Hrant DİNK, Kürt Faşistleri”ne
“Dikkat edin, emperyalistler bizi kullandıkları gibi sizi
de kullanırlar. Sonra da sizi bir kenara atarlar.”
demişti. Dinlemediler. Çünkü işlerine gelmedi.
II. Abdülhamit’in “Hamidiye
Alayları”ndan bahsedildi yıllarca. Hem de gerçeklerin ve doğruların ne
olduğu bile bilinmeden. Ama, genellikle yayılan söylenti
şuydu;
“IInci Abdülhamit, Ermeni
Çetecilerine karşı kurdurduğu Kürt Hamidiye Alayları ile pek çok
Ermeniyi, Kürtlere öldürttü.”
Başka?
Malatya merkez olmak üzere K.Maraş,
Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Tunceli, Erzincan, Sivas, Kayseri
sahası; Trabzon merkez olmak üzere Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Rize;
Erzurum merkez olmak üzere
Artvin, Ardahan, Kars, Iğdır, Ağrı, Van, Bitlis, Muş, Bingöl illerinde
Ermeni Nüfusu’nu belirleme, bilinçlendirme birimleri kurduruldu.
Bu birimler sayesinde de anılan illerdeki ve bölgedeki “Kripto
Ermeni” nüfusunun yüzde kırkından biraz fazlasına ulaşıldı.
Ülkemizde bu güne kadar kasıtlı
olarak yakılmış Nüfus Müdürlükleri’nin sorumluluk alanlarında insanlar
nüfus kütüklerine, doğum kayıtları ile ya da daha başka belge desteği
ile değil, iki şahidin “Evet bu adam buralıdır, doğrum tarihi X,
annesinin adı y, babasın adı z’dir” şahadeti ile yazılmışlardır.
Aslında ülkemizde yanmamış,
yakılmamış nüfus müdürlüğü neredeyse kalmamıştır. Ama bu soruyu “Bilgi
Edinme Yasası” çerçevesinde Nüfus ve Vatandaşlık İdaresi’ne sorarsanız
cevap alamazsınız.
Çünkü bu yolla, pek çok kripto,
casus, hücre elemanı Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı
yapılıverilmiştir. Bu süreç hala devam etmektedir,
Vatandaşlık Numarası olmayan 1,5 milyon vatandaşımız olduğu gibi
yaklaşık 1,5 milyon Vatandaşlık Numarası’nın karşılığı da yoktur. Peki
bunları neden anlattın ya da yazdın diyen olabilir.
Küçük bir ipucu vereyim. Rahip
Cinayetleri ile Yayınevi katliamlarını
düşünün…
PKK VE PKK İLE İÇ İÇE OLAN
HEP-ÖZEP-ÖZDEP-DEP-HADEP-DEHAP-DTP
ZİNCİRİ
Bu hareketlerin ve oluşumların
“etnik” yapısı incelendiğinde yönetimin aslında Kürtler’den değil,
Kürt görünümlü Ermeniler’den oluştuğu ortaya çıkar.
Özellikle
ÖCALAN ve günümüz DTP’sinin birincil amaçları Kürtler’in lideri
olabilecek kapasitedeki gerçek Kürt kökenli elemanları, üyeleri en
riskli çatışmalara yollayarak, sözde dağ mahkemeleri önüne atarak ya
da iç suikastlarla saf dışı etmek olmuştur.
Kürtler,
Kürtlük örtüsü altında katledilmişlerdir.
Bu
operasyonun adı “Ermeniler için gebersin Kürtler”dir. Şimdi sırada
“Yahudiler için gebersin Kürtler” operasyonu uygulamadadır.
Dağlarda tecavüze uğrayan Kürt
kızları ve kadınlarından hamile kalıp çocuk doğuranlar bile vardır. Bu
yolla doğan çocuk sayısı, yani tecavüz ya da bilerek odalık yoluyla
doğan çocukların sayısı Ekim 2009 başı itibariyle 3.798’dir.2009
sonuna kadar bu sayının 3.895 olması beklenmektedir.
Yani
Ermeni tohumu, Kürt tarlası ile yaşama merhaba diyen kırma Kürtlerin
sayısı yaklaşık 3800’dür.
Bu rakamları bu kadar kesin nasıl mı
biliyorum? Hatırlayın, bir Türkiye vardır bilinen ve görülen, bir de
bir başka Türkiye vardır, yeraltında, görülmeyen ve bilinmeyen. Bu
rakamlar oralardan bana ulaştırılan bilgilerin sadece minik bir
bölümü.
Dağdan inen, indirilen ya da
indirildiği iddia edilen eşkıyalar için abartılı karşılama törenleri
hazırlayanlar, hazırlatanlar da o zincir içindeki Ermenilerdir.
Amaç; Kürtlere karşı bir toplu katliamın kapılarını ardına
kadar açmaktır.
Yanlış duymadınız, daha önce de
yazmıştım. “Açılım” süreci, emperyalizmin uzun süre kullandığı
Kürtleri çöpe atma sürecinin fiyakalı adıdır.
Biliniz ki,
bugünlerde Kürtler için en çok bağıranlar, aslında Kürtlerin mezarını
bilerek ve isteyerek kazan GLADIO’nun piçleridir, “ERGENEKON”un değil.
Aslında “ERGENEKON”u bir “suç örgütü”ne dönüştürme gayretinin
mimarları da GLADİO’nun piçleridir.
HARİTALAR, HARİTALAR,
HARİTALAR…
PENTAGON, ya da
“Piç Kuluçkası”, son yıllarda onlarca harita yayınladılar. En
sonunda bir de “Büyük Ermenistan” haritasını piyasaya sürdüler. Bu
servisin aslında verdiği mesaj
şudur;
“Bugüne dek bize hizmet eden Kürtler,
aklınızı başınıza alınız, haddinizi biliniz. Büyük Kürdistan büyük bir
bölümü aslında Büyük Ermenistan’dır. Sizler, Büyük Ermenistan için her
şeyinizi verdiniz. Şimdi fazla tatava etmeyin ve verdiğimiz kadarıyla
yetinin. Şimdiden sonra da Yahudiler için çalışan tescilli piçimiz
Masud BARZANİ’nin oyuncağı olun. Önünde diz çökün, Ayaklarının altını
yalayın.”
Kürtler, toprağı bol olsun Hrant
DİNK’in dediği yer ile bugün burun burunalar.
Dahası da var.
ABD’nin kucak fahişesinin yayın
organlarında Doğu PERİNÇEK ile Abdullah ÖCALAN’ı defalarca yan yana
gördünüz. Belki de bu yüzden Doğu PERİNÇEK’e lanet bile okudunuz. Ama
bilir misiniz ki Doğu PERİNÇEK, eşkıya başının ayağına şunu söylemek
ve uyarmak için gitmişti;
“Kendini kullandırma,
yaptıklarına hak aramak diyorsan emperyalistlerin emrini yerine
getirmek yerine, kendin ol, milli ol. Yoksa, sonun kullanılmak,
ardından da çöpe atılmak olur.”
Onu da dinlemediler.
Kimler?
Aslında bu oyunun ne olduğunu bilen
sahte Kürtçüler, yani Cani Apo ve kır, şehir ve siyasi kanat
şürekası…
Bana, “Hadi ordan sende!” diyenlere
tavsiyem şudur, PKK içinde ve onun siyasi kanadında katledilenlerin,
öldürülenlerin, ölüme gönderilenlerin tamamını önünüze koyun ve etnik
yapılarını inceleyin.
Bir de onları ölüme sürükleyen,
ölüme atanların etnik kökenlerini gözden geçirin. Aslında
bunların isimlerini sizlere teker teker verebilirim ama bu konuda daha
fazla zaman yitirmek istemiyorum.
Ancak, bu haritaları yan yana koyar
ve bakarsanız Şii nüfusun yoğun yaşadığı bölgeler, sözde “Büyük
Ermenistan”, sözde “Büyük Kürdistan” bölgelerinin birbirleriyle asla
çakışmadığını, hepsinin birbirine sınırdaş olduğunu görürsünüz.
Bütün bu haritaların sizleri götüreceği
yer ise sözde “Büyük İsrail”dir.
OLAN, BİTEN, HERŞEY,
PLANLIDIR
Süreç kasıtlı olarak Kürtlerin
kırımına doğru sürüklenmektedir. Bu konuda hemen herkes elinden geleni
ardına koymamaktadır. “Kürt kırımı”nın mimarları dışarıda olsa da
baş mimarları AKP ve DTP’dir.
Pek çok kişinin “amma da uçuk herif”
dediği Prof. Mümtaz SOYSAL’ın
“Yeni Mübadele” tezini ve
gerekçelerini herkesin bir kez daha incelemesini tavsiye ederim.
Kürtleri kırımdan kurtaracak ama aynı zamanda Masud BARZANİ’nin “şamar
oğlanı” yapacak en az hasarlı çözüm Mümtaz Hoca’nın ortaya koyduğu
çözümdür.
“Peki AKP ile DTP madem aynı şeye
hizmet ediyor, neden birbirlerini yiyorlar”
diye soran
olursa, onlara da şunu tavsiye ederim. Katledilecek ve korku nedeniyle
ülkeyi terk edecek Kürtler’in menkul ve gayri menkullerinin toplamına,
konumlarına bakın ve “neyin savaşı”nın şimdiden yapıldığını
görün.
Nakşibendilerin mevcut ve
müstakbel liderlerinin Avustralya’da katledilişlerinin ayrıntılarına
ve zamanlamasına bir kez daha bakın. Bakın bakalım neler,
neler göreceksiniz?
Bu ülkeye asla ihanet etmemiş,
kendini Türk zanneden pek çok kişiden daha çok bu ülkeye ve millete
hizmeti geçmiş Kürtlerimizi bir kez daha ama bu kez son defa ikaz
ediyorum;
“Cehennemin kapıları,
“AÇILIM” ile ardına kadar açıldı. Ve sizler bilmeden
Cehenneme sürükleniyorsunuz. Ya kendini, sevdikleriniz ve gelecek için
çabalayınız, yaşayınız ya da sizleri kullananları, kullanmak
isteyenleri abad etmek için ölünüz.