|
Tayyip Erdoğan,
“İlâç şirketleriyle
anlaştık ama eczacılar olmaz dedi. Biz de dedik ki size 15 ocak gününe
kadar müsaade. Artık ABD’de olduğu gibi marketlerde de ilâç
satılmasına yönelik bir çalışma yürütüyoruz!”
diye
niyetini açıkladı.
Ağır bir eğitimden geçen eczacılar ne iş
yapacak bu durumda?
Markette kasiyerlik mi?
Bu gidişle
doktorlara da “Sizin görevinizi artık kasaplar yapacak”
derlerse şaşırmayın!
* * *
Biz AKP hükümetinin küresel
ilâç şirketleri adına hareket ettiğini bu sütunda defalarca ilân
ettik.
2005 yılında İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nazmi Okumuş,
Roche firmasının SSK’ya fahiş fiyatla ilâç sattığı iddiasıyla
hazırladığı iddianamede,
“Ülkemiz her yıl
fazladan 6 milyar dolar ilâç parası ödemektedir!
SSK’nın ihale
yasası gerekçe gösterilerek fazla ödeme yolu ile ilâç alması iki
aşamada yürütülüyor.
Bunlardan biri, ’Doğrudan temin’ diğeri
ise ‘ilâçların fiyatlandırılması’ yöntemi! 88 milyona depoya
satılan bir ilâç, devlet tarafından 244 milyon liraya
alınıyor!
SSK, sadece bir ihaleden 1 katrilyon 827
milyar, 308 milyon, 758 bin, 138 lira zarara uğratıldı. Türkiye’deki
sistemde ilaç fiyatlarının belirlenmesinde inisiyatif ilâç firmalarına
bırakılmıştır”
diyordu.
* * *
Aynı
günlerde Tıp Kurumu da bize bir açıklama göndererek
“Tayyip Erdoğan’ın kararlılıkla uygulamaya çalıştığı ‘Kamu
İlâç Alım Protokolü’, Türkiye’yi yılda iki milyar dolar zarara
uğratacak”
demişti.Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali
Rıza Üçer, SSK’nın yeni ilâç listesi ve uygulama talimatının, halkı
tekel durumunda tutulan ulus ötesi şirketlerin ilâçlarına mahkum
ettiğini ve bu sebeple 2005 yılında SSK’nın yaklaşık 30 trilyon
liralık bir zararı olacağını öne sürüyordu.
Açıklamada,
“Büyük bir kamusal avantaj sağlayan SSK ilâç alım
modelinin tasfiye edilmesi ve Kıyak İlâç Alım Protokolüne geçilmesi
yetmiyormuş gibi bir de bu türden düzenlemeler sebebiyle, SSK’nın 2005
yılı ilâç harcamalarında dikkat çekici bir artış olacak, en iyimser
tahminle 2 katına çıkacaktır.
Bu da 2004 yılında 2,5 katrilyon
lira olan SSK ilaç harcamasının 2005 yılında 5 katrilyon liraya
çıkması demektir.
Yeşil Kart, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve
Maliye Bakanlığı’na bağlı diğer kamu kuruluşları ilaç harcamalarındaki
artışlarla birlikte 2005 yılında Türkiye’de tüketici fiyatlarıyla ilâç
harcaması yüzde 50’ye yakın bir artışla 9 milyar doların üzerine
çıkacaktır.
İlâçta dışa bağımlılığın alabildiğine
arttığı, pazarın yüzde 65’inin ulus ötesi şirketlerin hakimiyeti
altında olduğu ve petrol ithalatının yarıya yakını olan 2,5 milyar
dolayındaki ilâç ithalatının alarm verdiği böylesi bir süreçte ulusal
ilâç politika ve stratejilerinin acilen geliştirilerek uygulamaya
konması gerekmektedir”
denilmişti.
* *
*
Aradan geçen yıllar içinde Türkiye’nin uğradığı zararı
varın hesaplayın artık. Zarar katlanarak büyüyor.
Nitekim
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, 2002 yılı sonunda 4.5
milyar TL olan devletin ilâç masraflarının 2009 yılı sonunda 15 milyar
700 milyon liraya ulaşacağını söyledi.
Şimdi önlerinde tek
engel olarak eczacıları görüyorlar ki artık ilâcı marketlerde satmayı
bile telaffuz edebiliyorlar!
Tayyip Erdoğan’ı küresel
ilâç şirketleri mi iktidara getirdi yoksa halk mı?
|