|
Dün (07 Aralık 2009) gerçekleşen "Ergenekon" duruşmalarına
Ümit Sayın'ın verdiği ek ifade damgasını vurdu. Kuvvet komutanlarının
ifadelerinin alınıp, serbest bırakılmalarından hemen sonra gerçekleşen
bu ifade ile aralarında eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin
Kıvrıkoğlu'nun da bulunduğu bir çok yeni komutan ismi soruşturmaya
dahil edilmiş oldu.
Ümit
Sayın'ın ifadeleri ile ilgili haberimizi okuduktan sonra; Ümit
Sayın'ın ifadelerindeki çelişkileri ortaya koyan çarpraz sorguda
yaşanan diyaloglardan çarpıcı seçmeleri ile aşağıda dikkatinize
sunuyoruz:
(Mahkeme Başkanı Köksal Şengün; Ümit Sayın'a
soruyor)
Mahkeme Başkanı Köksal Şengün :
Bu kadar bilgi size niye aktarılıyor, bu kadar askeri şahısla alıp
veremediğiniz nedir? Niye sana bahsetsinler. Size duyulan güvenin
kaynağı ne?
Ümit Sayın : Bir çoğu kitaplarımı
okumuştu. Hem 1. görüşmemde değil, 2. görüşmeden sonra anlattılar
bunları
K.Ş : Bu gizli örgüt - yapılanmanın -
örgütün demeyelim de - ne zaman farkına vardınız ilk
kez?
Ü.S : İlk kez 2004'te Kayseri'de Tugay'a
konuşmaya çağrıldığımda
K.Ş. : 2 günde mi bu
kanaate vardınız?
Ü.S : 2 gün değil, 3 kere
gittim Kayseri'ye. Reha Taşkesen'de rahatsızdı gidişattan.
K.Ş. : Hüseyin Kıvrıkoğlu emekli olduktan
sonra mı bahsetti?
Ü.S. :
Evet
K.Ş: Bu komutanlar size niye
anlatıyorlar. Çok güven veren bir kişi olmalısınız ki bunu
anlatsınlar. siz çok yoğun konuşan birisiniz. Bu kadar çok konuşan
kişi bunları anlatır
Ü.S. : Komutanların bu
yönünü düşündüğünü sanmıyorum. Sonuçta kimseye
anlatmadım
-------------------------------------------------------------------------------------------------
(Üye
Hakim Haşiloğlu Ümit Sayın'a ifadesi ile ilgili
soruyor)
Sami Haşiloğlu : Emin Gürses,
STK ile Ordu arasında irtibat sağladıklarını size nasıl
anlattı?
Ümit Sayın : Sadece bu kadar anlattı.
Bunu bir toplantıda duydum dedi.
S.H : Erkut
Ersoy'da ele geçen belgelerde; "Alparslan Aslan ile yakından tanışan
Ümit Sayın" deniliyor...
Ü.S : Hayır;
Alparslan Aslan ile tanışmadım. Tamamen yalan bir beyan.
S.H : ABD'ye ne bursuyla
gittiniz?
Ü.S. : Tübitak bursu ile gittim ama
iş bulup 7 yıl kaldım
S.H : NATO'dan burs
aldınız mı?
Ü.S. : TÜBİTAK bursunun aslında
bir NATO bursu olduğunu söylediler. Daha sona da bana iş verdiler.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
(Savcı
Pekgüzel, Ümit Sayın'a soruyor )
Mehmet Pekgüzel
: Oktay Yıldırım ve Mehmet Demirtaş ile ilgili bilgi var
mı?
Ümit Sayın : Kapı aralığından duydum,
bombalardan bahsediyorlardı. Bize ait olduğu ortaya çıkarsa mahvolduk
diyorlardı.
M.P : "Anlaşılırsa naneyi yeriz"
dediler mi?
Ü.S. : dediler
M.P
: Bu şahıslarla husumetiniz var mı?
Ü.S.
: Yok. Özellikle Emin Gürses bana hep destek oldu ama benim
gizli tanık olduğum ortaya çıkınca hakkımda çok ağır tartışmalar
olmuş. Emin'e de koğuştan at diye baskı yaptılar.
M.P.
: İfadeden dönmeniz için baskı gördünüz
mü?
Ü.S. : Ablamdan çok baskı gördüm, hala
baskı yapıyor.
-------------------------------------------------------------------------------------------------
(Ümit
Sayın'ın, bir çok şeyi ondan duyduğunu iddia ettiği koğuş arkadaşı
Emin Gürses; Ümit Sayın'a soruyor)
Emin Gürses
: Sayın Başkan, Ümit Sayın'ın durumunu görüyorsunuz. En büyük
hatası tıp dışında şeyler yazmış. Soruyorum kendisine....Zekeriya Öz
kendisine;
"Eğer 221'e [TCK'nın etkin
pişmanlık maddesi] girmezsen, 35 sene yatarsın dedi mi, demedi
mi?"
Ümit Sayın : Öyle bir
diyalog geçti aramızda
Emin Gürses :
Emin Hoca'nın aleyhinde bir şey sordu mu, sormadı
mı?
Ü.S. : Hayır, sizin hakkınızda bir şey
sormadı
Emin Gürses : Ama bak sonra koğuşa
geliyorsun, hizmetini yapıyorum....Bir savcı 35 sene yatacaksın dese
sen buna inanır mısın? "Niye inanmayayım, devletin savcısı"
dedi. Ben de, "ya Zekeriya nereden devletin savcısı oldu"
dedim. Açıkcası Zekeriya Öz bunu tehdit etti.
Koğuşta aylardır yanımdadır. Zor duruma düşmesin diye
uğraşıyorum. O yüzden tahliyesini istedim. Zekeriya diyor ki,
Emin Hoca'yı süründüreceğim. Beni tutuklayan hakim yüzüme bakmadı.
Zekeriya Öz ben çıkarken diyor ki;
"kusura bakma hocam,
tutuklanacaksın, sonra bakarız"
Zekeriya Öz niye bana bu
kadar düşman. Kimdir, tanımam. Ümit Sayın; iddianamedeki ifadesinde,
"okuduk" diyor, sonra "Emin Gürses bana dedi ki"
diyor.
Ümit Sayın için tahliye talep
ediyorum.
------------------------------------------------------------------------------------------------
(Oktay
Yıldırım; kendisi hakkında, kapı arkasından duydum diyerek iddialarda
bulunan Ümit Sayın'a soruyor)
Oktay Yıldırım
: "Anadol" ifadenizde benimle başka biri arasında olduğunu
iddia ettiğiniz konuşmalardan sözediyorsunuz.
Ü.S.
: İki kişi vardı odaya girdiğimde, öğleden sonraydı.
O. Y. : Başka kişi var
mıydı?
Ü.S. : Orada iki kişi vardığımda.
Sigara içmeye çıktığımda. Seslerden biri Danıştay bombası olduğunun
ortaya çıkmasının sorun olacağını söylüyordu. Diğer ses de bunun zor
olduğunu söylüyordu.
O.Y. : Bu sesler kime
aitti?
Ü.S. : İlk ses Mehmet Bey'e, diğeri
size aitti. "Çıkarsa ayvayı yeriz" diyordu; sizde ,
"çıkması zor, seri numaraları farklı"
dediniz?
O.Y. : Seri numaraları farklı zaten
diyorsam, Danıştay bombası olduğundan niye korkayım
ki. Doçentsiniz; bu size çelişki olarak gelmiyor
mu?
Ü.S. : Hayır, gelmiyor
O.Y
: Süleyman Esen'in avukatını tanıyor
musunuz?
Ü.S. : Hayır
O.Y
: Savcılardan telkin veya vaatte bulunan oldu
mu?
Ü.S : Hayır ben kendim 221'e girmek
istedim.
O.Y : Buradaki herkesten sigara
isterdiniz. Benden sigara istediğinizde sizi yanımdan kovdum
mu?
Ü.S : Hayır, hem ne alakası
var?
O.Y : Size; "defol buradan, sümsük
herif" dedim
mi?
Sizinle aynı sitede yazdık. Siz o teşkilata sırf araştırma yapmak için
girdiğinizi yazdınız. Bekir Öztürk bunun üzerine sitesinden sizin
köşenizi kaldırdı. Sonra köşeniz benim telkinlerimle tekrar
açıldı. Sonra yazdığınız yazıda mason olduğunuzu fakat sonra
niyetlerini anlayınca ayrıldığınızı yazdınız?
Ü.S.
: Hayır, sadece bir yazı yazdım, yanlış hatırlıyorsunuz.
O.Y. : Ben okuru kandırma dedim, özeleştiri
yap dedim. Bunun üzerine özeleştiri yapan bir yazı yazdınız.
Sayın Başkan; burada bir tanık portresi var, bir gizli tanık portresi
var, savcı portresi var, sanık portresi var. Bu resme bakıp ne kadar
ağlasak azdır. Bu ifadenin, bu günlüklerle ilgili ifadeden sonra
çıkması tesadüf
mü?
-------------------------------------------------------------------------------------------------
(Muzaffer
Tekin, Ümit Sayın'ın ifadeleri üzerine bir açıklama
yapıyor)
Muzaffer Tekin : Gizli, açık,
sisli, puslu bu sanıkların, tanıkların söyledikleri beni hiç enterese
etmiyor. Bu yüce mahkemenin bu insanlarla nasıl bu kadar iştigal
ettiğini anlayamıyorum.
Savcıya kibarca, darbe ile ilgili
sorusu üzerine, bu sorunun yeri burası değil diyorsunuz. Bunun
üzerine savcı saldırıya geçiyor ve "bu darbe davası" diyor.
Savcılar çok kuvvetli
diyorlar. Hayır . Zakkumlarda ölmeden önce en güzel
çiçeklerini açarlar. Biz haklı olduğumuz için burada savcılara karşı
böyle konuşabiliyoruz.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
(Ümit
Sayın'ın ifadesinde adı geçen Mehmet Demirtaş , Ümit Sayın'ın
ifadesi ile ilgili soruyor)
Mehmet Demirtaş :
Ben Anadolu'ya tahliye istemiştim, o bana iftira attı. Bir yol
düşkününden medet umanlara yazıklar olsun. Bu açık, gizlenemeyen
tanıklara güvenenler ondan beter
olsun
--------------------------------------------------------------------------------------------------
(Ümit
Sayın'ın ifadesinde adı geçen Zekeriya Öztürk
soruyor)
Zekeriya Öztürk : Biz sizinle ne zaman
buluştuk
Ümit Sayın : 2006'da olabilir.
Z.Ö :
Benim söylediğimi iddia ettiğiniz şeyleri başkaları duydu
mu?
Ü.S : Başka kişiler vardı, karşılıklı konuşuyorduk, onlar
duymamış olabilir. Konu asker içinde yapılanmaya geldi, siz konuyu
buraya getirdiniz.
Z.Ö : Ne kadar zaman sonra konu
oraya geldi?
Ü.S. : Bir saat konuştuktan sonra
söylediniz.
Z.Ö : Bugüne kadar niye aktarmadınız
bu konuşmaları mahkemede?
Ü.S. : Gereksiz gördüm; detaydı
ama sonra bütünün parçası olduğunu anladım.
Z.Ö
: Bir ifadenizde üye olduğumu söylüyor,
diğerinde yapılanma var dediğimi söylüyorsunuz.
Hangisi?
Ü.S. : İkisi de
Z.Ö : Sayın Başkan; bu şahıs
Zekeriya Öz'ün bir karakter ürünüdür. Danıştay çökmüştür ama proje
gereği burası devam etmek zorundadır. Gizli tanık Anadol'un bu
ifadesinin de bir proje kapsamında yürütüldüğünü
düşünüyorum.
------------------------------------------------------------------------------------------------- (Sevgi
Erenerol; Ümit Sayın'ın ifadesi hakkında
konuşuyor)
Sevgi Erenerol : Sayın Başkan; bu
iddiaların akılla mantıkla izahı olabilir mi? Bu kadar ciddiyetsizlik
nasıl bir güne
maledilebilir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------
(Kemal
Kerinçsiz'in avukatı Tolga Akalın; duruşmaya öğle saatlerinde
katıldığı için Ümit Sayın'ın ek ifade vereceğinden haberdar olmadığını
ve bu konuda usule aykırı hareket edildiğinden şikayet
ediyor)
Tolga Akalın : Bizim böyle bir ek
ifade vereceğinden haberimiz olmadı. Ama bakıyoruz savcılar önceden
hazırladıkları soruları okuyorlar. Demek ki onların önceden haberi
varmış. Anlaşılan savcının soruları önceden hazırmış.
Bize bu
çarpraz sorgu ile ilgili bir bildirim yapılmadı. Çarpraz sorguya
hazırlanmak için bize bir zaman verilmesi lazım. Ümit Sayın'ın
"Anadol" olarak verdiği "gizli tanık" ifadesinde geçirmediği isimleri
bu ek ifade ile geçirttiler. Savcıların bu yeni ortaya çıkan isimlerle
ilgili bir soruşturma yapması mümkün. Bu soruşturma ancak mahkemenizin
izni ie yapılabilir yoksa kendileri yaparsa görevi ihmal olur.
-------------------------------------------------------------------------------------------------
(İşçi
Partisi avukatı Hasan Basri Özbey, Ümit Sayın'ın ifadesinde Savcı
Zekeriya Öz ile ilgili kısımlara değiniyor)
Basri
Özbey : Bu ifade ile, Zekeriya Öz'ün başından beri yaptığı
usulsüzlüklere devam ettiği anlaşılmıştır. Tehdit ve baskı ile yalancı
tanıklığa teşvik ettiği, yargı yetkisine tecavüz ettiği, resmi evrakta
sahteciliğe yönelik bir teşebbüs içinde olduğu
anlaşılmıştır.
Savcı Zekeriya Öz'ün suç işlediği sabittir. Biz
kendisi hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na ayrıca suç
duyurusunda bulunacağız ama mahkemeniz nezdinde de suç duyurusunda
bulunacağız. Bu sizin de göreviniz.
|