Genel Başkan Yardımcısı Böyle Konuşursa... - Ali İhsan Gürcihan
O saldırganlar;birlik ve beraberlik timsalimiz bayrağımızı eline almaktan,İstiklal Marşımızı söylemekten özellikle kaçınan ama öte yandan da bu güzel ülke’nin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanabilmek için,"biz ayrılmak istemiyoruz" yalanını kullanan bölücülerdir. Peki bu bölücüler ve ovadaki teröristler,hangi destek ve cesaretle saldırganlıklarına hem de artan bir şekilde devam edebiliyor ? Çok açık ortada.İşte ilk anda akla gelen birkaç neden :coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis coupons printable link discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisnaproxennatrium go naproxen kruidvatsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenarenovation vejle link renovakamagra kamagra 100mg kamagra geloxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
|
Bayramın üçüncü gününden bu yana bölücüler etrafı yakıp yıktılar. Başta güvenlik kuvvetleri olmak üzere Bayramı da hepimize zehir ettiler. Ne için ? PKK denen katil çetesinin kuruluş yıldönümü olduğu için.
Açıkça söylemek gerekir ki; Kendini bu ülkenin vatandaşı olarak hisseden Kürt kökenli vatandaşlarımızın bir şekilde ayrıştırma ve bölücülüğe dönüşen açılımla hiçbir alakaları olmadığını çok iyi biliyoruz.Onların da ekmek parası peşinde ve durumlarını geliştirmek için herkes gibi yaşam mücadelesi içerisinde olduklarını görüyoruz.Eğer ille de açılım diyorsanız, Kürtler de dahil tüm vatandaşlarımız, özgürce ve insan gibi yaşamak için refah ve mutluluğu arttıracak ekonomik açılımların yapılmasını bekliyoruz.
Nasıl izah edilirse edilsin ne yazık ki açılım denen yaygaranın, doğrudan bölücüleri ilgilendirdiği ve onların gerçek amacının da,bireysel hak ve özgürlüklerden çok daha ötede bayrağımızı, sınırlarımızı ve Anayasamızı hiçe sayan dayatmalar olduğu açıkça ortadadır.
Şunu bilin ki,açılım dayatması ile etrafı yakıp yıkanlar; bebek katilinin,yani sözde liderlerinin serbest bırakılmasını isteyen ve bu konuda zora başvuran teröristlerdir.
Peki bu bölücüler ve ovadaki teröristler,hangi destek ve cesaretle saldırganlıklarına hem de artan bir şekilde devam edebiliyor ?
Çok açık ortada.İşte ilk anda akla gelen birkaç neden :
-Hak ve özgürlüklerin geliştirilmesini etnik hassasiyetleri kullanarak izaha çalışan sözde aydınlar ve bu yaklaşımla oy toplama peşinde olan siyasetçiler.
Bu ülkenin eski bakanı hem de Milli Eğitim Bakanı Çelik, Bayram günü sanki başka konu yokmuş gibi Van’da halka bakın ne anlatmış : Bingöl’de 33 Erimiz’in şehit edildiği saldırının karanlık bir olay olduğunu ve yavaş yavaş aydınlandığını söylemiş.Bu olayla benzeştirerek de mahalledeki gece bekçisi’nin işinden olmamak için hırsızlığa nasıl göz yumacağını ve hatta hırsızlığı kendisinin teşvik bile edebileceği örneğini vermiş. Ne demek istemiş ? Eh hitap ettiği topluluk akıllı ya onlar anladı ise yeter ve nasılsa bir gün gelir gerekeni de yaparlar.
Ey Bakanlık yapmış kişi,biliyor musun ?
Anlaşılan,bazı kişiler için ; Devlet’in güvenlik güçlerine gönderme yaparak geçmişle ilgili şüphe uyandıracak söylemlerle halkı onlar aleyhine şartlandırmak ve duyulan güveni sarsmak kolay da, teröristlere bir şey söylemeye gelince, ya içten dil varmıyor ya da gerçekten yürek yetmiyor.
Yazıklar olsun sana ve senin gibilere…
30 Kasım 2009
Not : Eski Milli Eğitim Bakanı’nın Van’da yaptığı ve basında yer alan konuşmanın ilgili bölümü.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Bingöl'de şehit edilen 33 askerin nasıl şehit edildiği konusunun halen karanlık bir nokta olduğunu belirterek,
|