Medya4 Aralık 2009 00:00

Sit-Com Gazeteciliğinin Alpella'ya Doyduğu An - Atılgan Bayar

Bir yıldır, bütün dünya medyasında Dubai'yi bile görmemiş yazarlar, muhabirler Dubai hakkında durumu teşhis eden haberler, analizler yazdı...Dubai'de yaşayan Türk gazetecisi Ayşe Arman ise Adana'dan getirttiği içli köfteleri  yediğini anlattı.İşte sit-com gazeteciliği budur.Bir sinema seti gibi inşa edilmiş Dubai'nin içinde yaşayan yazar; yaşadığı yerin bir 'set' olduğunun, içinde bulunduğu senaryonun da bir seneryo olduğunun bile ayırdına varamıyor.discount drug coupons site printable coupons for cialiscialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon

Sit-Com Gazeteciliğinin Alpella'ya Doyduğu An

Atılgan Bayar - Akşam Gazetesi

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiıe'ıe Üıe Olun
www.acikistihbarat.com

04.12.2009


Atılgan Bayar; Akşam gazetesindeki köşesinde, "Sit-Com Gazeteciliğinin Alpella'ya doyduğu an" başlıklı yazısında şöyle yazdı :

------------------------------------------------------------------------------------------------

Sit-com gazeteciliğinin Alpella'ya doyduğu an...

Sit-com gazeteciliğinin ulaştığı en yüksek nokta, Alpella'ya doyduğumuz an, işte budur.

Yıllardır Dubai'de yaşayan Türk gazetecisi Ayşe Arman'ın köşesini okuyoruz.

Bize iki katlı, yüksek tavanlı, bol camlı bir evde yaşadığını anlatıyor.

Doğum gününü 1.5 milyar dolar değerindeki Atlantis Otel'de kutladığını yazıyor.

Kayınvalidesine 'Babaçi' dediğini, içli köfte yediklerini, kocasının ardından el salladığını haber veriyor.

Hamama nasıl gittiğini, bir kadının ona nasıl 'küt' diye sevişme teklif ettiğini bildiriyor.

Bu güzide Türk gazetecisi Dubai'de yıllardır yaşıyor.

Ama biz, Dubai'nin battığını...

Pasaportlarına el konulan işçilerin 50 derece sıcaklıkta, çişe bile gidemeden çalıştırıldığını...

Dünya mafyasına verilen hizmetleri...

Burada çalışan Hindistanlı işçilerin 900'den fazlasının bir yıl içinde intihar ettiğini...

Sendikaların ve siyasi partilerin tamamen yasak olduğunu...

Bir
sinema platosu gibi kurulmuş Dubai'nin varoluşunun sebeb-i hikmetini... Bir alışveriş merkezi mantığı içinde dünya sermayesini çekmek üzere inşa edilip, bir alışveriş merkezi gibi modası geçince kapanabileceğini kimden öğreniyoruz?

Belki de hayatında hiç Dubai'ye gitmemiş bir Cumhuriyet muhabirinden örneğin.

Tuhaf mı geldi size?

Bir yıldır, bütün dünya medyasında Dubai'yi bile görmemiş yazarlar, muhabirler Dubai hakkında durumu teşhis eden haberler, analizler yazdı...

Dubai'de yaşayan Türk gazetecisi Ayşe Arman ise Adana'dan getirttiği içli köfteleri  yediğini anlattı.

İşte sit-com gazeteciliği budur.

Bir sinema seti gibi inşa edilmiş Dubai'nin içinde yaşayan yazar; yaşadığı yerin bir 'set' olduğunun, içinde bulunduğu senaryonun da bir seneryo olduğunun bile ayırdına varamıyor.

Kusur Ayşe Arman'ın değil.

Kusur, Ayşe Arman gibi 'uyanık' bir gazeteciyi bile içinde yaşadığı dünyanın gerçeklerini göremez hale gelecek şekilde formatlayan 'gazetecilik' anlayışının...

Sit-com gazeteciliğindeki komedi unsuru da burada gizli galiba.

Dubai'de olan bitenleri Dubai'de yaşayan gazeteciden değil...

Belki de hayatında Dubai'yi görmemiş gazetecilerden öğrenebiliyoruz.

(Atılgan Bayar'ın yazısının devamı için tıklayın)

 


Açık İstihbarat @ 2009