(Açık İstihbarat
: Yazar; 2011'de
İç Savaş Hazırlığıbaşlıklı yazıdaki rapordan bahsediyor)
Bu 35 sayfalık planın Norveç'te devlete ait bir enstitüde
bulunması rastlantı mı?
Kesinlikle değil. Gerçi bu planı
hazırlayan kurumun Norveçli olmadığı açık.
Bu plan
muhtemelen ABD veya İngiltere'de hazırlanmış. Ancak metnin İngilizce
orjinalinin Amerikan İngilizcesi olduğu dikkate alınırsa, ABD'deki
kurumlardan birinde hazırlandığı düşünülebilir. Bunun ille de CIA
olması gerekmiyor. RAND korporasyondan başlayıp bir alay
stratejik ilişkiler enstitüsüne dek uzanan bir yelpazede bu tür
planlar hazırlayan, senaryolar yazan uzmanlar var.
Bu da
onlardan biri ama içeriği ve hedefi itibariyle hafife alınacak
sıradan bir siyasal analiz veya öneri düzeyinin çok üstünde bir
önemi var.
2003 yılında ABD Başkanı Bush'un zamanında
hazırlanmış olması nedeniyle bugün Başkan Obama'nın bunu ne ölçüde
sahiplendiği de sorgulanabilir.
Lakin şu da bir
gerçektir ki ABD, hele dış ilişkilerinde ve bu planda öngörülen
konularda belki de İngiltere'den sonra "derin devlet"inin en çok
güdümünde olduğu bir devlettir. ABD'nin tarihinin kısa
olduğu hep söylenir ve bu doğrudur. Bununla birlikte, ABD'de devlet
aygıtı özellikle stratejik hedef ve planlarını en az 50 yıllık bir
perspektifle hazırlar ki doğrusu da odur ve ne yazık ki bizim
devletimiz Atatürk'ten sonra bu uygulamayı boşlamıştır.
Bu
da ayrı konu.
Norveç'e gelince. Bu devlet,
Danimarka ve diğer İskandinav ülkeleri gibi birçok konuda "ABD'nin
taşeronu" işlevini görmektedir. Böylece ABD'nin güvenlik
şemsiyesi altında olmasının bedelini ödemektedir. Güya
sosyal-demokrat bir görünüm taşımaları, nüfusu ve askeri güç olarak
küçüklükleri bunlara
"kamu diplomasisi" yürütmekte suret-i
haktan görünme kolaylığı sağlamaktadır.
Aynen
Danimarka gibi, Norveç de son yıllarda "terörizmle mücadele"de etkin
bir rol oynamaktadır ama bu çift yönlüdür. Bir yönüyle İslamcı terör
örgütleri ile mücadele adı altında Batı'yı rahatsız eden İslam
ülkelerine karşı sıcak savaş hattında değil ama
psikolojik
savaş hattında rol oynamaktadır.
"Sivil toplum
kuruluşları" da denen güya "hükümet dışı örgütler"in içinde yer
alan gayrı-resmi ajanların (yerli ve yabancı) her bakımdan
kullanılması işi bu devletlerin sırtındadır.
İkinci
yönü ise Norveç'in
"terör örgütü" PKK'ya açık ve gizli
destek vermesidir. Unutmayalım ki, AB dışında kalan fakat NATO üyesi
Norveç, PKK'yı resmen de "terör örgütü" olarak kabul etmeyen
bir devlettir ve bu tavrında NATO'yu kilitlemek pahasına
ısrarlıdır. Dolayısıyla söz konusu raporun adı
geçen Norveç Enstitüsü'ne de gönderilmiş olması kadar doğal bir şey
yoktur.
Kürt Açılımı"nın en başında hatırlanacağı
üzere Cumhur reisi,
"biz bir an önce ne yapılması gerekiyorsa
yapalım yoksa başkaları yapacak" mealinde bir uyarıyla bu
açılımın ne kadar önemli ve ne kadar acil olduğunu vurgulamak
istemişti.
Zaten hemen ardından büyük bir aceleyle "Açılım"
paldır küldür eldeki malzemeyle yürürlüğe kondu.
Kim bilir
belki bu ve benzeri planlar bizim devleti yönettiklerini sananların
da kulağına kar suyu kaçırmıştı? 2011'e şunun şurasında ne
kaldı?