Verso Araştırma Şirketi’nin sahibi Erhan Göksel, 59 milyar
dolarlık borç ertelemesi isteyen Dubai’ye “Yahudi sermayesi
tarafından el konulmak üzere” olduğunu ileri sürdü.
Göksel,
Birleşik Arap Emirliklerinin petrol zengini olan emirliği Abu Dabi’nin
de Dubai’yi kurtaramayacağını iddia etti.
Dubai şokunun
Türkiye’yi de etkileyeceğini belirten Göksel, Dubai’de yatırımı bulunan
Türk şirketlerinin ağır bir krizin eşiğine geleceği, hatta batacağı
uyarısında bulundu.
Ekim 2008-Temmuz 2009 dönemleri
arasında Türkiye’ye giriş yapan 18.7 milyar dolarlık sıcak paranın yüzde
90’ının Körfez sermayesi olduğunu ifade eden Göksel, Merkez
Bankası’nın bayram ertesinde faizleri artırmaması halinde, sıcak paranın
Körfez’in yangınını söndürmek için çıkışa geçeceğini iddia etti.
ANKA’ya sorularını cevaplayan Verso Araştırma Şirketi’nin sahibi
Erhan Göksel, Yahudi sermayesinin Körfez Bölgesi’ni işgal etmeye
hazırlandığını öne sürdü.
Küresel krizin 2007 yılında
geleceğini daha 2004 yılında haber veren, Dubai’nin ise borç batağında
olduğunu geçen yıl verdiği bir röportajda dile getiren Erhan Göksel,
Citibank’ı kurtaran ABD’nin, Lehman Brothers’ı kurtarmadığını
anımsatarak, Lehman Brothers’la birlikte batan 750 milyar
doların büyük bir bölümünün Körfez ülkelerine ait olduğunu
vurguladı.
Yalnızca Dubai’nin Lehman Brothers’a 120
milyar dolar kaptırdığını kaydeden Göksel, bu krizi “küresel
sermayenin büyük oyuncularını” planlayıp, faturasını ABD dışındaki
ülkelere yıktıklarına değindi.
Dubai şokunun Türkiye’yi
de etkileyeceğini belirten Göksel, Dubai’de yatırımı bulunan Türk
şirketlerinin ağır bir krizin eşiğine geleceğini ve batacağını ileri
sürdü. Göksel, Ekim 2008-Temmuz 2009 dönemleri arasında Türkiye’ye giriş
yapan 18.7 milyar dolarlık sıcak paranın yüzde 90’ının Körfez sermayesi
olduğu uyarısında bulunan Göksel, Merkez Bankası’nın bayram ertesinde
faizleri artırmaması halinde, sıcak paranın Körfez’in yangınını
söndürmek için çıkışa geçeceğini iddia etti.
-"DUBAİ BORCUNU
ÖDEYEMEDİĞİ İÇİN ÜLKE OLARAK EL DEĞİŞTİRECEK"-
Göksel'in ANKA'nın sorularına verdiği cevaplar
şöyle:
-Soru: "Yaklaşık bir yıl önce yaptığınız bir
röportajda küresel ekonomik krizin planlanıp, faturasının da ABD
dışındaki dünyaya yıkıldığını belirterek, Lehman Brothers’le birlikte
Dubai’nin 120 milyar dolarının da battığı konusunda uyarmıştınız?
Dubai’nin bu noktaya geleceğini bir yıl öncesinden nereden ve nasıl
görmüştünüz?"
Cevap: "Geçen sene Lehman
Brother’in batırılmasının etkilerini analiz ettim. ‘ABD neden yahudi
sermayesine ait Citibank kurtardı, Lehman Brothers’ı kurtarmadı’
sorusunu kendime sordum. Lehman Brothers’la birlikte 750 milyar dolar
battı.
Tam olarak yok oldu. Mudiler aldıkları bir mektupla,
‘Paranız battı’ yazısıyla karşılaştı. Bu sorunun cevabını düşündüğümde,
altından çok net bir şey çıktı. Çünkü Lehman Brothers’ın mudileri
arasında hemen hemen ABD’li bir tek kişi bile yok.
Lehman Brothers’la birlikte 1990’lardan sonra
özelleştirmelerle zengin olan “Rus Oligarklar”ın 150 milyar doları,
Körfez ülkelerinin ise 600 milyar doları battı.
Batan
Körfez sermayesinin 120 milyar doları Birleşik Arap Emirlikleri’nin
(BAE) 7 emirliğinden biri olan Dubai’ye aitti. Yıllık Gayri Safi Yurtiçi
Hasıla’sı (GSYH) 70-75 milyar dolar olan bir ülkenin, milli gelirinin
iki katı büyüklüğünde bir para batırması ne demek? O ülkenin batması
demek. Tamamen yok olması demek.
Şimdi ne oldu? Dubai’nin hızlı
kalkınmasında önemli bir rolü olan ve hükümetin sahip olduğu Dubai
World’ün ve bu şirkete bağlı Nakheel şirketi 59 milyar dolarlık borcuna
erteleme istedi. Ayrıca Dubai’de kamunun ve diğer şirketlerin de borcu
bulunuyor. Toplam borcun 80 milyar dolar olduğu söyleniyor.
Ancak bu buzdağının görünen kısmı. Mevcut borcun saklanan
kısmının da bir o kadar olduğunu iktisadi deneyimimle görüyorum. En
iyimser tahmin, bu borcun ödenebilmesi için Dubai’nin önümüzdeki 2.5
yıllık dönemde GSYH’sını bir kuruşunu harcamadan, yemeden içmeden,
borcunu ödemesi olur. Bu da bu reel dünyada maalesef mümkün değil.
Sonuçta, Dubai’nin battığı anlamına geliyor. Özetle; Dubai
Ülkesi borcunu ödeyemediği için Ülke olarak el (sahip) değiştirecektir.
Dubai'ye Yahudi sermayesi tarafından el konulmak üzeredir.
-DUBAİ’Yİ, ABU DABİ DE KURTARAMAZ-
Soru: -BAE’nin başkenti ve petrol zengini
Abu Dabi yetkililerinin, Dubai'nin borçlarını ödemesine yardım
edecekleri, ancak bu borçlara kefil olmada seçici olacaklarını
açıkladığı belirtiliyor…
Cevap: "Dubai’yi Abu
Dabi kurtaramaz. Uluslar arası finans kuruluşları buna izin
vermeyecek. Bunu yorum olarak söylemiyorum.
Biliyorum.
Özellikle Dubai’nin borç ertelemesine yeşil ışık yakmayan bir
grup Yahudi sermayesinin uluslararası finans kuruluşları buna geçit
vermeyecek.
Abu Dabi, BAE’nin en büyük emirliği, petrol
zengini. Ancak burada kritik nokta şu: Dubai bir süre önce borçlarına
karşılık 10 milyar dolarlık devlet tahvili çıkardı.
Abu Dabi,
krize karşı Dubai’ye destek olmak için bu tahvilleri aldı. Ancak bunun
ardından yaşanan bu Küresel krizden hiç etkilenmeyen Yahudilere ait bir
uluslararası finans kuruluşu, Dubai’nin garantörü olan Abu Dabi’yi
köşeye sıkıştırdı. Kolunu kanadını kırdı. Abu Dabi’nin ve Körfez’deki
bazı Arap Emirlikleri’nin fonlarını elinden çıkardı. Bu nedenle Dubai’yi
Abu Dabi kurtaramaz. Zaten borçlara kefil olmada seçici olacaklarını
söylüyorlar. Bu ne demek, bu saatten sonra Dubai’nin garantörü olamam
demek. Küresel ekonomik krizi planlayıp, faturasını diğer dünya
ülkelerine yıkmak isteyenler, buna izin vermeyecek. Daha doğrusu on
yıldır Körfez’de biriken Petro dolarlar bir basit operasyonla asıl
sahiplerine geri döndü. Hem de hiç bir maliyeti olmadan."
-DUBAİ'NİN ERTELETMEK İSTEDİĞİ BORÇ GÖRÜNEN BANKALARA DEĞİL-
Soru: -Borç ertelemesi söz konusu olamaz
mı?
Cevap: "Kriz zincirleme devam ediyor.
Borcun büyük bir bölümü Dubai World’e ait. Burada şeyh Makdum, Genel
Müdür konumunda.
Gayrimenkulleri ve yatırımları için bankalarla
ve uluslar arası finans kuruluşlarıyla anlaşmalar yapan o. Bu anlaşmalar
sırasında da teminat gösteriyor. Bugün Dubai’nin metrosu, enerji
kaynakları, bütün turistik işletmeleri, su tesisleri, elektrik idaresi,
aklınıza ne gelirse teminat olarak gösterilmiş, ipotekli
durumda.
Dubai’de sorun yeni başlamadı ki! Son on yılda
yalancı bir cennet yaratıp, acemice tüm kaynakları har vurup harman
savurdular. Ekonomi görüldüğü gibi hayal ettiklerinizi yapmakla
yürümüyor. Dubai, aslında çok uzun bir süredir borç ertelemek için
uğraşıyor. Bazı borçları ertelendi.
Ancak Dubai World’in
Mayıs ayına kadar ertelemek istediği borcun büyük bir bölümü görünen ve
bilinen çok uluslu bankalara değil, perdenin arkasında havuza su akıtan
Yahudilere ait uluslararası birkaç finans kuruluşuna ait.
Bankalar büyük oranda aracı kurum.
Asıl finansör bir
büyük Yatırım Bankası ve Fon grubu.
Bu şirket vade
uzatımı (roll-over) yoluyla Dubai World’in borcunu erteleme girişimini
Bankalar evet dediği halde geri çevirdi. O nedenle bugünlere gelindi.
Öyle ki, bu kuruluş Bankalara roll-over'a izin vermediği için;
şu anda Avrupa’nın bir çok bankası da ağır tehdit altında.
Bu kuruluş, Dubai’nin Abu Dabi Hükümeti'ne tahvil
satışı gerçekleştirdiği dönemi fırsat bilerek; Abu Dabi’nin elindeki
potföyünü boşaltan ve Dubai Ekonomisi’ni vuran kuruluş.
Şimdi ne olacak, Dubai batarsa, bankalar Dubai’yi haczedecekler.
Bu bankaların hepsinin arkasında kim var, Bankalar Dubai’ye verdikleri
kredileri hangi havuzdan finanse ettiler.
Unutmayalım
ki, dünyadaki en büyük 10 finans kuruluşunun 6’sı Yahudi. Üstelik
büyüklük olarak ilk 3 de Yahudi Sermayesi var. Bu Dubai
Krizi’nde Dubai’nin ipini çeken de Yahudilerin bu en büyük 10
sermayesine sahip fon gruplarından birisi.
Bu şu anlama
geliyor: Dubai yakında el değiştirecek. Yahudi sermayesi tarafından
Dubai’ye el konulmuştur. 10-15 yıllık yakın bir gelecekte Dubai Ülkesi,
İsrail’in bir parçası olursa şaşmayalım."
-MERKEZ BANKASI
ÖNLEM ALIP, BAYRAM ERTESİNDE FAİZLERİ ARTIRMALI-
Soru: -Dubai şoku Türkiye’yi nasıl etkiler?
Cevap: "Bunun iki boyutu var.
İlki
Dubai’de yatırımları bulunan Türk şirketlerinin büyük kısmı iflasın
eşiğine gelir. Dubai’de yatırımı olan 55 Türk şirketi var. Türk
şirketlerinin hemen hiç birisi ayakta kalamaz. Uluslararası ihaleye
girildiğinde, ilk olmazsa olmaz şart teminat mektubu istenmesidir.
Dubai’de iş alan Türk Müteahhitlere ipotek karşılığı borç veren Türk ve
Yabancı Bankalar, bu durm karşısında teminat mektuplarını geri
çekeceklerdir.
Bu durumda, Dubai’de yatırım yapan Türk
şirketleri ağır bir krizin eşiğine girecektir. Bunun sonucu Türkiye’ya
yansıyacak ve yaşadığımız kriz daha da ağırlaşacaktır.
Diğer
önemli nokta ise 2008 Ekim’den 2009 yılı Temmuz’una kadar olan dönemde
yüzde 90’ı Körfez ülkelerinden olmak üzere, Türkiye’ye 18.7 milyar dolar
sıcak para girişi olmuştur. Bayram ertesinde Merkez Bankası önlem alıp,
faizleri yükseltmezse, sıcak paranın bu sefer de çıkışı yaşanacaktır.
“Adamın evinde yangın var”. Bu yangını söndürmek için Türkiye’deki
parayı alır götürür. Merkez Bankası’nın ve hükümetin en kısa sürede
müdahale etmesi, olayı anlaması gerekir."