Deniz Feneri’nin Bir Numaralı Sanığında İstihbaratçı Şüphesi- Mustafa Peköz
Gürhan’ın ilişkileri karmaşıklıklarla ve bilinmeyenlerle doludur. Her bağlantının arka planında önemli oranda kirli ilişkiler var. Örneğin, kendisinin önemli elemanlarından biri olan ve Avrupa Deniz Feneri’nin kâtibi olarak görev yapan (…) Hüseyin Gürler, Yimpaş davasında da adı geçen ve hakkında Manheim Savcılığı tarafından hakkında tutuklanma kararı çıkarılan Faik Gürler’in abisidir. discount drug coupons codesamples.in free discount prescription card
Almanya’daki Deniz Feneri e.V. davasının bir numaralı sanığı Mehmet Gürhan’dı. Gürhan’ın hesap hareketleri, bu zimmet operasyonunun en açık delili oldu.
25.01.2002 -13 02.06.2004 tarihleri arasında Deniz Feneri’nin Banka Hesaplarından Gürhan’ın Post-bank’taki kişisel hesaplarına geçen miktar: 3.920.000 Euro…
29.06.2004-02.11.2006 tarihleri arasında yine Deniz Feneri’nin Banka Hesaplarından Gürhan’ın Vakıfbank’taki kişisel hesaplarına geçen miktar: 6.058.000 Euro.
Yani toplam olarak zimmetine geçirdiği toplam miktar ise 9.978.00 Euro.
Davanın birinci derecede sanığı olarak bu kadar ilişkiyi tek başına sağlama şansına sahip olmadığına göre, gücünü nerede alıyor sorusu, ister istenmez, insanin zihnini meşgul ediyor.
Bu nedenle Mehmet Gürhan’a ait edineceğimiz bir kısım somut bilgiler, aynı zamanda bu davanın gerçek durumu hakkında bir fikir edinme şansını verecektir. Özellikle arka plan ilişkileri bakımında daha somut verilerle düşünmemize yardımcı olacaktır.
“Koordinatör” Gürhan
Deniz Feneri Başkanı olan Mehmet Gürhan, Avrupa’da faaliyet yürüten İslamcı kurumlar arasında tam bir koordinatör görevi görüyor. Avrupa Milli Görüş Teşkilatı (AMGT) ile ilişkisi olan Gürhan, 1990-1991 yılları arasında Milli Gazete’nin Brüksel temsilcisi olarak çalışır. Aynı yıl, AMGT adına, NBR 54020 AB Darmstadt adresinde ‘Hicret Verlags GmbH’ şirketini kurarak ‘ticari dolandırıcılığa’ ilk adımını atar. Haziran 1995 yılında ise kayınbiraderi ve daha sonra bütün dolandırıcı şirketlere birlikte ortak olan İzzet Kurum ile ‘Taxibetrieb Kurum GmbH’ şirketini kurar. Dava dosyası içerisinde Gürhan için hazırlanmış bölümün 11-16 sayfaları arasında bu konuda yeterince geniş bilgi bulunuyor.
Özellikle sahte şirketler kurmada giderek uzmanlaşan Gürhan, aynı zamanda İslamcıların gözdesi durumuna gelir. Avrupa’da faaliyet yürüten Kombasan, Yimpaş, Jetpa gibi dolandırıcı şirketlerde görev aldı. Özellikle Yimpaş ile olan ilişki birçok bakımdan dikkat çekicidir.
Yıllarca manevi lideri Necmettin Erbakan için çalışır. Ancak Erdoğan ve ekibinin hocası ile yollarını ayırınca ‘yenilikçi’ kanadın yanında yer alarak, yolsuzluklar için de ‘yenilikler’ yaratır. Bu yeteneği ile kısa sürede hem Tayyip Erdoğan ve Zekeriya Karaman’ın hem de AKP’nin vazgeçilmezleri arasına girer. Çünkü bunların para kaynağı haline gelir.
Her yerde Gürhan
Mehmet Gürhan, Yimpaş Koordinatörü, Yeni Şafak gazetesinin Avrupa Temsilcisi, Kanal-7 Avrupa sorumlusu olup aynı zamanda Kombassan ve JetPa ile çok yakın ilişki içerisindedir. Ayrıca Atlas Media Marketing GmbH, Atlas Pazarlama, Euro 7 Fernseh & Marketing GmbH, European Consultıng & marketing GmbH, Şeni Şafak Europa GmbH, Kanal 7 Int. , Taxi-Quik GmbH, Weiss Handels- und Investment GmbH, Rapidway GmbH, Rapiday Gmbh ve TVT Türk gibi kurulan bütün şirketlerin kah ortağı olmuş, kah ilk müdürü olarak görev almış.
Gürhan’ın ilişkileri karmaşıklıklarla ve bilinmeyenlerle doludur. Her bağlantının arka planında önemli oranda kirli ilişkiler var. Örneğin, kendisinin önemli elemanlarından biri olan ve Avrupa Deniz Feneri’nin kâtibi olarak görev yapan (…) Hüseyin Gürler, Yimpaş davasında da adı geçen ve hakkında Manheim Savcılığı tarafından hakkında tutuklanma kararı çıkarılan Faik Gürler’in abisidir.
Önemli bir başka ayrıntı da, Kurum ailesi ile Mehmet Gürhan arasındaki ilişkidir. Mehmet Gürhan’ın hareketleri, bu zimmet operasyonunun en açık delili oldu.
25.01.2002 -13 02.06.2004 tarihleri arasında Deniz Feneri’nin Banka Hesaplarından Gürhan’ın Post-bank’taki kişisel hesaplarına geçen miktar: 3.920.000 Euro…
29.06.2004-02.11.2006 tarihleri arasında yine Deniz Feneri’nin Banka Hesaplarından Gürhan’ın Vakıfbank’taki kişisel hesaplarına geçen miktar: 6.058.000 Euro.
Yani toplam olarak zimmetine geçirdiği toplam miktar ise 9.978.00 Euro.
Davanın birinci derecede sanığı olarak bu kadar ilişkiyi tek başına sağlama şansına sahip olmadığına göre, gücünü nerede alıyor sorusu, ister istenmez, insanin zihnini meşgul ediyor.
Bu nedenle Mehmet Gürhan’a ait edineceğimiz bir kısım somut bilgiler, aynı zamanda bu davanın gerçek durumu hakkında bir fikir edinme şansını verecektir. Özellikle arka plan ilişkileri bakımında daha somut verilerle düşünmemize yardımcı olacaktır.
Gürhan’ın ilişkileri karmaşıklıklarla ve bilinmeyenlerle doludur. Her bağlantının arka planında önemli oranda kirli ilişkiler var. Örneğin, kendisinin önemli elemanlarından biri olan ve Avrupa Deniz Feneri’nin kâtibi olarak görev yapan (…) Hüseyin Gürler, Yimpaş davasında da adı geçen ve hakkında Manheim Savcılığı tarafından hakkında tutuklanma kararı çıkarılan Faik Gürler’in abisidir.
Önemli bir başka ayrıntı da, Kurum ailesi ile Mehmet Gürhan arasındaki ilişkidir. Mehmet Gürhan’ın eşi Nurgül Gürhan’ın evlenmeden önceki soyadı Kurum’dur. Nurgül Gürhan, Avrupa Deniz Feneri Yönetim Kurulu üyesi olan ve 13.12.2003-29.11.2006 tarihileri arasında 7,5 milyon Euro’yu kişisel hesaplarına geçiren, (…) İzzet Kurum’un kız kardeşidir. Yani Mehmet Gürhan, İzzet Kurum’un eniştesidir. (Dava dosyasının 1428-1433 sayfalarında çok daha ayrıntılı bilgiler verilmiştir).
Kurum ailesi İslami sermayenin en önemli grubu olarak bilinen ve sahte senetlerle halktan 500 milyon Euro toplayıp sonra üstüne yatan Yimpaş soygun şirketiyle olan ilişkileri bakımından ünlüdürler. Yimpaş dolandırıcılığının organizatörü olup Yimpaş davası nedeniyle hakkında soruşturma açılan Şükrüm Kurum, Mehmet Gürhan’ın kayın babasıdır. Başbakan Tayyip Erdoğan, Almanya’ya yatığı bir gezi sırasında, İslamcı sermaye grupları tarafından dolandırılan insanlara, ‘paranızı verirken bana mı tanıştınız ki, şimdi benden istiyorsunuz’ diye terslerken yakın dostu olan Şükrü Kurum’un yaptıklarını onaylıyordu.
AKP hükümetinin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile Gürhan arasındaki yakın ilişki de Yipmaş ve Kombassan ve Avrupa Deniz Feneri arasındaki ilişkiye dair bilgiler de dava dosyasının 2444-2445 sayfalarında bulunmaktadır. AKP ile Deniz Feneri Soygun Şirketi arasındaki ilişkiler bağlamında bu konuyu çok daha geniş olarak bir başka yazıda ele alacağız.