|
Geçtiğimiz sene 9 Kasım'da gerçekleşen Alevi
mitingi öncesi Zaman mitingin provokasyon olduğu manşetini atmıştı.
Alevilerin yüzbinlerle gerçekleştirdiği AKP karşıtı mitingi
birkaç satırla geçiştiren Zaman gazetesi Onur Öymen'e yönelik tepkinin
ardından Alevilere dönük Ergenekon komploları yazmaya başladı.
8 Kasım'da Kadıköy'de
gerçekleşen ve yüzbinlerin katıldığı hükümet karşıtı Alevi mitingini
iç sayfalarında birkaç satır ile geçiştiren Zaman gazetesi, CHP Genel
Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in Dersim katliamı ile ilgili sözlerinin
Aleviler tarafından tepkiyle karşılanmasının ardından sayfalarını
Alevileri konu edinen haberlerle doldurmaya başladı.
CHP'den istifa ederek AKP'ye geçtiği ileri sürülen Aleviler
haberlerinin yanı sıra Zaman son birkaç gündür özellikle “Ergenekon, komplo ve Aleviler”
konulu haberlere imza atıyor.
Yine Zaman gazetesinin başlıca
konularından biri olan “meçhul subay”ın üçüncü ihbar mektubunda yer
aldığı ileri sürülen belgeler, Alevilerle bağlantılandırılarak derin
bir takım örgütler tarafından Alevilere dönük komplolar kurulduğu
iddia ediliyor.
“Cemevleri ve
dedeleri tek tek fişlemişler” başlıklı haberde ihbar mektubu
ile birlikte gönderildiği söylenen belgelerde Çorum gibi illerde
özellikle Alevi vatandaşların fişlendiği, illerde yaşayan Alevi, Sünni
nüfusun, kaç cemevi bulunduğunun, bu cemevlerinde dede bulunup
bulunmadığının kayıt altına alındığı ileri sürülüyor.
Her şey Ergenekon
komplosu
Gazetenin genel yayın yönetmeni Ekrem
Dumanlı yine dün “[Suskun Türkiye 1] ALEVİLER” başlıklı bir
yazı kaleme almış.
Yazıda Dumanlı, Albay Dursun Çiçek
tarafından hazırlandığı ileri sürülen “AKP ve Fethullah Gülen'e karşı
eylem planı” ve Ergenekon ile Alevileri bağlantılandırmaya ve
Alevilere dönük katliamların da aslında Ergenekon komplosu olduğunu
göstermeye çalışıyor.
“Farz
edin ki siyasi bir partinin, mesela MHP'nin ya da AK Parti'nin,
kasasında bir belge çıksın ve o belgede Alevileri sokağa dökmek üzere
bir plan yapıldığı görülsün. Yer yerinden oynamaz mı? Bu muhal ve uç
örneği bir kenara bırakıp daha anlaşılabilir bir kıyasa geçelim.
Alevi-Sünni çatışmasını körüklemek üzere hükümete bağlı bir
istihbarat örgütü (MİT gibi Emniyet İstihbarat gibi) içinde gizli bir
çalışma yapıldığı ortaya çıksaydı Aleviler nasıl bir tepki verirdi?
Yer yerinden oynamaz mıydı? Neden? Çünkü hem Emniyet hem Milli
İstihbarat netice itibarıyla sivil iradeye bağlı çalışmaktadır.
Dolayısıyla cuntaya itiraz etmek kadar sıkıntılı bir durum söz konusu
değildir.”
diye başlayan yazıda Dumanlı yine eski oyuna
dönerek Alevilere ve halkın çeşitli
kesimlerine dönük gerici ve ırkçı saldırıların bir Ergenekon komplosu
olduğu izlenimini yaratmaya çalışıyor ve şöyle devam ediyor:
[“Eylem Planı” adı verilen belge ile ilgili] Mesela
Aleviler ile ilgili bölümde deniyor ki: 'Ev baskınları kapsamında
Alevi düşmanlığını körükleyici bilgi ve belgelerin bu evlerde
bulunması sağlanacaktır.' İnsanın ruhunu karartan bir cümle bu.
Çağrışımları bile insanın yüreğini sızlatıyor. İster istemez insanın
aklına 'Acaba Maraş'ta da böyle mi oldu, Sivas olayları da böyle mi
tertiplendi, yoksa Çorum'daki mezhep kavgası da bu tarz bir psikolojik
harekâtın bir parçası mıydı?..' gibi sorular
geliyor...”
Eşit
yurttaşlık mitingi değil Ergenekon mitingi
istiyor
Alevilerin AKP iktidarına
karşı yüzbinlerle gerçekleştirdiği eylemden, hükümete ilettiği
taleplerinden tek kelime ile bahsetmeyen Dumanlı, Alevileri “Ergenekon örgütü ile
ilgili demokratik bir tepki” göstermemekle
suçluyor.
|