"Kin Kapısı" ve "Çarmıha Gerilmek" - Bojidar Çipof
Uzun zaman bir lider arayışında olan Filiki Eterya; örgütlenmesini sıkıntılı bir şekilde tamamlayabildiğinde artık 1821 yılına gelinmişti. Bu esnada, Rum Patrikhanesi; örgütün silah deposu halini almıştı. Padişah; bu durumu öğrendiğinde derhal Patrikhaneye bir baskın düzenledi ve aramalar esnasında önemli miktarda silahın yanı sıra; eyleme geçildiğinde kullanılmaya hazır çok sayıda sahte yeniçeri giysisi ele geçirildi. Patrik 5.Grigorios şu anda “Kin Kapısı” denen kapı üzerinde asıldı. İşte “Kin Kapısı” Rumlar ve Yunanlılarca sembolleştirildi ve o meşhur fetva verildi: discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription carddiscount drug coupons site printable coupons for cialissymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacleocin 150 mg read cleocin 300 mgoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
|
Rum Patriği Barholomeos ile ilgili birkaç gündür çıkan haberler
var. Uzunca bir süredir içerde siyasilere, akademisyenlere ve medya
mensuplarına “şirin” görünmeye çalışırken, bir yandan da içlerindeki
kinin hiçbir zaman bitmeyeceğini ortaya koyan bir söylemle Amerikan
CBS Televizyonu’na verdiği beyanat tartışılıyor.
Nedir bu beyanatın özeti: Tek cümle ile “Türkiye’de kendini çarmıha gerilmiş hissediyorum” ve devam ediyor “Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz”. Bu söylemler ilk değil ve son da olmayacak. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Grigoris Delavekuras, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Amerikan CBS Televizyonu’na yaptığı açıklamayı “Herkes dikkate almalı” dedi. Bu beklenen ve de bilinen tepkidir. Yunanistan bu günkü bildiğimiz coğrafyasında tesadüfen kurulmuş bir
ülkedir. Yunanistan Anayasası’nda belki de başka bir ülkede örneği bulunmayan maddeler bulunur. Bunlardan 3. madde özetle şöyledir: “Yunanistan’ın resmi dini Ortodoksluktur, dinin başı Konstantinopolis’tedir (İstanbul)” 1789 Fransız İhtilalı’nı müteakiben, Avrupa’da Yunan hayranlığı ve
“Yunancılık” akımı başlamıştır. Bunun tohumlarını atan Giritli bir
Yunanlı olan ozan, şair Rigas Ferreos’tur. Uzun zaman bir lider arayışında olan Filiki Eterya; örgütlenmesini
sıkıntılı bir şekilde tamamlayabildiğinde artık 1821 yılına
gelinmişti. Bu esnada, Rum Patrikhanesi; örgütün silah deposu
halini almıştı. Padişah; bu durumu öğrendiğinde derhal
Patrikhaneye bir baskın düzenledi ve aramalar esnasında önemli
miktarda silahın yanı sıra; eyleme geçildiğinde kullanılmaya hazır çok
sayıda sahte yeniçeri giysisi ele geçirildi. Günümüzde, Rum Patrikhanesi’ne birçok ülkenin -başta Yunanistan ve
ABD- devlet başkanları düzeyinde yapılan tüm ziyaretlerde; ziyaretçi
yan kapıdan içeri alınır. Bu kapının açılması yönünde; geçmişte ve
günümüzde Türkiye tarafından yapılan talepler ise daima nazikçe
reddedilmektedir. “Yunanistan’ın başşehri Kontantinopolis’tir” diyen bir milletten
bahsediyoruz. Maalesef; İstanbul’un bir yerinde adı gibi “KİN” dolu bir “KAPI” yüreğimizdeki bir hançer gibi 187 yıldan beri durmaktadır. Şimdi bu kapının ardındaki kurumun başı da kinini kusmaya alenen
başladı. Bu adamların her sözü her harfi dikkatle incelenmeli,
irdelenmelidir. Bu uzun bir süreç için hazırlanmış, tasarlanmış bir
söylemin kanımca bir parçasıdır. 13 Haziran 2007 tarihli bu kararın; 26 Haziran’da Anadolu Ajansına
düşmesi ile birlikte uzun bir haber maratonu ve uluslararası baskılar
başladı. Şimdi bu konularda tecrübeli biri olarak şu hususlara dikkat çekmek istiyorum: Bu beklenen bir dalganın habercisidir ve ardından gelecek olan adımlar vardır. Bu adımların en başta gelecek olanı Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı dış baskılar artmasıdır. Bu adamlar hiçbir sözü bilinçsiz söylemezler. Uzunca bir süredir kendilerinin ve “hukuk” danışmanlarının ağızlarına pelesenk olan bir söyleme dikkat etmeliyiz. “Biz yaklaşık 2000 yıldır bu topraklardayız” Kesintisizlik durumu 1024 yılında bozulmuştur. 1024 yılında Haçlı Orduları İstanbul’u ele geçirdi ve Bizans 57 yıl boyunca İznik’e sığındı. Ta ki Haçlılar kendi istekleriyle ve taş üstünde taş bırakmadan çekildiklerinde geri geldiler. Tabi Patrikhane de o zaman geri geldi. Şimdi dikkat! Ekümenikliğin kabul edilmesinden bir evvelki adım Ruhban Okulu’nu
açtırmaktır. “KİN” dolu bir “KAPI”nın ardındaki o “ses” de kinini artık açıkça kusmaya başladı. “Türkiye’de kendini çarmıha gerilmiş hissediyorum” diyerek başladı. Uyanık olalım…
|