanımız, anayasayı çiğneyerek asıl yetkisizliği kendisi uygulamaktadır...acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecoupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardssymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenarenovation vejle site renova

Trabzon’da TAYAD’cıların eylemine ve bildiri dağıtmasına karşı çıkan vatandaşların bir kısmı onlara saldırınca, Başbakan Erdoğan’ın tepkisi şöyle oldu:

“Kimse, kendisine verilmeyen yetkiyi kullanmasın”.

Gerçi, Trabzon’da vuku bulmadı ama eğer birileri sokak ortasında Türk bayrağını yakmaya kalkarsa Türk bayrağından yükselen dumanlar etrafa yayılınca, orada bulunan vatandaşlar Türk bayrağının yakılmasını öylece seyretmek durumunda kalacaklar.

Çünkü “kimse kendisine verilmeyen yetkiyi kullanamaz!”

Türk vatandaşları, Türk bayrağının yakılması ile sonuçlanacak bir olaya dahi Sayın Başbakan’ın görüşüne göre, “müdahale yetkileri olmadığı için” asla karışmamalı.

Halbuki ben böyle düşünmüyorum. Zira anayasanın başlangıç kısmında şu görüşlere yer veriliyor: “Türk vatandaşları milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, (...) ortaktır.”

Anayasamız, Türk vatandaşlarının milli varlığa karşı hak ve ödevlerde ortak olduğunu belirtiyor.

Türk bayrağı da bizim milli varlığımızdır. Ve onu korumak her Türk vatandaşının görevidir. Bu koruma bir anayasal sorumluluktur.

Yer ve zaman mefhumu, iç ve dış saldırı tanımına hiç gerek olmadan şunu ifade etmek isterim ki, Türk bayrağı saldırıya uğradığı an, içerde veya dışarda, her Türk vatandaşı, anayasanın da kendisine verdiği “milli varlığı olan bayrağı korumaya karşı” hak ve ödevini yerine getirmelidir.

Bunları, elbette kaos çıkarılacak, isyan edilecek, taarruza geçirilecek anlamında söylemiyorum ama anayasanın başlangıç kısmından benim anladığım, “Türk bayrağına saldırı olduğu an her Türk vatandaşı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu hatırlayarak, anayasal sorumluluğunu yerine getirmeli, bayrağa saldıranlara karşı, bayrağını korumalıdır.”

Bu, kendisine verilmiş bir yetkidir.

Peki Sayın Başbakan acaba milletten aldığı siyasi yetkiyi kullanırken “yaptığı icraatlarda, kendisine verilen yetkileri mi kullanıyor?”

Milli Egemenlik Bayramını kutladığımız günlerde, İncirlik Üssü’nün ABD’lilerin emrine verilmesi yetkisini de milletten mi aldı?

Önceki yazımızda, İncirlik Üssü’nün bir takım gizli anlaşmalarla ve geniş yetkilerle ABD’nin askeri kullanımına sözümona lojistik amaçlarla verilmesine temas etmiştik.

Bu anlaşma ne yasaya dayanıyor, ne kararnameye... İçeriği bile bilinmeyen bir “gizli anlaşma” var. Hükümet hala anlaşmanın kapsamını açıklamış değil.

Daha vahimi, ABD elçiliği, Türk hükümetinin açıklayamadığı metnin bir bölümünü internet sitesinden duyurdu.

ABD elçiliğinin bilgilerinden öğrendiğimize göre “ABD askeri kargo uçakları Irak ve Afganistan’daki operasyonlarını desteklemek üzere buralara İncirlik üzerinden malzeme taşıyacak.”

Tabii, “malzemeler” ve diğer “taşınacak unsurların” içeriğini henüz bilmiyoruz.

ABD, Mart Tezkeresiyle alamadığını, gizli anlaşmalarla almış durumda.

Oysa, Anayasa’nın 92’inci maddesi, “yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde” olduğunu bildiriyor.

ABD’nin İncirlik’e indireceği askeri uçaklar ve bu uçaklardaki “Coniler” yabancı silahlı kuvvet statüsüne girmektedir. Hükümet TBMM kararı olmadan böyle bir izni vererek anayasaya aykırı davranmıştır.

Hükümet, Milli Egemenlik Bayramının kutlandığı günlerde, milli egemenliği katletmiştir.

Başbakanımız “kendisinde olmayan bir yetkiyi kullanmıştır.”

Halkına “sizde olmayan yetkiyi kullanamazsınız” diye fırça atan Başbakanımız, anayasayı çiğneyerek asıl yetkisizliği kendisi uygulamaktadır...