Siyaset15 Aralık 2009 00:00
Korkarım... - Ali İhsan Gürcihan
Dikkatinizi çekerim. PKK üstlendi değil,üstlendirildi.Öyle ya Vakit gazetesine göre,PKK masum bir sivil toplum örgütü, kendiliğinden eylem yapacak değil ya. Kürt aydını denen bu kişinin açıklamalarını meşhur bir köşe yazarı da esas alıp, sanki daha önce hiç eylem yapmamış,şaşıracak bir durummuş gibi eylemi PKK’nın provakasyonu olarak değerlendirmeye çalışmış.Kim mi ?escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards
|
Vakit gazetesi’nin geçen hafta sonu attığı manşet aynen
şöyle: “Olay PKK'ya üstlendirildi. İsveç’te yaşayan Kürt aydın Kemal Burkay,PKK’nın üstlendiği Tokat’taki saldırıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.” Dikkatinizi çekerim. PKK üstlendi değil,üstlendirildi. Öyle ya Vakit gazetesine göre,PKK masum bir sivil toplum örgütü, kendiliğinden eylem yapacak değil ya. Kürt aydını denen bu kişinin açıklamalarını meşhur bir köşe yazarı da esas alıp, sanki daha önce hiç eylem yapmamış,şaşıracak bir durummuş gibi eylemi PKK’nın provakasyonu olarak değerlendirmeye çalışmış. Kim mi ? Kim olacak.Cengiz ÇANDAR. Bu görüşte olan sadece o mu ? Haksızlık etmemek gerekir onun gibi onlarca köşe yazarı ondan daha aşırı ölçüde nerede ise PKK’yı aklayacak yorumlarda bulundu. İnsanlarımızın kafasını bulandıracak, kuşku uyandıracak ve güveni sarsacak söylemler basınla sınırlı mı ? Elbette hayır. Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Arınç, Bakan Çelik, Bakan Günay ve özellikle AKP mensubu birçok yetkili de yaptıkları açıklama ve söylemler ile bu eylemi sanki PKK dışında ya da onu yönlendiren birilerinin yapmış olabileceği izlenimi yarattılar. Ergenekon gibi bir davanın devam ettiği ,at izi ile it izinin birbirine karıştığı,bölücülerin etrafı yakıp yıkmak için bahane aradığı böyle hassas ve gergin bir ortamda yetkili kişiler bile böyle konuştuklarına göre,kanımca bize göre çok ciddi anlamda başka bildikleri var demektir. Durum böyle ise yetkililer bu söylemlerine esas olan başka ne biliyorlarsa söylesinler ki, biz vatandaşlar da gerçeğin ne olduğunu açık ve net bir şekilde anlayalım. Eğer bu yorum ve söylemler başka bir şey bilmeksizin öylesine yapılıyorsa,işte o zaman durum vahim. Hem de çok vahim…. Neden mi vahim ? Devlet’in güvenlik güçlerine ve özellikle Silahlı Kuvvetlere karşı psikolojik savaş yürüten cumhuriyet karşıtları ve bölücüler, saldırılarını bu ve benzeri söylemlerden cesaret alarak devam ettirdikleri için vahim. Neden mi vahim ? Bazı işgüzarların,kendilerine vazife çıkarıp zorlama yaklaşımlarla ve ısmarlama senaryolarla, yetkililerin bu söylem ve yaklaşımlarını doğrulamak için eylemle ve gerçekle ilgisi olmayan bağlantı ve ilişkiler çıkarmasından korkarım da onun içi vahim. Neden mi vahim ? Bu tür bilinçsiz ve mesnetsiz söylemler, Devlet’in Güvenlik Güçlerine olan güveni sarstığı ve insanlarımızın da kutuplaşmasına neden olan çatışma ortamını körüklediği için vahim. Neden mi vahim ? Özellikle son yıllarda benzeri sorumsuz söylemlerden cesaret alarak ortaya çıkan bölücü gizli tanıklar,sözde Kürt aydınlar ve yurt dışına kaçmış meçhul şahısların tutarsız ifadeleri ve ortaya attıkları birçoğu asılsız suçlamaları ile bugünkü çatışma noktasına getirildik. İşte bu sorumsuz yaklaşımın ülkeme ve ülkem insanlarına daha da fazla zarar vermesinden korkarım da,durum onun için vahim . Evet gerçekten,son gelişmeler çok vahim… Kısacası ; Nereden ve kim olursak olalım hepimizin bu ülkenin evlatları olarak, çok dikkatli,sorumlu ve duyarlı davranması gereken bir dönemdeyiz. Huzur ve güven dolu mutlu günlere kavuşmak dileği ile.. 14 Aralık 2009
|