"Hass......"'ii Yiyenlerin Listesi-Müyesser YILDIZ
Baydemir kimlere “Ha..stir” çekti? İsim isim burada… Mehmet Altan, Ruşen Çakır, Derya Sazak, Zülfü Livaneli, Nazlı Ilıcak… cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis forum link cialis bez receptafusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acneabilify link abilifycialis walgreen coupon cialis discount cialis coupondiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
Bakanlar, partilerin sözcüleri ve komisyon başkanları, Baydemir’e cevap vermek için sıraya girdi. Oysa Baydemir’in küfrü doğrudan bugüne kadar “işbirliği” içinde oldukları 2. Cumhuriyetçi ve İslamcı isimlereydi ve ilginçtir, hiçbiri henüz karşılık vermedi.
Baydemir’in ağzını bozan “şahin-güvercin” benzetmesi, DTP’nin kapatılması ve Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk’a 5 yıl siyasi yasak getirilmesinden sonra yapıldı. Birçok isme göre, Emine Ayna gibi “şahin” bir isim dururken, Türk ve Tuğluk gibi “güvercinlere” yasak getirilmesi vicdanları sızlatmıştı.
Peki bu benzetmeyi kimler, ne zaman yaptı ve Baydemir’den, “ha…stirin” küfrünü yedi? İşte o isimler?
Ruşen Çakır: Güvercinleri, şahinlere kurban ettiler… Mahkeme öyle bir karar verdi ki, “DTP içinde en ılımlı isimler kimdir?” diye sorulduğunda adları muhakkak ilk beşte sayılacak iki kişiye, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’a yasak getirdi. Türk ve Tuğluk gibi “güvercin”lerin “şahin”lere kurban edilmesinin demokrasimize ve dolayısıyla ülkemize nasıl bir hayrı olabilir? (11 Aralık)
Mehmet Altan: En provokatif konuşmalar, kendini adeta PKK’lı sayanlar tarafından yapıldı. Ama sonuç olarak, iddianamede yer almasa da, Emine Ayna kaldı, ömrünü parlamentoda geçiren ve barışa çok daha yakın olan Ahmet Türk gitti... (12 Aralık)
Mehmet Ali Birand: Ahmet Türk güvercinleri temsil ediyor ve bundan dolayı sertlik yanlıları tarafından, kapalı kapılar ardında eleştiriliyor… (12 Aralık)
Birand, Baydemir’in küfrüne rağmen bugün de, “Genelde ılımlı görüşleriyle tanınan Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’u yasaklamakla sorun çözüldü mü? Bu iki kişiyi neden meclis dışında bıraktık?” diye yazdı.
Derya Sazak: Anayasa Mahkemesi’nin kapatılma kararından da ağır olan, Ahmet Türk’e siyaset yasağı getirilmesidir…Ahmet Türk, herhalde bu değerlendirme kapsamına alınacak en son kişiydi. Üstelik partinin genel başkanıydı. Eşbaşkanlığı paylaştığı Emine Ayna'nın PKK siyasetiyle daha fazla örtüşen söylemleri karşısında DTP’yi demokratik çizgisinde tutmaya en fazla çaba gösteren kişiydi. Kaldı ki bir parlamenter olarak, "eylem içermeyen" düşüncelerinden ötürü cezalandırılması da savunulamaz. (12 Aralık)
Güneri Civaoğlu: Ahmet Türk ve onun gibi görmüş geçirmiş, çile çekmiş, bazen hiç olmadık ve kendisinden beklenmeyen laflar etmiş olsa da -nispeten- ılımlı çizgideki isimlerden söz ediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin kapatma kararındaki “siyasi yasaklılar” listesinde yer alan onların yerlerini Emine Ayna gibilerin alacak olmasının kaygısını yaşıyorum. DTP içinde -keskinlere nispetle- Ahmet Türk çizgisindeki ılımlılar daha güçlüydü. PKK’yı da etkiliyorlardı. (12 Aralık)
Mahmut Övür: Ahmet Türk gibi makul bir siyasetçi siyaset dışı kaldı. (12 Aralık)
Zülfü Livaneli : Siyasetin Ahmet Türk’ten daha ılımlı, daha makul, daha yumuşak üsluba sahip bir Kürt lideri bulması zor. Yazık oldu. (13 Aralık)
Mustafa Ünal : İlginçtir, dağa çıkmak isteyen Ayna, Ankara’da kalırken, sadece iki milletvekiline yasak geldi. Onlar da parti içinde mutedil bilinen Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk. Oysa kamuoyunda infiale neden olan çıkışlar Emine Ayna gibi şahinler grubundan geldi. (13 Aralık)
Mehmet Metiner: Manidardır; Güvercinler budandı, şahinler güçlendirildi. (13 Aralık)
Taha Akyol: Karardan ılımlı kanadın zarar gördüğü, aşırıların güçlendiği maalesef doğrudur!.. (14 Aralık)
Oral Çalışlar: Ahmet Türk de, Emine Ayna da Kürt kimliği talebinde bulunan kitleler içinde karşılığı olan siyasetleri temsil ediyorlar. Ancak ikisinin de aynı zeminde olmasına rağmen, temsil ettikleri siyasi eğilimler giderek ayrışıyor.
"İyi Kürt", "kötü Kürt" ayrımı yerine, Kürtler içindeki farklılıkları anlamaya ve siyasetleri bu farklılıkları da dikkate alarak geliştirmeye ihtiyacımız var. Kürt sorununun çözümünde yalnızca Ahmet Türk gibi düşünenlerle bu sorunu halletmeyi düşünmek de gerçekçi değil. Kürtler çözüme kendi farklılıkları içinde katılacaklar. Kimisi belki daha şüpheci, çekingen ve zikzaklar çizerek sürece katılacak. (15 Aralık)
Nazlı Ilıcak: DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün, şiddet eylemlerini desteklediği söylenebilir mi? (15 Aralık)
Fehmi Koru: Keşke bu yeni süreçte Anayasa Mahkemesi tarafından siyasi hakları elinden alınan deneyimli Ahmet Türk de yer alabilse... Bunun bir formülü bulunamaz mı? (19 Aralık)
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Baydemir’in küfüründen sonra, “Başbakan Erdoğan neden Baydemir’e cevap vermiyor?... Buna, hükümetin söyleyecek sözü yok mu?” diye tepki gösterdi.
Yukarıda çıkardığımız listeye göre, Başbakan Erdoğan, Baydemir’in sözlerini üstüne almadığı için karşılık verme gereği duymamış olabilir mi? Ancak en azından o haraketlerin, “meşe dalları” kısmına cevap verebilirdi. Zira o sözler doğrudan “devlet ve hükümete” yönelikti.