Saidi Nursi ve Fethullah Gülen Amerikan Hakimiyetinin Garantörleri-ADD Isparta Şubesi
Nursi, modern yaşamda Müslümanların doğal partnerinin İsa'nın öğretilerini izleyen Hristiyanlar olduğunu ifade ediyordu. Müslümanlar, diğer Müslümanlarla birliktelik kurmakla yetinmemeli, dindar Hıristiyanlarla da birliktelik kurmalıydı..1950'de Papa XII. Pius'a bir mektupla birlikte yazılarını gönderen Nursi, 22 Şubat 1951'de bir teşekkür mektubu aldı. 1953'te Saidi Nursi, Patrik Athenagoras'ı İstanbul'da dostluk ve işbirliği adına ziyaret etti. Günümüzde de, Ekim 2007'de Londra'da yapılan Fethullah Gülen hareketini değerlendiren Hristiyan sponsorlu toplantıya sunduğu bildirisinde Mustafa Akyol, Nursi'nin düşmanlarının Siyonizm ve Batı tipi sömürgecilik olmadığını, onun düşmanlarının materyalist felsefe ve komünist ideoloji olduğunu ve Batı dünyasını kendisine müttefik seçtiğini ifade etmiştir.new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscialis coupons printable link discount prescription drug cardoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
Fethullahçıların batıya teşne duruşları tarihte ilk kez bu dönemde olmuyor kuşkusuz. Fethullah Gülen'in Papa'lara yazdığı hoşgörü mektupları, sömürge ülkelerinde kurdurduğu kürsüleri, CIA'nın operasyon yapacağı yerlerde açtırdığı İngilizce dilinde eğitim veren
"Türk"(?!) okulları...Dünyada, bugün, sosyal değişimin aracısı olarak kabul edilen ve Vatikan onaylı üç hareketten biri, Saidi Nursi hareketidir.
İkinci hareket, ruhen ve tarihi olarak birinci hareketle bağlantılı olan Fethullah Gülen hareketidir. Üçüncüsü de Asian Muslim Action Network (AMAN) hareketi olarak bilinen ve 18 Asya ülkesinde organize olan bir harekettir.. Nursi'nin Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasındaki ruhani ilişki çabaları 1911'de başlamıştır. Türkiye ve İslam dünyasını, Batı bilim ve teknolojileriyle modernize etme fantezileri,Hristiyan dünyasının haz duygularını kamçılamada etkili olmuş, Nursi'yi aracıları olarak görme ve değerlendirmelerine yol açmıştır..
Nursi, modern yaşamda Müslümanların doğal partnerinin İsa'nın öğretilerini izleyen Hristiyanlar olduğunu ifade ediyordu. Müslümanlar, diğer Müslümanlarla birliktelik kurmakla yetinmemeli, dindar Hıristiyanlarla da birliktelik kurmalıydı..1950'de Papa XII. Pius'a bir
mektupla birlikte yazılarını gönderen Nursi, 22 Şubat 1951'de bir teşekkür mektubu aldı. 1953'te Saidi Nursi, Patrik Athenagoras'ı İstanbul'da dostluk ve işbirliği adına ziyaret etti. Günümüzde de, Ekim 2007'de Londra'da yapılan Fethullah Gülen hareketini değerlendiren
Hristiyan sponsorlu toplantıya sunduğu bildirisinde Mustafa Akyol, Nursi'nin düşmanlarının Siyonizm ve Batı tipi sömürgecilik olmadığını, onun düşmanlarının materyalist felsefe ve komünist ideoloji olduğunu ve Batı dünyasını kendisine müttefik seçtiğini ifade etmiştir..Sosyolog Jenny B.White, bu hareketi İslamiyete bir alternatif olarak tanımlar, çünkü bu tip bir Müslümanlık, kapitalizmin lehinedir. Hatta Gülen Müslümanlığı, gerçek Müslümanlıkla çatışık; İslami değer yargılarıyla çelişkili ve ona yabancıdır. Serbest Pazar ekonomisiyle İslami değerlerin birleştirilmesi Gülen hareketine ivme kazandırmıştır.
Türkiye'nin yeni dünya sömürüsüne hazırlanmasının en kolay yolu; "ılımlı İslam" temsilcisi Fethullahçılarla olacaktır. Amerikan egemenliğinin ortadoğudaki taşeron gücü niteliğindeki Fethullahçıların tarihselaçıdan söylemleri ve gelişim özellikleri, günümüzde Ergenekon
soruşması çerçevesinde gündeme gelen batıyla işçilikçilikleri açısından önemlidir:
Bir kısmını okuduğunuz bu makale ilginizi çektiyse tamamını şuradan
okuyabilirsiniz:
http://www.addisparta.org/saidi-nursi-ve-fethullah-gulen-amerikan-hakimiyetinin-garantorleri.html